Acil Sevklerde Özel Hastaneler Ücret Alırsa Haklarımız Nelerdir?
İçindekiler
Vatandaşlarımız tarafından sağlık konusunda en çok şikâyet edilen konuların başında özel hastanelerin sunmuş olduğu acil servis hizmetlerinden alınan ilave ücretler gelmektedir. Bu sebepten dolayı Özel hastanelerin Acil Tıp branşından girişinin yapılarak sağlanan sağlık hizmetleri ile ilgili olarak alınabilecek ücretler vatandaşlar tarafından araştırılmaktadır. Bu yazımızda güncel mevzuat hükümlerine dayalı olarak özel hastanelerin acil servisine giden hastaların hangi durumlarda ücret ödemesi veya ödememesi gerektiği ile ilgili ayrıntılı şekilde detaylara değineceğiz.
Hukuki Kaynağı
Anayasamızın yaşam hakkını temel alan 17. Maddesine göre ; ”Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Anayasa maddesinin düzenlemesi ile tüm vatandaşların yaşama hakkı devlet güvencesi altına alınmıştır.
Yine Anayasanın “Sağlık Hizmetleri ve Çevrenin Korunması” başlıklı 56. Maddesi ile; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir. Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ikinci maddesiyle herkese yaşama hakkı tanınmıştır. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin üçüncü maddesi de herkese yaşama hakkını tanımaktadır. Ayrıca İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 25. maddesiyle herkese tıbbi bakım hakkı tanınmış, sağlığı ve refahı temin edecek uygun bir hayat seviyesini sağlayacak sosyal hizmetlerin sağlanması konusunda devletlere pozitif yükümlülük getirmiş ve hastalık, sakatlık ve benzeri geçim imkanlarından yoksun bırakan hallerde kişilerin güvenlik hakkına sahip olduğu ifade edilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 63/1,b maddesi gereğince genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere sunulan acil sağlık hizmetlerinin finansmanı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacaktır. Aynı kanunun 73/7 maddesinin ikinci cümlesi gereğince genel sağlık sigortalısı veya bakmakla yükümlü olduğu kişilerden gerek sözleşmeli gerek sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucuları acil hallerde ilave ücret almayacaktır.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 98/1 maddesinin birinci cümlesine göre; “Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.”
Acil Sağlık Hizmetleri Yönetmeliği’nin 37. maddesine göre; “Yataklı tedavi kuruluşları, acil sağlık hizmetlerinin bedelini hizmet sundukları kişinin ödeme imkanları ve kuruluşlarının tahsil işlemleri ile ilgili usul ve esaslar çerçevesinde tahsil ederler. Acil sağlık hizmeti kapsamında hastane öncesi ve hastaneler arası hasta nakil hizmetleri sırasında sunulan hizmetlerin bedeli, bağlı olduğu döner sermaye saymanlığı tarafından hastaların bağlı oldukları resmi veya özel sosyal güvenlik kuruluşlarına tahakkuk ettirilir ve tahsil edilir. Sosyal güvencesi olmayıp ödeme gücü olmayanlardan ücret talep edilmez.”
Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin 39/1 maddesine göre; “Özel hastanelerde, acil sağlık hizmeti verilmesi ve acil vakaların hastanın sağlık güvencesi olup olmadığına veya ödeme gücü bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kabul edilmesi ve gerekli tıbbi müdahalenin kayıtsız-şartsız ve gecikmeksizin yapılması zorunludur. Hizmet bedelinin tahsiliyle ilgili işlemler, acil müdahale ve bakım sağlandıktan sonra yapılır. Özel hastane, acil olarak gelen hastalara yeterli personeli veya donanımı olmadığı, ilgili birimi veya boş yatağı bulunmadığı, hastanın sağlık güvencesi olmadığı ve benzeri sebepler ile gerekli acil tıbbi müdahaleyi yapmaktan kaçınamaz.”
Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin 39/2 maddesine göre; “Acil servise başvuran hastalara, yoğun bakım hizmeti dâhil olmak üzere gerekli ilk müdahalenin yapılması, tedavinin devamı için gerekiyorsa hastanın yatışı yapılarak tedavisinin ve eğer gelişirse komplikasyonların tedavisinin tamamlanması esastır. Hastanın tıbbi durumunun gerektirdiği uzman tabip, tıbbi donanım, müdahale, bakım ve tedavi için gerekli şartların hastanede sağlanamaması durumunda ise, gerekli ilk müdahalenin yapılmış olması kaydıyla, başka bir sağlık kuruluşuna usulüne uygun şekilde sevki sağlanabilir. Acil hastaların ihtiyaç durumunda nakledileceği sağlık kuruluşunun belirlenmesi ve nakil işlemleri Acil Komuta Kontrol Merkezi’nin yönetiminde ve koordinasyonunda yapılır.”
Sağlık Uygulama Tebliği’nin 2.3.1 maddesinde acil durumun detaylı bir tanımlaması yapılmıştır. Bu tanıma göre acil hal; “ani gelişen hastalık, kaza, yaralanma ve benzeri durumlarda olayın meydana gelmesini takip eden ilk 24 saat içinde tıbbi müdahale gerektiren durumlar ile ivedilikle tıbbi müdahale yapılmadığı veya başka bir sağlık kuruluşuna nakli halinde hayatın ve/veya sağlık bütünlüğünün kaybedilme riskinin doğacağı kabul edilen durumlar ile pandemi süresince pandemi olgularına yönelik tanı ve tedavileri kapsamaktadır.” Bu tanım kapsamındaki sağlık hizmetleri acil sağlık hizmetleri olarak kabul edilecektir.
Sağlık Uygulama Tebliği’nin 2.3.2 maddesine göre; “Sözleşmeli ve sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucuları acil servislerde acil haller nedeniyle sunulan sağlık hizmetleri için kişilerden veya Kurumdan herhangi bir ilave ücret talep edemez.”
Yataklı Sağlık Tesislerinde Acil Servis Hizmetlerinin Uygulama Usul Ve Esasları Hakkında Tebliğin 11/1 maddesine göre; “Sağlık tesisleri kendilerine başvuran veya ambulansla getirilen tüm acil vakaları sağlık güvencesi ve ödeme gücü olup olmadığına bakmaksızın kabul etmek, ilk değerlendirme ve gerekli tıbbi müdahaleyi yapmakla yükümlüdür.”
Hangi Durumlar Acil Kapsamındadır?
Devlet hastanesi veya özel hastanelerin acil servisleri fark etmeksizin acil tıbbi müdahale gerektiren tüm durumlarda herhangi bir ücret talep edilmez. Bu nedenle özel hastane acil servis ücreti alınmayacak durumlar da daha çok acil sağlık hizmetleri tanımı çerçevesinde belirlenmiştir. Bu nedenle özel hastaların acil servisleri ücret talep edebilir mi? Konusunda bilgi verirken sık sık değineceğimiz acil sağlık hizmetleri tanımını yapmakta fayda vardır.
Acil Sağlık Hizmetleri; İnsan sağlığını hayati ölçüde etkileyin ve hastanın sağlık açısından en hızlı şekilde normale döndürülmesi kapsamındaki tüm tıbbi uygulamalar acil sağlık hizmeti olarak adlandırılır. Yapmış olduğumuz bu kısa tanımdan da anlaşılacağı üzere acil ağlık hizmeti gerektirebilecek durumlar oldukça fazla olup, hastalık bazında tek tek sıralanması oldukça zordur. Buna karşın yine de hastanelerin acil servislerine başvurma zorunluluğu doğuran durumları aşağıdaki gibi özetleyebiliriz.
- Bilinç kaybı, şuur bozukluğu, bayılma,
- Kalp krizi, göğüs ağrısı, ritim bozukluğu,
- Solunum durması ya da ciddi solunum sıkıntısı,
- Felç (inme), ani görme veya konuşma kaybı,
- Şiddetli kanama, travma, iç organ yaralanmaları,
- Ani başlayan şiddetli karın ağrısı, zehirlenme,
- Ruhsal durum bozuklukları (intihar girişimi gibi),
- Ciddi yanıklar ve elektrik çarpması,
- Hamilelikte yaşanan kanamalar ve düşük tehdidi.
