Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu ve Cezasıİle İlgili Sıkça Sorulan Sorular
İçindekiler
- 1 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunun Hukuki Dayanağı Nedir?
- 2 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçu Türk Ceza Kanunu’nun Hangi Bölümünde Düzenlenmiştir?
- 3 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunun Cezası Nedir?
- 4 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunun Nitelikli Halleri Nelerdir?
- 5 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunda Soruşturma İçin Özel İzin Şartı Var Mıdır?
- 6 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunun Hukuki Konusu Nedir?
- 7 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçu, Basit Hakaretten Neden Ayrılmıştır?
- 8 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçu Bağlamında Eleştiri İle Hakaret Arasındaki Fark Nedir?
- 9 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunda Basın Yoluyla Hakaretin Önemi Nedir?
- 10 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçu Bağlamında Sosyal Medyadaki İfadeler Aleni Hakaret Sayılır Mı?
- 11 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçu İçin Tutuklama Kararı Verilebilir Mi?
- 12 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçu İle İlgili Dosyalarda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Ne Yönde Karar Vermektedir?
- 13 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunun Unsurları Nelerdir?
- 14 Cumhurbaşkanı Eleştirilebilir Mi?
- 15 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunun Faili Kim Olabilir?
- 16 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunun Mağduru Kimdir?
- 17 Eski Cumhurbaşkanı’na Hakaret Bu Kapsama Girer Mi?
- 18 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçu Hangi Hareketlerle İşlenebilir?
- 19 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunda Teşebbüs Mümkün Müdür?
- 20 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçu Bağlamında Zincirleme Suç Hükümleri Uygulanır Mı?
- 21 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunun Manevi Unsuru Nedir?
- 22 Cumhurbaşkanına Hakaret Suçunun İfade Özgürlüğü İle Çatışması Nasıl Çözülür?
- 23 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçu Bağlamında Hakaret İçeren Karikatür Suç Sayılır Mı?
- 24 Cumhurbaşkanı’na Hakaretin Aleni Olup Olmadığı Nasıl Belirlenir?
- 25 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçu İçin Uzlaşma Mümkün Müdür?
- 26 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunda Cumhurbaşkanının Şikayeti Gerekir Mi?
- 27 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Eden Birisini Şikayet Edebilir Miyim?
- 28 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunun Cezası Ertelenebilir Mi?
- 29 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçu Para Cezasına Çevrilebilir Mi?
- 30 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunun Zamanaşımı Süresi Nedir?
- 31 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçu Memuriyete Engel midir?
- 32 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Yüz Kızartıcı Suç Mudur?
- 33 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Eden Yabancı Ülke Vatandaşı Nasıl Yargılanır?
- 34 Hangi Haller İfade Özgürlüğü Kapsamında Hukuka Uygun Sayılır?
- 35 Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunun Eleştirilen Yönleri Nelerdir?

Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunun Hukuki Dayanağı Nedir?
Cumhurbaşkanı’na hakaret suçunun hukuki dayanağı, Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesindedir. Bu madde ile kanun koyucu, Cumhurbaşkanı’na yönelen söz veya davranışların sıradan bir hakaret olarak değil, devlet otoritesine yönelmiş bir saldırı olarak kabul edilmesini sağlamıştır. Şöyle ki, bireysel onur ve saygınlıktan ziyade devletin temsil makamı olan Cumhurbaşkanı’nın itibarı korunmaktadır. Anayasa’da Cumhurbaşkanı’nın devletin başı olduğu düzenlendiğinden, bu norm hiyerarşisi açısından da suçun meşruiyeti temellendirilmektedir. Türk Ceza Kanunu’nun m. 299, hukuk sistemimizde bağımsız ve müstakil bir suç tipi olarak yerini almıştır.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçu Türk Ceza Kanunu’nun Hangi Bölümünde Düzenlenmiştir?
