Fikri ve Sınai Mülkiyet Hukuku İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular
İçindekiler
- 1 Buluş Nedir?
- 2 Patent Nedir?
- 3 Neden Patent Verilir?
- 4 Hangi Buluşlara Patent Verilir?
- 5 Hangi Buluşlara Patent Verilemez?
- 6 Türkiye’de Kaç Çeşit Patent Sistemi Vardır?
- 7 Faydalı Model Nedir?
- 8 Faydalı Model Tescili için Gerekli Kriterler Nelerdir?
- 9 Patent ve Faydalı Model Arasındaki Fark Nedir?
- 10 Başvurumun Patent veya Faydalı Model Olduğuna Kim Karar Verir?
- 11 Yazılımlara Patent Alınabilir Mi?
- 12 Patent Tescilinde Yetkili Kurum Neresidir?
- 13 Patent veya Faydalı Model Koruma Süreleri Ne Kadardır?
- 14 Patent Hakkının Sona Ermesinin Sebepleri Nelerdir?
- 15 Patent ile Faydalı Model Belgelerinin Koruma Süreleri Uzatılabilir mi?
- 16 Buluş Sahibinin Patent/Faydalı Model Belgesini Aldıktan Sonra Yapacağı İşlemler Nelerdir?
- 17 Patent Tescil İşlemleri İçin Yıllık Harç Sistemi Nasıldır?
- 18 Patenti Kullanma Zorunluluğu Var mıdır?
- 19 Bir Ülkede Alınan Patentin Tüm Dünyada Geçerli midir?
- 20 Marka Nedir?
- 21 Marka Korumasından Kimler Yararlanabilecektir?
- 22 Marka Tescilinde Koruma Süreleri Nedir?
- 23 Marka Başvurusu Yapılmadan Önce Göz Önüne Alınması Gerekli Hususlar Nelerdir?
- 24 Marka Başvurusunda Mutlak Red Nedenleri Haricinde, Tescilin Önünde Engel Oluşturabilecek Başkaca Nedenler Bulunmakta Mıdır?
- 25 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’na Göre, Markaların Bir Arada Var Olması ve Birlikte Yaşama İmkanı Bulunmakta Mıdır?
- 26 Türk Patent Marka Kurumu ve Markalar Dairesi Başkanlığı Tarafından Verilen Kararlara Karşı İtiraz Edilebilme İmkanı Bulunmakta Mıdır?
- 27 Yayınlanmış Marka Başvurusuna Karşı İtiraz Edebilme İmkanım Bulunmakta Mıdır?
- 28 Markasal Kullanım ve Bu Kullanımın İspatı Bir Zorunluluk Mudur?
- 29 Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararına Karşı Dava Yoluna Başvurmada Hangi Mahkemeler Görevli ve Yetkilidir?
- 30 Markanın Tescil Edilmesi ve/veya Tesciline Karar Verilmesi Sonrasında İptal Edilmesi ve Hükümsüz Kılınması Mümkün Müdür?
- 31 Kendi Adıma Tescilli Markam, İnternet Üzerinden Üçüncü Kişilerin Markasal Kullanımlarına Engel Olabilir Miyim?
- 32 Kendi Adıma Tescilli Marka ile Aynı veya Bu Markaya Benzeyen Markanın Hükümsüzlüğünü Mü Talep Etmem Gerekir?
- 33 Markamı Tescil Ettirmek Bana Nasıl Bir Avantaj Sağlar?
- 34 Markam Tescilli Değil, Yine de Korunur Mu?
- 35 Markamı Taşıyan Ürünler Üçüncü Kişilerce E-Ticaret Sitelerinde Satılıyor, Ne Yapabilirim?
- 36 Tescilli Markam İnternet Üzerinde Markasal Olacak Şekilde Kullanılıyor, Bu Kullanıma Nasıl Engel Olabilirim?
- 37 Markam Üçüncü Kişi Tarafından Tescil Edilmiş. Bu Markanın Hükümsüzlüğünü Mü Talep Etmem ya da Marka Hakkına Tecavüz Davası Mı Açmam Gerekir?
- 38 Markamın Tescil Süreci Ne Kadar Sürer?
