Velayetin Değiştirilmesi Davası
İçindekiler
- 1 Velayetin Değiştirilmesinin Sebepleri
- 2 Velayetin Değiştirilmesine Sebep Olmayacak Haller
- 3 Velayetin Değiştirilmesi Davası Nasıl Açılır?
- 4 Görevli ve Yetkili Mahkeme
- 5 Velayetin Değiştirilmesi Davasında Önemli Hususlar
- 6 Anlaşmalı Boşanma Davasının Sonrasında Velayet Değiştirilebilir Mi?
- 7 Velayetin Değiştirilmesi Davasında Zamanaşımı Mevcut Mudur?
- 8 Velayetin Değiştirilmesi Davasında Geçici Velayet
- 9 Sonuç
Velayet, ebeveynlerin reşit olmayan çocukları üzerindeki bakım, eğitim, sağlık, koruma ve genel refahına ilişkin hak ve yükümlülüklerini ifade eden bir hukuki statüdür. Türk Medeni Kanunu’na (TMK) göre, velayet hakkı çocuğun üstün yararı gözetilerek belirlenir ve ebeveynlerden birine verilir. Ancak, zamanla değişen koşullar nedeniyle velayet hakkının değiştirilmesi gerekebilir.
Velayet, Türk Medeni Kanunu’nun 335. maddesi uyarınca, çocuğun anne ve babasına ait bir hak ve sorumluluktur. Kanun şu şekilde düzenlenmiştir:
“Ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velayeti altındadır. Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır. Evlilik sona erdiğinde ise hâkim, velayeti eşlerden birine verebilir.”
Bu hüküm çerçevesinde, ebeveynlerin evlilik birliği devam ederken velayeti birlikte kullandığı, ancak boşanma veya ayrılık halinde hâkimin çocuğun menfaatlerini gözeterek velayeti tek bir ebeveyne bırakabileceği anlaşılmaktadır. Konuyla ilgili detaylı bilgi almak için Boşanmada Çocuğun Velayeti Kime Verilir? başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Velayetin değiştirilmesi, velayet hakkının başlangıçta belirlenen ebeveynden alınarak diğer ebeveyne verilmesini ifade eder. TMK’nın 183. ve 349. maddeleri, velayetin değiştirilebileceğini düzenler:
TMK Madde 183:
“Ana ve babanın bakım ve gözetim yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemesi veya çocuğun menfaatinin gerektirmesi hâlinde hâkim, resen veya talep üzerine gerekli önlemleri alır.”
TMK Madde 349:
“Velayet, çocuğun korunması için başka bir önlem yeterli olmadığı takdirde, ana veya babadan alınarak bir vasi atanması suretiyle kaldırılabilir.”
Bu hükümler doğrultusunda, velayeti elinde bulunduran ebeveynin çocuğun menfaatine aykırı hareket etmesi, çocuğa zarar veren bir ortam oluşturması veya velayet görevlerini gereği gibi yerine getirmemesi gibi durumlarda velayetin değiştirilebileceği görülmektedir.
Velayetin Değiştirilmesinin Sebepleri
Velayete ilişkin verilen kararların değiştirilmesi mümkündür. Bu hususta mahkeme kararı kesin hüküm niteliği taşımadığı gibi tarafların anlaşmalı boşanma protokolünde “velayet kendisine verilen taraf evlenirse velayet diğer tarafa geçer” ya da “taraflar ileride velayet davası açamaz” gibi hükümler yazmaları bağlayıcı değildir. Bu sebeple değişen şartlar varsa çocuğun velayeti kendisinde olmayan eş diğer eşe karşı velayetin değiştirilmesi davası yani velayet davası açabilecektir.