Cumhurbaşkanı’na hakaret suçu, Türk Ceza Kanunu’nun “Millete ve Devlete Karşı Suçlar” başlıklı kısmında düzenlenmiştir. Bu tercihin mahiyeti, fiilin bireysel bir hakka yönelen saldırı değil, devlet düzenine ve otoritesine karşı işlenmiş olmasıdır. Halbuki hakaret suçlarının genel tipi “Şerefe Karşı Suçlar” kısmında yer alırken, bu suçun farklı bir başlık altında düzenlenmesi özel bir önem atfeder. Bu sistematik tercihten istifade edilerek, suçun koruduğu hukuki yararın devletin itibarını muhafaza etmek olduğu ortaya konmaktadır. Cumhurbaşkanı’na hakaret suçu yalnızca bireysel değil, kamusal düzeni ilgilendiren bir suç olarak kabul edilmiştir.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunun Cezası Nedir?
Türk Ceza Kanunu’nun m. 299/1’e göre bu suçun temel cezası, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasıdır. Kanun koyucu, bu cezayı belirlerken hakaret suçunun genel tipinde öngörülenden daha yüksek bir alt sınır öngörmüştür. Bu durum, Cumhurbaşkanı’na yönelen hakaretin devletin otoritesine karşı işlenen bir fiil olarak daha ağır kabul edilmesinden kaynaklanmaktadır. Lakin bu ağırlaştırmanın ifade özgürlüğüyle çatışma ihtimali, doktrinde ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında sıkça değerlendirilmiştir. Cezanın ağırlığı suçun kamusal tehlikesine binaen öngörülmüş olsa da ölçülülük ilkesi çerçevesinde yorumlanması gerekmektedir.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunun Nitelikli Halleri Nelerdir?
Türk Ceza Kanunu’nun m. 299/2’de düzenlenen nitelikli haller, aleniyet ve basın-yayın yoluyla işlenmedir. Suçun alenen işlenmesi halinde ceza altıda bir oranında, basın-yayın yoluyla işlenmesi hâlinde ise üçte bir oranında artırılmaktadır. Bunun gerekçesi, aleni ve kitle iletişim araçlarıyla işlenen hakaretin toplumsal etkisinin daha ağır olmasıdır. Örnek olarak, televizyon yayınında kullanılan aşağılayıcı sözler, bireysel düzeyde kalan ifadelerden daha geniş etkiye sahip olur. Kanun, suçun topluma yansıyan etkisini göz önünde bulundurarak cezayı ağırlaştırmıştır.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunda Soruşturma İçin Özel İzin Şartı Var Mıdır?
Türk Ceza Kanunu’nun m. 299/3e göre, bu suçtan dolayı kovuşturma yapılabilmesi için Adalet Bakanı’nın izni gerekmektedir. Bu şart, siyasi nitelikli suçlamaların yargıya taşınmasında bir filtre işlevi görmekte ve sonradan açılabilecek davaların sınırlanmasını hedeflemektedir. Ancak bazı hukukçular bu düzenlemenin yargı bağımsızlığına aykırı kabul edilebileceğini ileri sürmektedir. Hâlbuki burada amaç, siyasi polemiklerin yargı organlarını gereksiz şekilde meşgul etmesini önlemektir. Bu izin şartı uygulamada hem bir koruma hem de bir sınırlama fonksiyonu icra etmektedir.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunun Hukuki Konusu Nedir?
Cumhurbaşkanı’na hakaret suçunun hukuki konusu, Cumhurbaşkanı’nın şahsında devletin itibarı ve otoritesidir. Şöyle ki, suç yalnızca bireysel şeref ve saygınlığı değil, devlet otoritesini zedeleyebilecek mahiyetiyle koruma altına alınmaktadır. Bu yönüyle suçun, toplumsal düzenin korunmasına dair fonksiyonu ön plandadır. Halbuki sıradan hakaret suçunda korunan yarar bireysel onur ve şereftir. Suçun hukuki konusunu devletin temsili makamının saygınlığı olarak kabul etmek açıklama gerektirmeyecek kadar nettir.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçu, Basit Hakaretten Neden Ayrılmıştır?