- 39 Marka Başvurumun Tescil Edilip Edilmeyeceğini Nasıl Anlarım?
- 40 Markamı Tescil Edilmeden Önce Üçüncü Kişi Tarafından Türk Patent ve Marka Kurumuna Başvuru Yapılmış. Ne Yapmalıyım?
- 41 Markam Türkiye’de Tescilli Değil, Türkiye Sınırları İçerisinde Yine de Korunur Mu?
- 42 Markam Türkiye’de Tescilli Değil, Türk Patent ve Marka Kurumu Nezdinde Markam Kopyalanarak Başvuru Yapılmış. Ne Yapabilirim?
- 43 Marka Tescil Edildikten Sonra Kaç Yıl Boyunca Korunur?
- 44 Birden Çok-Aynı veya Ayırt Edilemeyecek Derecede Benzer-Markanın Birlikte Var Olması Mümkün Müdür?
- 45 Markamın Sonradan İptal Edilmesi veya Hükümsüz Kılınması Mümkün Müdür?
- 46 Ulusal Marka Başvuruları Nasıl Yapılır?
- 47 Marka Tescili Bana Hangi Konularda Avantaj Sağlar?
- 48 Tescilli Marka Korumasından Yararlanacak Kişiler
- 49 Marka Başvuru ve Tescil Süreci
- 50 Marka Başvurusu İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?
- 51 İletişim Bilgileri

Buluş Nedir?
Sözlük anlamı ilk defa yeni bir şey icat etme olsa da asıl anlamı “tarım dahil, sanayideki herhangi bir spesifik sorunun çözümü” olarak tanımlanır.
Patent Nedir?
Buluş sahibine, buluşunun başkaları tarafından izinsiz olarak kullanılmasını, üretilmesini, satılmasını, satışa sunulmasını veya ithal edilmesini belirli bir süre için engelleme hakkını veren koruma belgesidir.
Neden Patent Verilir?
Patent sistemi, buluş sahiplerine belli bir süre koruma hakkı vermesinin yanı sıra, patentte yer alan tüm bilgileri kamuoyuna açarak, aynı konuda çalışan başkalarının aynı buluşu yeniden üretmek için emek, zaman, maliyet vs. harcamasının engellenmesi için vardır. Bu özelliğe patentin bilgi işlevi diyoruz.
Hangi Buluşlara Patent Verilir?
Bir buluşa patent verilebilmesi için 3 şartın geçerli olması gerekiyor.
- Yenilik
- Tekniğin bilinen durumunun aşılması
- Sanayiye uygulanabilir olması
Hangi Buluşlara Patent Verilemez?
Buluş niteliğinde olmadığı için patent verilemeyecek konular:
- Keşifler, bilimsel teoriler, matematik metotları;
- Zihni, ticari ve oyun faaliyetlerine ilişkin plan, usul ve kurallar;
- Edebiyat ve sanat eserleri, bilim eserleri, estetik niteliği olan yaratmalar, bilgisayar yazılımları;
- Bilginin derlenmesi, düzenlenmesi, sunulması ve iletilmesi ile ilgili teknik yönü bulunmayan usuller.
- İnsan veya hayvan vücuduna uygulanacak cerrahi ve tedavi usulleri ile insan, hayvan vücudu ile ilgili teşhis usulleri.
Türkiye’de Kaç Çeşit Patent Sistemi Vardır?
Türkiye’de biri incelemesiz; diğeri incelemeli olmak üzere iki çeşit patent sistemi vardır. İncelemesiz sistemde, ülkemizde mali kaynakları kısıtlı olan buluş sahiplerine ucuz, süratli, ancak süresi nispeten kısıtlı, 7 yıllık bir koruma sağlanmaktadır.
İncelemeli sistemde işlemler daha uzun sürmekte, ancak incelemeli patent, başvurunun patentlenebilirlik kriterlerine sahip olup olmadığını gösteren bir inceleme raporuna dayanarak verildiği için daha güvenli ve daha uzun bir koruma elde edilmektedir.
İncelemesiz patent, gerekli şartlar yerine getirilmek ve incelenmek şartıyla incelemeli patente dönüştürülebilmektedir.