Türk Medeni Kanunu’nun 183. Maddesi ile yapılan düzenlemede; “Anne veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması halinde hakim, resen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır.” Şeklinde düzenleme yapılmıştır. Burada önemli olan yeni olguların çocuğun menfaatine aykırılık teşkil edip etmediğidir. Velayet hakkını almak isteyen eş, velayet hakkı sahibinin çocuğu ihmal ettiğini, tehlikeli bir duruma soktuğunu, ruhsal gelişiminde olumsuzluklar olduğunu, çocukla ilgilenmediğini ileri sürerek velayet hakkının kendisine geçmesini isteyebilir. Velayetin değiştirilmesi davasının açılma sebepleri şu şekilde ifade edilebilir;
- Anne veya Babanın Yeniden Evlenmesi
- Velayet Hakkına Sahip Olan Anne veya Babanın Başka Yere Gitmesi
- Velayet Hakkına Sahip Olan Anne veya Babanın Ölmesi
- Mahkeme Kararı Uyarınca Düzenlenen Kişisel İlişki Kararına Aykırı Hareket Edilmesi
- Velayet Hakkına Sahip Anne veya Babanın Çocukla Beraber Yaşamaması, Çocuğa Başka Birinin Bakması
- Çocuğa Yönelik Bakım Yükümlülüğünün Ağır Bir Şekilde Savsaklanması
- Velayet Hakkına Sahip Olan Eşin Hapse Girmesi
- Velayet Hakkına Sahip Olan Eşin Uyuşturucu veya Alkol Bağımlılığı Bulunması
- Velayete Sahip Olan Anne veya Babanın Fiziksel veya Psikolojik Anlamda Ciddi Sağlık Sorunlarının Bulunması
Velayetin Değiştirilmesine Sebep Olmayacak Haller
Velayetin değiştirilmesine sebep olmayacak haller, velayet kendisinde bulunan eşin mevcut durumunun çocuğun üstün menfaatine zarar vermediği hallerdir. Bu kapsamda çocuğun bakımı, gözetimi ve yetiştirilmesi noktasında velayet kendisinde bulunan ebeveynin sorumluluklarını yerine getirdiği kabul edilir.
Örneğin, boşanma sonrası velayet hakkı kendisinde bulunan ebeveynin ekonomik yönden diğer tarafa nazaran daha güçsüz olması tek başına velayetin değiştirilmesi için bir sebep değildir. (Yargıtay 2.HD, 14.07.2009, E.8906 K.14025) Zira, velayet kendisinde bulunan tarafın mevcut durumu çocuğun yetiştirilmesi için temel düzeyde yeterlidir.
Bir başka örnek, velayet kendisinde bulunan ebeveynin kendi yaşamını ve dolayısıyla çocuğun yaşamını olumsuz etkilemediği sürece evde alkol tüketmesi de tek başına velayetin değiştirilmesi için bir sebep değildir. Bununla beraber, yine çocuğun üstün menfaatini zedelemediği ölçüde evlilik dışı ilişkilerin de velayetin değiştirilmesi için haklı sebep olarak kabul edilmediği görülür.
Yukarıda yer alan örneklerden anlaşılacağı üzere, herhangi bir durumun çocuğun velayetinin değişikliğine sebebiyet verebilmesi için çocuğun üstün menfaatini zedelemesi gerekir. Bu ise mahkemece her bir somut durum ayrı ayrı incelenerek hakimin takdir yetkisine bağlı bir olgudur.
Velayetin Değiştirilmesi Davası Nasıl Açılır?
Velayetin değiştirilmesi davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Yetkili aile mahkemesine sunulacak bir dilekçe ile velayetin değiştirilmesi davası açılabilecektir. Velayetin değiştirilmesi davası açılırken dilekçedeki hususlara dikkat etmek gerekmektedir. Ayrıca dilekçede öne sürdüğü iddiaları tutarlı bir şekilde ispata elverişli delillerle desteklemelidir. Aksi halde davanın seyri aleyhe işleyebilir. Velayetin değiştirilmesi davası için yetkili adliyede tevzi bürosuna velayetin değiştirilmesi davası dilekçesi sunulacaktır.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Velayet Davası Dilekçe Örneği” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Velayetin değiştirilmesi davasında görevli mahkeme, 4787 Sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca Aile Mahkemesidir. Ancak, Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde dava, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülür. Yetkili mahkeme ise kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Bu doğrultuda, velayetin değiştirilmesi davası, velayet hakkına sahip anne veya babanın yerleşim yerinde açılabilir. Örneğin, çocuğun velayeti annede ise, baba velayetin değiştirilmesi talebiyle annenin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesine başvurmalıdır. Ancak, velayetin kaldırılması davası bir çekişmesiz yargı işi olduğundan, talepte bulunanın veya ilgilinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Örneğin, velayet hakkına sahip olmayan bir baba, çocuğun üstün menfaatinin zedelendiğini düşünüyorsa, kendi ikametgahındaki Aile Mahkemesi’nde de dava açabilir. Aynı şekilde, çocuğun yaşadığı yer, eğitim gördüğü şehir veya büyükannesinin yanında kaldığı bölge gibi özel durumlar, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dikkate alınabilir.
Velayetin Değiştirilmesi Davasında Önemli Hususlar
- Velayetin değiştirilmesi davasında davacı, velayet hakkına sahip olmayan anne ya da baba; davalı ise velayet hakkına sahip olan anne veya babadır.
- Velayetin değiştirilmesi davasında basit yargılama usulü uygulanır. Bu nedenle yalnızca 1 dava ve 1 cevap dilekçesi sunulabilir, replik ve duplik dilekçeleri söz konusu değildir.