Basit hakaret suçundan ayrılmasının nedeni, Cumhurbaşkanı’na yönelik hakaretin yalnızca bireysel hakları değil, devletin itibarını da zedelemesidir. Kanun koyucu bu ayrımı, suçun müstakil bir maddede düzenlenmesiyle ortaya koymuştur. Bu ayrım, Cumhurbaşkanı’nın devletin başı sıfatıyla farklı bir koruma düzeyine sahip olmasıyla açıklanabilir. Doktrinde, bu farklılaştırmanın eşitlik ilkesiyle bağdaşıp bağdaşmadığı hususunda ihtilaflar vardır. Ayrımın anayasal değerler çerçevesinde tüm yönleriyle yorumlanması gerekir.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçu Bağlamında Eleştiri İle Hakaret Arasındaki Fark Nedir?
Eleştiri, demokratik toplumlarda anayasal güvence altındaki ifade özgürlüğünün bir parçasıdır. Hakaret ise kişinin onur ve saygınlığını hedef alan, küçültücü ve aşağılayıcı nitelikte sözlerdir. Bu ayrım, bilhassa siyasetçilere yönelik ifadelerde muğlaklaşmakta, çünkü eleştiri sınırının geniş tutulması gerektiği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında vurgulanmaktadır. Halbuki kişisel itibarı rencide eden, somut katkı sunmayan saldırılar hakaret kapsamında değerlendirilir. Eleştiri-Hakaret ayrımı somut olayın koşullarına göre tetkik edilmelidir.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunda Basın Yoluyla Hakaretin Önemi Nedir?
Basın yolu ile hakaret, cezanın en ağırlaştırıcı nitelikli hali olarak düzenlenmiştir. Bunun nedeni, basının toplum üzerindeki etkisi ve yaygınlık derecesidir. Örnek olarak, gazete manşetinde veya televizyon programında sarf edilen hakaret içerikli ifadeler geniş kitlelere ulaşır ve kamu otoritesine daha ciddi zarar verir. Ancak basın özgürlüğü anayasal güvence altındadır; bu nedenle hakaretin sınırları dar yorumlanmalı, ifade özgürlüğü göz ardı edilmemelidir. Basın yoluyla hakaretin suç teşkil edip etmeyeceği her somut olayda ölçülülük ilkesi çerçevesinde tetkik edilmelidir.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçu Bağlamında Sosyal Medyadaki İfadeler Aleni Hakaret Sayılır Mı?
Sosyal medyada yapılan hakaretler, erişim imkanı olan geniş kitlelere ulaşabildiği için aleni kabul edilmektedir. Bu durum, aleniyet unsurunun gerçekleşmesini sağlar ve cezayı artırıcı nitelikli hal kapsamında değerlendirilir. Burada failin “kapalı grup” ya da “özel mesaj” ortamında hareket edip etmediği önemlidir. Sosyal medyadaki kullanım şekline göre suçun nitelendirilmesi tüm yönleriyle yapılmalıdır.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçu İçin Tutuklama Kararı Verilebilir Mi?
Cumhurbaşkanı’na hakaret suçu, katalog suçlar arasında sayılmadığından tutuklama kararı verilmesi tartışmalı bir husustur. Kanun gereği tutuklama, ölçülülük ilkesi mucibince ancak zorunlu hâllerde başvurulabilecek istisnai bir tedbirdir. Halbuki uygulamada kimi mahkemeler, bu suçtan ötürü tutuklama kararı vermekte, bu da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla çelişmektedir. Zira ifade özgürlüğü alanına giren bir fiil nedeniyle hürriyetten yoksun bırakma, demokratik toplum düzeninde istisnai kabul edilmelidir. Tutuklama kararları hukuk devleti ilkesine uygunluk bakımından tüm yönleriyle tetkik edilmelidir.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçu İle İlgili Dosyalarda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Ne Yönde Karar Vermektedir?