Faydalı Model Nedir?
Dünyada yeni olan, sanayiye uygulanabilen buluşların sahiplerine 10 yıl süre ile bu buluş konusu ürünü üretme ve pazarlama hakkının tanınmasıdır.
Faydalı Model Tescili için Gerekli Kriterler Nelerdir?
- Yenilik
- Sanayi’ye uygulanabilirlik.
Patent ve Faydalı Model Arasındaki Fark Nedir?
- Faydalı Modelde, tekniğin bilinen durumunun aşılması kriteri aranmaz,
- Koruma süreleri farklıdır,
- Faydalı model belgesine, ek faydalı model belgesi verilmez,
- Araştırma ve inceleme işlemlerinin olmaması nedeniyle patent verilmesine oranla faydalı model belgesinin verilmesi, hem zaman hem de masraf açısından daha elverişlidir.
Başvurumun Patent veya Faydalı Model Olduğuna Kim Karar Verir?
Buluşu için Patent ya da faydalı model başvuru sistemlerinden hangisinin seçileceğine başvuru sahibi kendisi karar verir. Faydalı model başvurusu için dikkat edilecek en önemli husus, yeni olmayan ürünler için başvuru yapılmaması gerektiğidir. Yeni olmayan ürünler için başvuru yapılıp faydalı model belgesi alınsa dahi, ürünün yeni olmadığının üçüncü kişilerce ispatlanabilmesi durumunda, mahkeme yolu ile belgenin iptali söz konusudur.
Yazılımlara Patent Alınabilir Mi?
Türkiye’de yazılımlar 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası hükümlerince sanat eseri olarak korunuyor. Ancak hem Avrupa’da hem de Türkiye’de belirli koşullar altında, teknik bir yönü olan yazılımların patentle de korunması Avrupa Patenti kapsamında mümkün olabilir.
Patent Tescilinde Yetkili Kurum Neresidir?
Ankara’da bulunan Türk Patent Enstitüsü (TPE) Başkanlığı, Kanunlarla Patent tescilinde yetkili kılınmıştır.
Patent veya Faydalı Model Koruma Süreleri Ne Kadardır?
- İncelemeli patent 20 yıl,
- İncelemesiz patent 7 yıl,
- Faydalı model belgesi 10 yıl, süre ile korunur.
Patent Hakkının Sona Ermesinin Sebepleri Nelerdir?
Patent hakkı;
- Koruma süresinin dolması;
- Patent sahibinin patent hakkından vazgeçmesi;
- Yıllık ücretlerin ve ek ücretlerin öngörülen sürelerde ödenmemesi;
sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer.
Patent ile Faydalı Model Belgelerinin Koruma Süreleri Uzatılabilir mi?
Hayır uzatılamaz. Patent ve Faydalı Model belgelerinin koruma süreleri uzatılamaz. Ancak İncelemesiz verilen patent için başvuru tarihinden itibaren 7 yıl içinde inceleme talebinin yapılması halinde, incelemeli sisteme geçiş yapılabilir ve inceleme sonucu olumlu olursa, koruma süresi 20 yıla uzatılır.
Buluş Sahibinin Patent/Faydalı Model Belgesini Aldıktan Sonra Yapacağı İşlemler Nelerdir?
Patent/faydalı model belgesi sahibi veya yetkili kıldığı kişi, patentle veya faydalı model belgesi ile korunan buluşunu, patent/faydalı model belgesinin verildiğine ilişkin ilanın Resmi Patent Bülteninde yayımlandığı tarihten itibaren üç yıl içinde kullanmak ve Türk Patent Enstitüsü’ne kullandığını ispatlamak zorundadır.
Ayrıca, patent/faydalı model belgesi hakkının devam edebilmesi için patent/faydalı model belgesinin koruma süresi boyunca her yıl ücret tarifesinde belirtilen yıllık ücretleri, Türk Patent Enstitüsü’nün bildirimine gerek olmaksızın, vade tarihinde veya vadeyi takip eden altı aylık ek süre içerisinde peşin olarak ödemek gereklidir.
Patent Tescil İşlemleri İçin Yıllık Harç Sistemi Nasıldır?