- Velayetin değiştirilmesi davasında sosyal inceleme raporu aldırılır.
- Velayetin değiştirilmesi davası kamu düzenine ilişkindir ve re’sen araştırma ilkesi uygulanır.
- Velayetin değiştirilmesi davası duruşmalı incelenir ve ortaya çıkan gelişmelere ilişkin deliller toplanır.
- Davanın kabulü hüküm verilmesi için tek başına yeterli değildir, hakim re’sen araştırma yapar.
- Velayetin değiştirilmesi davasında çocuğun üstün yararı, tarafların gelir durumu, sağlık koşulları ve yaşam tarzı dikkate alınır.
Anlaşmalı Boşanma Davasının Sonrasında Velayet Değiştirilebilir Mi?
Anlaşmalı boşanma davaları, her iki tarafın boşanmanın tüm hukuki sonuçları üzerinde uzlaşarak boşandıkları bir dava türüdür. Bu davalarda, boşanmanın hukuki sonuçlarından biri olan velayet hususunda da anlaşmaya varılıp ortak bir karar verilmektedir. Ancak ilerleyen zamanlarda değişen durumlar olabilmekte ya da çocuğun menfaati gereği velayetin el değiştirilmesi gerekebilir. Velayet kararı kesin verilmiş bir hüküm değildir. Mevcut durumun değişmesi durumunda velayet kararı da değiştirilebilir.
Velayetin değiştirilmesi için açılacak olan velayet davası herhangi bir süreye tabi tutulmamıştır. Ancak bu davaların kabul edilebilmesi için velayet hakkının değiştirilmesinin çocuk için daha yararlı olacağının ispat edilmesi gerekmektedir.
Velayetin Değiştirilmesi Davasında Zamanaşımı Mevcut Mudur?
Velayetin değiştirilmesi davasının çocuğun menfaatine yönelik bir davadır. Bu davanın amacı değişen koşullardan çocuğun olumsuz etkilenmemesini sağlamaktır. Velayetin değiştirilmesini gerektirecek durumlar her zaman oluşabileceğinden velayetin değiştirilmesi davasını açmak için belirli bir zamanaşımı süresi belirlenmemiştir.
Velayetin Değiştirilmesi Davasında Geçici Velayet
Velayet davası açıldığı zaman mahkeme eğer davacının talebi varsa geçici velayete hükmedebilir. Bu aslında dava süresince geçici olarak çocuğun velayet hakkını kimin kullanacağı ile ilgilidir.
Eğer mahkeme davaya ilk bakışta ve temel inceleme yapıldıktan sonra davacıyı haklı görüyorsa, dava süresince velayet hakkını davacının kullanmasına karar verebilir. Eğer çocuk dava açıldığında velayet annede olmasına rağmen babanın yanında kalıyorsa davacı bunu muhakkak talep etmelidir. Geçici velayet olmadan çocuk babada kalıyorsa bu durumda davalı anne icra yolu ile çocuğu alabilecektir. Bu tehlikenin önüne geçmek adına çocuğun geçici velayeti mahkemeden talep edilmelidir.
Mahkeme eğer davacı lehine geçici velayete hükmederse davalı için çocukla belirli aralıklarla görüşmesi için kişisel ilişki tesis eder. Burada eğer velayeti halihazırda elinde bulunduran anne (veya baba) çocuğa karşı ağır bir ihlalde bulunmuşsa, kişisel ilişkinin kurulmaması veya yatısız kurulması talep edilebilir. Konu ile ilgili olarak “kişisel ilişki davası” başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.
DİKKAT : Esasen geçici velayet dediğimiz husus uygulamada yaygın olsa da aslında kanuni dayanağı olmayan bir tedbirdir. Zira bu durum Yargıtay’ın deyimi ile “uyuşmazlığı esastan çözecek biçimde tedbir kararı vermek” anlamına gelir. Bu durumda Yargıtay’ın bu içtihadı öne sürülebilir. Bunlar tamamen somut olayın özelliklerine göre öne sürülecek hukuki itirazlardır.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Velayet Davaları İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Sonuç
Velayetin değiştirilmesi için açılacak olan davada, velayet değişikliğine sebep olan olguların ve çocuğun üstün menfaatinin değişiklik gerektirdiği ispatlanmalıdır. bununla birlikte iştirak nafakası talebinde de bulunulmalıdır. Tüm bu taleplerin ise hukuki bir gerekçelendirme ile sunulması ve usuli işlemlerin doğru yapılması gerekir. Aksi halde yapılan başvuru reddedilebilecektir. Bu bakımdan sürecin başından itibaren bizimle İLETİŞİM geçiniz.