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, siyasetçilere yönelen ifadelerin sıradan kişilere yönelen ifadelerden daha geniş bir eleştiri sınırı içinde değerlendirilmesi gerektiğini müteaddiden belirtmiştir. Şöyle ki, siyasetçiler kamuoyuna açık tartışmalarda yer almakta ve eleştirinin nesnesi olmaya katlanmak durumundadır. Bu nedenle, Cumhurbaşkanı’na yönelik sözlerin cezalandırılması, ifade özgürlüğünün ihlali olarak kabul edilebilmektedir. Halbuki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, kişisel hakareti değil, kamusal tartışmaya katkı sağlayan sert eleştirileri koruma kapsamına almaktadır. Türk yargısının bu kararlardan istifade ederek yorum geliştirmesi açıklama gerektirmeyecek kadar nettir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yerleşik içtihatları, ifade özgürlüğünün yalnızca “zararsız” veya “herkesçe kabul gören” görüşler için değil, aynı zamanda “şoke edici, rahatsız edici veya incitici” nitelikteki görüşler için de geçerli olduğunu vurgulamaktadır. Bu yaklaşım mucibince, Cumhurbaşkanı’na yönelen eleştiriler kimi zaman toplumun genel kabulüne göre sert veya ölçüsüz kabul edilse dahi, eğer kamusal tartışmaya katkı sağlama maksadını taşıyorsa ifade özgürlüğü sınırında kabul edilmelidir. Aksi halde, siyasi tartışmaların canlılığı ve demokratik çoğulculuk zedelenmiş olur. Bu çerçevede Türk yargısı, içtihatlarını geliştirirken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi standartlarını göz ardı etmemeli, bilhassa “demokratik toplum düzeninde gerekli olma” testini titizlikle tatbik etmelidir.
Diğer taraftan, Cumhurbaşkanı’na hakaret suçunun mevcut düzenlenişi, devletin otoritesini koruma amacını öne çıkarmakla birlikte, hak ve özgürlükler arasında adil denge kurma yükümlülüğünü de beraberinde getirmektedir. Bu bağlamda, hakaretin cezalandırılmasında ölçülülük ilkesi ve zorunlu toplumsal ihtiyaç kriteri esas alınmalı; bilakis, sırf devlet otoritesini güçlendirme saikiyle yapılan geniş yorumlar, hakikat itibarıyla ifade özgürlüğünün özünü zedelemektedir. Mahkemeler her somut olayda suçun unsurlarını tüm yönleriyle tetkik ederek, kamusal eleştiri ile kişisel saldırıyı birbirinden ayırmalı ve demokratik değerlerin korunması yönünde değerlendirilmelidir.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunun Unsurları Nelerdir?
Hakaret suçunun oluşabilmesi için mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici fiil veya sözlerin bulunması gerekir. Failin isnadı, toplumun ortalama kabulüne göre küçük düşürücü, aşağılayıcı veya incitici olmalıdır. Hâlbuki basit saygısızlıklar, kaba sözler veya rahatsız edici ifadeler suçun oluşması için yeterli değildir. Yargıtay içtihatların da bu ayrımı vurgulanmış, özel duyarlılığın ölçü olmayacağını belirtmiştir. Suçun unsurlarının tespiti her somut olayda tüm yönleriyle tetkik edilmelidir.
Cumhurbaşkanı Eleştirilebilir Mi?
Demokratik toplumlarda Cumhurbaşkanı da eleştiriye tabi bir siyasal aktördür. Eleştiri, anayasal güvence altındaki ifade özgürlüğünün doğal uzantısıdır. Ancak eleştiri ile hakaret arasındaki çizgiye dikkat edilmelidir; eleştirinin kamu yararına katkı sağlayan, olgusal temeli bulunan ve ölçülü olması gerekir. Bilhassa siyasal faaliyetler ve icraatlarına yönelik eleştiriler, hakaret suçu kapsamına girmemelidir. Her somut olayda eleştirinin sınırları adalet duygusu ve demokratik değerler çerçevesinde tetkik edilmelidir.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunun Faili Kim Olabilir?
Cumhurbaşkanı’na hakaret suçunun faili bir gerçek kişidir; failin vatandaş veya yabancı olması arasında fark yoktur. Tüzel kişilerin fail olamayacağı açıklama gerektirmeyecek kadar nettir. Ancak yabancıların Türkiye’de bu fiili işlemeleri halinde yargılama yetkisi Türk mahkemelerine aittir. Bu durum, ceza hukukunun şahsilik ilkesine mukabilinde, devletin kendi otoritesini koruma gereğiyle açıklanır. Bu suçun faili bakımından özel bir sınırlama öngörülmemiştir.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunun Mağduru Kimdir?