Tescil işlemleri devam etmekte olan ve tescilli Patent veya Faydalı Modellerin korumalarının devam etmesi için, koruma süreleri boyunca her yıl vadesinde Türk Patent Enstitüsü’ne ödenmesi gerekir. Vade tarihi, başvuru tarihine tekabül eden ay ve gündür. Yıllık ücretler vade tarihinde ödenmemesi halinde, gecikme cezasıyla birlikte, vadeyi takip eden altı ay içinde gecikmeli olarak ödenebilir. Bu tarihte de ödenmezse patent hakkı sona erer.
Patenti Kullanma Zorunluluğu Var mıdır?
Patent Sahibi veya yetki verdiği kişi, patentle korunan buluşu kullanmak zorundadır. Kullanma zorunluluğu patentin verildiğine ilişkin ilanın bültende yayınlandığı tarihten itibaren 3 yıl içinde gerçekleşir.
Patent sahibi veya yetkili kıldığı kişi, Enstitü nezdinde buluşu kullanmakta olduğunu resmi bir belge ile kanıtlar. Resmi nitelikli patent kullanım belgesi, Yönetmenlikte belirlenen merci tarafından ve yönetmelikte belirlenen genel kıstaslara ve kurallara göre düzenlenir.
Kullanım belgesi, buluşun kullanıldığı sınaî işletmedeki üretimin incelenmesi sonucunda verilir. Belge, patent konusu buluşun satışa sunulduğunu veya uygulandığını tayin eder. Belge, ilgili merci tarafından buna ilişkin başvurunun yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde düzenlenir. Belgede, patentle korunan buluşun fiilen kullanılmakta olduğu konusundaki bilgiler bulunur.
Kullanım belgesi Patent Sicili’ne kayıt edilir.
Bir Ülkede Alınan Patentin Tüm Dünyada Geçerli midir?
Buluşların patent ile korunması her ülkede geçerli olan ulusal yasalar çerçevesinde sağlanmaktadır. Yani bir buluşun patent ile korunması için, korunma istenen her ülkede patent başvurusunun yapılması zorunludur.
Marka Nedir?
Doğrudan bir tanımı bulunmasa da, 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 4.maddesinde, marka olabilecek işaretlere ilişkin düzenlemenin yapıldığı gözlemlenmektedir. İlgili maddeye göre: “Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilecektir.
Bu anlamda, ayırt edici olması ve sicilde gösterilebilir olması şartıyla, her tür işaretin marka tanımı içerisinde yer alabileceği iddia edilebilecektir.
Marka Korumasından Kimler Yararlanabilecektir?
Bu Kanunla sağlanan korumadan; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yerleşim yeri olan veya sınai ya da ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler, Paris Sözleşmesi veya 15/4/1994 tarihli Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması hükümleri dâhilinde başvuru hakkına sahip kişiler, karşılıklılık ilkesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere sınai mülkiyet hakkı koruması sağlayan devletlerin uyruğundaki kişiler yararlanabilmektedir.
Marka Tescilinde Koruma Süreleri Nedir?
Tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır. Bu süre, onar yıllık dönemler hâlinde yenilenir.
Marka Başvurusu Yapılmadan Önce Göz Önüne Alınması Gerekli Hususlar Nelerdir?
Marka başvurusunun yapılmasının hemen ardından, ilgili başvuru, Türk Patent ve Marka Kurumu’nun ilgili dairesi (Markalar Dairesi Başkanlığı) tarafından, 6769 Sayılı Kanun’da yer verilen kriterler çerçevesinde ve re’sen bir değerlendirmeye tabi tutulmaktadır.
Türk Patent ve Marka Kurumu, bahse konu başvuruyu, 6769 Sayılı Kanun’un 5.maddesinde yer alan mutlak red nedenleri yönünden incelemektedir. Dolayısıyla, olası marka başvurusunun öncelikle bu madde kapsamında yer alan sınırlar içerisinde kalması, bir başka ifadeyle, bu hükme aykırı olmaması gerekmektedir.
Başvuru yapılmadan önce bu hususlara dikkat edilmesi, bahse konu markanın tescil edilebilme ihtimalini arttırmaktadır.