Yukarıdaki durumlar “acil sağlık hizmeti” sayılır ve bu gibi vakalarda özel hastaneler dahil olmak üzere tüm sağlık kuruluşları hastayı kabul etmek ve müdahale etmek zorundadır. Hastanın sosyal güvencesi olup olmamasına bakılmaksızın öncelikli amaç, kişinin hayatını kurtarmaktır.
DİKKAT : Acile başvuran ve yukarıda sayılan haller dışında kalan olaylar acil değildir ve “Yeşil Alan” hastası sayılır.
Acil servislere başvuran tüm hastaların ilk müracaatta acil hasta olarak değerlendirilerek acil servislere kabul edilmesi ve buna göre işlem yapılması esastır. Ancak yapılan muayene sonucunda hekim değerlendirmesine göre yeşil alan muayenesi kapsamına girdiği belirlenen hastalar için 520.021 kodu ile tanımlanan “Yeşil Alan Muayenesi” kodlama işleminin yapılması gerekmektedir. Bu kodlama işlemi, hastanın acil servisteki işlemleri tamamlandıktan sonra yapılmalıdır.
Bu durumlar haricinde kalan başvurularda, özel hastane hastanın onayını almak koşuluyla ücret talep edebilir. Ancak acil vakada ücret talep edilirse, hasta bunu SGK’ya şikayet ederek geri alabilir.
Özel Hastane Acil Servis Ücreti Alırsa Nereye Şikâyet Edilir?
Özel hastane acil servis hizmeti için ücret talep ettiyse, bu durum yasalara aykırı olabilir. Özellikle SGK güvencesi olan hastalardan, acil durum tespiti yapılmışsa ücret istenemez. Böyle bir durumla karşılaşan vatandaşlar haklarını arayabilir ve çeşitli yollarla şikâyette bulunabilir.
Şikâyet Yolları
- ALO 184 Sağlık Bakanlığı İletişim Hattı aranarak doğrudan şikâyet bildirilebilir.
- SGK İl Müdürlüklerine bizzat gidilerek dilekçe ile başvuru yapılabilir.
- turkiye.gov.tr adresinden CİMER başvurusu yapılabilir.
- Hastaneye fatura kesildiyse, SGK’ya belge iletmek yeterlidir.
- Şikâyet sonrası inceleme başlatılır ve ücretin iadesi sağlanabilir.
Şikâyet İçin Gerekli Belgeler
- Hastane tarafından verilen fatura, ödeme dekontu,
- Hasta adına düzenlenen epikriz raporu,
- Acil servis giriş belgesi veya hekim değerlendirmesi,
- Kimlik fotokopisi ve şikâyet dilekçesi.
Yetkili kurumlar başvuruyu inceledikten sonra özel hastane hakkında işlem başlatabilir. Eğer ücretin iadesi gerekliliği tespit edilirse, hastaya ödeme iade edilir ve hastane uyarı alabilir.
Sonuç
Türkiye’de özel hastanelerin acil servislerinde, hastaların sağlık güvencesi veya ödeme gücü olup olmadığına bakılmaksızın, acil sağlık hizmeti sunulması ve bu hizmetler için ücret talep edilmemesi yasal bir zorunluluktur. Hem ilgili mevzuat, anayasal hükümler, uluslararası sözleşmeler hem de Yargıtay kararları, acil durumlarda hastalardan ücret talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle, özel hastanelerin acil servislerinde sunulan hizmetler için hastalardan ücret talep edilmesi, yasal düzenlemelere, anayasal hükümlere, uluslararası sözleşmelere ve yargı içtihatlarına aykırıdır. Özel hastaneye acil servisten giriş yapmış ve acil sağlık durumu sebebiyle hizmet almış bir hastadan ücret tahsil edilmesi halinde, Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemesi nezdinde başvuru yapılarak haksız tahsil edilen bedellerin iadesinin sağlanması mümkündür. Hak kaybına uğramamak için bizimle İLETİŞİM geçiniz.