Bu suçun mağduru, görevdeki Cumhurbaşkanıdır. Cumhurbaşkanlığı görevi sona erdiğinde, kişinin bu kapsamdaki özel koruması da sona ermektedir. Dolayısıyla eski Cumhurbaşkanı’na yönelen hakaretler, genel hakaret suçu kapsamında değerlendirilir. Suçun korunmak istenen hukuki yararıyla doğrudan bağlantılıdır; zira korunan menfaat devlet otoritesidir.
Eski Cumhurbaşkanı’na Hakaret Bu Kapsama Girer Mi?
Eski Cumhurbaşkanı’na hakaret Türk Ceza Kanunu’nun m. 299 kapsamında değerlendirilmez. Görevden ayrılan kişinin onuru ve saygınlığı, genel hakaret suçunun koruma alanına girer. Bu yaklaşım, kanunun koruduğu menfaatin birey değil, görevdeki makam olduğunu açıkça göstermektedir. Halbuki eski Cumhurbaşkanı’na karşı da devlet otoritesine zarar verilebileceği yönünde doktrinde görüşler ileri sürülse de, yasa koyucu bu yorumu kabul etmemiştir. Suçun kapsamı görevdeki Cumhurbaşkanı ile sınırlıdır.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçu Hangi Hareketlerle İşlenebilir?
Cumhurbaşkanı’na hakaret suçu, sözlü, yazılı, görüntülü veya fiili hareketlerle işlenebilir. Örnek olarak, hakaret içerikli bir karikatür veya sosyal medyada paylaşılan yazı bu suçu oluşturabilir. Yargıtay, hakaretin yalnızca sözle değil, hareket ve sembollerle de gerçekleşebileceğini belirtmiştir. Halbuki fiilin hakaret niteliği taşıyıp taşımadığı, toplumun ortalama değerlerine göre tetkik edilmelidir.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunda Teşebbüs Mümkün Müdür?
Hakaret suçu genel olarak hakaret suçu esasen tamamlandığı anda oluşur. Ancak bazı durumlarda failin iradesi dışında fiil tamamlanmadan engellenmesi halinde teşebbüs hükümlerinin uygulanması gündeme gelebilir. Örneğin, bir mektubun gönderilmeden ele geçirilmesi teşebbüs olarak değerlendirilebilir. Doktrinde ihtilaflı olmakla birlikte, ceza hukukunun genel prensipleri nedeniyle mümkündür.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçu Bağlamında Zincirleme Suç Hükümleri Uygulanır Mı?
Evet. Aynı kişiye karşı farklı zamanlarda müteaddiden işlenen hakaret fiilleri zincirleme suç hükümlerine tabi olur. Bu durumda fail hakkında tek bir ceza verilir, ancak ceza artırılarak uygulanır. Yargıtay da bu hususta istikrarlı içtihatlar geliştirmiştir. Cumhurbaşkanı’na yönelen tekrarlayan hakaret fiilleri zincirleme suç kapsamında tüm yönleriyle değerlendirilmektedir.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunun Manevi Unsuru Nedir?
Cumhurbaşkanı’na hakaret suçu, yalnızca kasten işlenebilen bir suçtur. Failin, Cumhurbaşkanı’nın şeref ve saygınlığını hedef alan bir irade ile hareket etmesi gerekir. Taksirle, yani istemeden veya dikkatsizlikle hakaret suçu işlenemez. Halbuki mizah ya da eleştiri amacıyla sarf edilen sözler bazen hakaret gibi algılansa da, kastın varlığı her somut olayda tüm yönleriyle tetkik edilmelidir. Suçun manevi unsuru kast olup, failin saiki ise cezanın belirlenmesinde dikkate alınır.
Cumhurbaşkanına Hakaret Suçunun İfade Özgürlüğü İle Çatışması Nasıl Çözülür?
Cumhurbaşkanı’na hakaret suçu, anayasal bir hak olan ifade özgürlüğüyle sıkça çatışmaktadır. Bu durumda hakimler, ölçülülük ilkesi çerçevesinde hakların dengelenmesine çalışmalıdır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında da belirtildiği üzere, kamu yararına ilişkin konularda yapılan sert eleştiriler cezalandırılmamalıdır. Halbuki kişisel onuru hedef alan, aşağılayıcı ve değersizleştirici ifadeler suç kapsamına girer.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçu Bağlamında Hakaret İçeren Karikatür Suç Sayılır Mı?