Marka Başvurusunda Mutlak Red Nedenleri Haricinde, Tescilin Önünde Engel Oluşturabilecek Başkaca Nedenler Bulunmakta Mıdır?
Evet. Marka tescili aşamasında ve mutlak red nedenleri haricinde, özellikle marka yayınına itiraz aşamasında ileri sürülebilecek ve 6769 Sayılı Kanun’un 6.maddesinde düzenlenen nisbi red nedenleri de yer almaktadır.
Nisbi red nedenleri içerisinde en yaygın şekilde kullanılan ve dayanılan neden: markalar arasında, halk nezdinde, ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunması halidir.
Ancak, nisbi red nedenlerinin birden fazla olduğu ve bu halin sadece az önce bahsedilen durumla sınırlı olmadığı önemine binaen bir kez daha hatırlatılmalıdır.
6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’na Göre, Markaların Bir Arada Var Olması ve Birlikte Yaşama İmkanı Bulunmakta Mıdır?
Evet. Bu şekilde bir imkan bulunmaktadır.
6769 Sayılı Kanun’un 5.maddesinin “ç” bendine göre: “aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretlerin tescil edilebilme imkanı bulunmamaktadır. Bu durum, mutlak red nedenlerinden bir tanesi olarak Kanun’da düzenlenmiş olup; Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından, marka başvurusunun yapılması sonrasında gerçekleştirilen inceleme ve değerlendirmeler esnasında dikkate alınmak zorundadır.
Ancak, aynı maddede yer alan hükme göre, marka başvurusu; önceki marka sahibinin, başvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı belgenin Kuruma sunulması hâlinde, reddedilmeyecektir. Bir diğer ifadeyle, birbirinin aynısı olan ve aynı sınıflarda yer alan iki marka, önceki tarihli marka sahibinin bu hususa muvafakat etmesi durumunda, bir arada yaşayabilecektir. Aksi takdirde, bu şekilde bir durumun varlığı söz konusu olmayacaktır.
Türk Patent Marka Kurumu ve Markalar Dairesi Başkanlığı Tarafından Verilen Kararlara Karşı İtiraz Edilebilme İmkanı Bulunmakta Mıdır?
Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından alınan kararlardan zarar gören taraflar, kararlara karşı, Kurum nezdinde itiraz edebilecektir. İtiraz, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde yazılı ve gerekçeli olarak Kuruma yapılmak durumundadır.
Yayınlanmış Marka Başvurusuna Karşı İtiraz Edebilme İmkanım Bulunmakta Mıdır?
Başvuru şartları eksiksiz şekilde yerine getirilmiş 6769 Kanun’un ilgili hükümlerine göre reddedilmemiş marka başvurusu, Resmi Marka Bülteni’nde yayımlanır.
Bültende yayımlanmış bir marka başvurusunun, 5 inci maddede yer alan mutlak red nedenleri veya 6 ncı maddede yer alan nisbi red nedenlerine göre tescil edilmemesi gerektiğine ilişkin itirazlar, ilgili kişiler tarafından, marka başvurusunun yayımından itibaren iki ay içinde yapılabilecektir.
Bu itiraz sonrasında, Türk Patent ve Marka Kurumu ve Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bir karar verilmektedir. Daire Başkanlığı tarafından verilen karar aleyhine olan taraf, bahse konu itirazın yeniden incelenmesi için Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’na başvurabilecektir. Bahse konu Kurul, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdindeki nihai karar merciidir.
Markasal Kullanım ve Bu Kullanımın İspatı Bir Zorunluluk Mudur?
Evet bazı koşulların bulunması halinde, markasal kullanım ve bu kullanımın ispatlanması bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bir nisbi red nedeni olan 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun; başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilebilecektir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda ise itirazı reddedilebilecektir.
Yayına itiraz aşamasında karşılaşılan bu ispat yükümlülüğü, markanın hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüz ve benzeri diğer durumlarda da söz konusu olabilecektir.
Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararına Karşı Dava Yoluna Başvurmada Hangi Mahkemeler Görevli ve Yetkilidir?
Evet. Kurum nezdinde verilen nihai kararlara karşı ve bunların iptali amacıyla dava açmak mümkündür. Türk Patent ve Marka Kurumu’nun bu Kanun hükümlerine göre aldığı bütün kararlara karşı açılacak davalarda ve Kurumun kararlarından zarar gören üçüncü kişilerin Kurum aleyhine açacakları davalarda görevli ve yetkili mahkeme, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir.
İlgili davalar, bahse konu kararların taraflara tebliğinden itibaren iki aylık bir süre içerisinde açılmak zorundadır. Bu süreler hak düşürücü süreler olup, bu sürelerin geçirilmesi sonrasında bahse konu kararların iptali ile ilgili bir davanın açılması mümkün değildir.
Markanın Tescil Edilmesi ve/veya Tesciline Karar Verilmesi Sonrasında İptal Edilmesi ve Hükümsüz Kılınması Mümkün Müdür?
Evet. Kanunda belirtilen şartların bulunması halinde tescil edilen bir markanın hükümsüz kılınması ve yine şartları bulunmakta ise markanın iptali her zaman mümkün olabilecektir.
Kendi Adıma Tescilli Markam, İnternet Üzerinden Üçüncü Kişilerin Markasal Kullanımlarına Engel Olabilir Miyim?
Evet. Bu tarz kullanımlar, 6769 Sayılı Kanun’un aradığı çerçevede ve markasal bir kullanım olarak değerlendirilebilecek nitelikte ise, bu kullanımların engellenmesi ve bağlantılı diğer taleplerin ileri sürülmesi her zaman mümkündür. Süreç, ihtarname gönderilmesi ile başlamakta ve usulüne uygun şekilde devam etmektedir.
Kendi Adıma Tescilli Marka ile Aynı veya Bu Markaya Benzeyen Markanın Hükümsüzlüğünü Mü Talep Etmem Gerekir?
Hayır. 6769 Sayılı Kanun’un 155.maddesine göre: marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyecektir. Bu nedenle, ilgili markanın hükümsüzlüğü davasını açıp, bu davanın sonucunu beklemeksizin tecavüz ve bağlantılı diğer taleplerle bir dava açılabilecektir.
6769 Sayılı Kanun’a göre, tecavüz ve bu kapsamda bir dava açmak için hükümsüzlük davasının neticesini beklemeye artık gerek bulunmamakta ise de, bu marka tescilinin hükümsüz kılınması; gerekli işlemlere mümkün olan en kısa sürede başlanmasının hak sahibinin lehine olacağı önemine binaen belirtilmelidir. Aksi takdirde, birlikte var olma, sessiz kalma yoluyla hak kaybı ve benzeri müesseselerin uygulanması durumu söz konusu olabilecektir.
Markamı Tescil Ettirmek Bana Nasıl Bir Avantaj Sağlar?
Marka tescili, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlama amacı taşır. Bir işaretin marka olabilmesi için ayırt edicilik temel koşuldur. Dolayısıyla faaliyet göstermek istediğiniz sektörde farklı bir kimlik yaratmak için marka tescili önem arz etmektedir. Tescilli markanın rekabet gücü yüksektir ayrıca markaya yapacağınız yatırımlar neticesinde o markanın değeri artar. Böylelikle markanızı inhisari olarak kullanmak suretiyle ekonomik karşılığı olan menfaatler elde edebilir, markanızı bir bedel karşılığı devredebilir veya markanızı kullanması için bir başkasına lisans vermek suretiyle gelir elde edebilirsiniz. Ayrıca marka hakkı mutlak bir haktır ve sahibine izni olmadan markanın kullanılmasını önleme yetkisi verir.
DİKKAT : İnhisari lisans yalnızca lisans alanın markayı kullanabildiği, lisans verenin aynı markaya ilişkin bir üçüncü kişiye lisans hakkı veremediği lisans türüdür. Bu tür kapsamında lisans verenin sözleşmede hakkını açıkça saklı tutmadı ise kendisi de söz konuyu markayı kullanamaz.
Markam Tescilli Değil, Yine de Korunur Mu?