Hakaret suçu yalnızca sözle değil, karikatür gibi görsel yollarla da işlenebilir. Eğer karikatür, Cumhurbaşkanı’nın kişiliğini küçük düşüren, toplum nezdinde itibarsızlaştıran unsurlar içeriyorsa suç oluşturmaktadır. Siyasal eleştiri niteliği taşıyan karikatürler ifade özgürlüğü kapsamında kabul edilmelidir. Karikatürün eleştirel mi yoksa hakaret edici mi olduğunun tüm yönleriyle tetkiki gerekir. Mizahın koruma alanı geniştir, ancak onur kırıcı unsurlar sınırı aşar.
Cumhurbaşkanı’na Hakaretin Aleni Olup Olmadığı Nasıl Belirlenir?
Aleniyet, fiilin belirsiz sayıda kişiye ulaşabilecek şekilde işlenmesini ifade eder. Suçun aleni olup olmadığı, fiilin işlendiği yer, kullanılan iletişim aracı ve hedef kitlenin niteliğine göre değerlendirilir. Örnek olarak, sosyal medya paylaşımları aleni sayılırken, kapalı grup mesajları aleniyet unsuru doğurmayabilir. Halbuki iki kişinin kendi arasında gerçekleştirdiği bir konuşma genellikle aleni değildir. Aleniyetin gerçekleşip gerçekleşmediği her vakada incelenmelidir.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçu İçin Uzlaşma Mümkün Müdür?
Cumhurbaşkanı’na hakaret suçu, uzlaşmaya tabi suçlar arasında sayılmamaktadır. Bunun nedeni, suçun yalnızca bireysel bir hakka değil, devletin otoritesine yönelmiş kabul edilmesidir. Dolayısıyla fail ile mağdur arasındaki anlaşma, kamu düzenini ihlal eden bu suçu ortadan kaldırmaz. Halbuki diğer bazı hakaret suçları bakımından uzlaşma yolu mümkündür. Bu suç istisna tutularak uzlaşma kapsamı dışında bırakılmıştır.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunda Cumhurbaşkanının Şikayeti Gerekir Mi?
Cumhurbaşkanı’na hakaret suçunda soruşturma ve kovuşturma re’sen yürütülür. Yani mağdurun şikayetçi olması şart değildir. Ancak kovuşturmanın başlayabilmesi için Adalet Bakanının izni aranır ki bu, suçun özel takip rejiminin bir parçasıdır. Halbuki genel hakaret suçlarında mağdurun şikayeti çoğu zaman gerekli şarttır. Bu suçta şikayet şartı aranmaması kamu düzeniyle olan doğrudan ilişkisini göstermektedir.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Eden Birisini Şikayet Edebilir Miyim?
Cumhurbaşkanı’na hakaret suçu re ’sen soruşturulan bir suçtur. Dolayısıyla Cumhuriyet Savcısı söz konusu suçun gerçekleştiğine dair bilgi veyahut ihbar alır ise derhal soruşturma başlatır. Söz konusu suçu işleyen birisini şikayet etmek ihbar niteliğindedir.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunun Cezası Ertelenebilir Mi?
Cumhurbaşkanı’na hakaret suçundan hükmedilen ceza, şartları oluştuğu takdirde ertelenebilir. Ceza Muhakemesi Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’nun genel hükümleri burada da uygulanır. Failin sabıkasız oluşu, pişmanlık göstermesi ve cezanın süresi ertelemeye imkan tanıyorsa hakim bu yola gidebilir. Ancak suçun siyasal niteliği nedeniyle bazı durumlarda erteleme kararları kamuoyu nezdinde tartışma yaratabilir. Ceza ertelemesi hakimin takdirinde olmakla birlikte hukuki imkan dahilindedir.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçu Para Cezasına Çevrilebilir Mi?
Cumhurbaşkanına hakaret suçu nedeniyle verilmiş olan hapis cezası da adli para cezasına çevrilebilir.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunun Zamanaşımı Süresi Nedir?
Cumhurbaşkanı’na hakaret suçunda dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Belirtilen bu süre, Türk Ceza Kanunu’nun genel hükümleri gereğince cezanın üst sınırı dikkate alınarak belirlenmiştir. Zamanaşımı süresi dolduktan sonra kamu davası açılması veya devam etmesi mümkün değildir. Bu düzenleme, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerinin bir yansımasıdır. Zamanaşımı süresi geçtikten sonra fail hakkında yargılama yapılamaz.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçu Memuriyete Engel midir?
Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl ya da daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile kanunda sayılan suçlardan mahkum olmak memuriyete engeldir. Bu suç kanunda sayılmış suçlardan değildir ancak kasten işlenebilen bir suç olduğundan kişi bu suçtan bir yıl ve daha üzeri süreyle hapis cezasına mahkûm olmuşsa bu durum memuriyete engel teşkil edebilecektir.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Yüz Kızartıcı Suç Mudur?
Türkiye Cumhuriyeti Kanunları kapsamında yer alan ve kanunun 76. maddesinde belirtilen yüz kızartıcı suçlar;
- Hırsızlık ve Dolandırıcılık
- Güveni kötüye kullanma
- Rüşvet
- Zimmet
- İrtikap Suçu,
- Resmi ve özel belgede sahtecilik
- Mühürde sahtecilik gibi suçlar yüz kızartıcı suçlar kapsamında yer alır.
Cumhurbaşkanı’na hakaret yüz kızartıcı suçlardan sayılmamaktadır. Bu nedenle sonrasındaki hayatınıza, meslek edinmenize engel olacak bir durum değildir.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Eden Yabancı Ülke Vatandaşı Nasıl Yargılanır?
Yabancı bir kişinin Türkiye’de Cumhurbaşkanı’na hakaret etmesi halinde, fiil Türkiye’de işlendiği için Türk mahkemeleri yetkilidir. Eğer fiil yurtdışında işlenmişse, Türk Ceza Kanunu’nun 12. maddesi kapsamında devletin zararına işlenmiş suç olarak değerlendirilebilir. Bu durumda failin Türkiye’de yargılanabilmesi, Adalet Bakanının talebi ve failin Türkiye’de bulunması şartına bağlanabilir. Halbuki sıradan hakaret suçlarında bu kadar geniş yetki kullanılmaz. Cumhurbaşkanı’na hakaret suçunun milletlerarası boyutu da dikkate alınarak yorum yapılmalıdır.
Hangi Haller İfade Özgürlüğü Kapsamında Hukuka Uygun Sayılır?
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’ın içtihatları birlikte değerlendirildiğinde özellikle işlenen fiil siyasi eleştiri yahut kamu hizmetini eleştiri boyutlarını aşmıyorsa ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilmektedir. Ancak bu suç kapsamında özellikle kamu düzeni ve kamu güveliği kıstasları ile ifade özgürlüğü sınırlandırılmakta ve nefret söylemi içeren hakaret ifadeleri cezalandırılmaktadır. Her koşulda ölçülülük değerlendirmesi yapılarak yalnızca eleştiri niteliğindeki ifadeler Cumhurbaşkanı’na hakaret suçu oluşturmayacaktır.
Cumhurbaşkanı’na Hakaret Suçunun Eleştirilen Yönleri Nelerdir?
Cumhurbaşkanı’na hakaret suçunun en çok eleştirilen yönü, ifade özgürlüğünü daraltma potansiyeline sahip olmasıdır. Doktrinde ve uygulamada, siyasal eleştirilerin cezalandırılma riskinin demokratik toplum düzenine zarar vereceği düşünülmektedir. Ayrıca tutuklama kararlarının verilmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla bağdaşmadığı için tartışma yaratmaktadır. Basın yoluyla hakaretin cezayı ağırlaştırması, basın özgürlüğünün sınırlarının daraltıldığı yönünde eleştirilere yol açmaktadır. Bu suçun yeniden düzenlenmesi gerektiği yönünde hukuk çevrelerinde güçlü görüşler bulunmaktadır.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu ve Cezası” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.