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca, Sınai Mülkiyet Kanunuyla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilebilir. Bir diğer deyişle, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun etkin korumasından faydalanabilmek adına markanızı tescil ettirmeniz gerekir. Markanız tescilli değilse sadece 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/3. maddesi kapsamında ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabilir. Sınai Mülkiyet Kanunu md. 6/3 gereğince, tescil edilmiş olmamasına rağmen bir işaretin, piyasada bir marka başvurusundan önce ciddi ve yoğun bir şekilde kullanılmış olması durumunda, bu işaret üzerinde öncelikli bir hak elde edilmiş olacağı kabul edilir. Tescilsiz markanızın tecavüz teşkil eden eylemlere maruz kalması halinde Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümlerine dayanarak haksız rekabetin tespitini, men’ini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, kusur varsa maddi zarar ve ziyanın tazminini, TBK md. 58 de öngörülen şartların oluşması varlığı halinde manevi zararın tazminini Ticaret Mahkemelerinden talep edebilir ve ayrıca haksız rekabet teşkil eden eylemler aynı zamanda cezayı gerektiren fiillerden sayıldığı için savcılığa suç duyurusunda bulunabilirsiniz.
Markamı Taşıyan Ürünler Üçüncü Kişilerce E-Ticaret Sitelerinde Satılıyor, Ne Yapabilirim?
e-ticaret sitelerinin bu konudaki politikaları değişmekle birlikte genellikle marka tescil belgesinin sunulması halinde tecavüz teşkil eden eylemlerde bulunan satıcı profilleri e-ticaret siteleri tarafından ivedilikle kapatılmaktadır. Markanız tescilli bir marka değilse bu durumda haksız rekabet davası açmanız, ilgili mahkemeden ihtiyati tedbir kararı almanız ve ilgili e-ticaret sitesine anılan ihtiyati tedbir kararını sunmanızla sorun çözülecektir.
Tescilli Markam İnternet Üzerinde Markasal Olacak Şekilde Kullanılıyor, Bu Kullanıma Nasıl Engel Olabilirim?
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 149. maddesi uyarınca, fiilin tecavüz olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün önlenmesini, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını ve maddi ile manevi zararların tazminini ilgili Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nden talep edebilir, dava dilekçesi içerisinde ihtiyati tedbir talep etmek suretiyle ilgili web sitesine erişim yasağı getirilmesini veya mütecaviz markayı ihtiva eden görsellerin içerikten çıkartılmasını ve bu konuda ilgili yerlere müzekkere yazılmasını talep edebilirsiniz.
Markam Üçüncü Kişi Tarafından Tescil Edilmiş. Bu Markanın Hükümsüzlüğünü Mü Talep Etmem ya da Marka Hakkına Tecavüz Davası Mı Açmam Gerekir?
Markanızın aynısı yahut ayırt edilemeyecek derecede benzeri bir üçüncü gerçek veya tüzel kişi tarafından Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil edildiyse SMK md. 5 ve 6 ncı maddede sayılan hallerden biri veya birkaçını ileri sürerek ilgili mahkemeden markanın hükümsüzlüğünü talep edebilir, hükümsüzlük davası ile birlikte marka hakkına tecavüzün tespitini, muhtemel tecavüzün önlenmesini, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını ve maddi ile manevi zararların tazminini talep edebilirsiniz. Bir diğer deyişle aynı dava içerisinde hem tescilli mütecaviz markanın hükümsüzlüğünün gerektiğini hem de marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerin söz konusu olduğunu ileri sürebilirsiniz. Mütecaviz markanın henüz Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil edilmemiş olması halinde ise mütecaviz markanın marka bülteninde yayınlanmasını müteakip 2 ay içerisinde SMK md. 18 uyarınca yayıma itiraz edilmek suretiyle mütecaviz markanın tescili önlenebilir. Eğer 2 aylık yayıma itiraz süresi geçtiyse yapılması gereken hükümsüzlük davası açılmasıdır ancak bu durumda mütecaviz marka tescil edilmeden anılan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmez.
Markamın Tescil Süreci Ne Kadar Sürer?
Marka başvurunuzun marka bülteninde yayınlanmasını müteakip süresi içerisinde yayıma itiraz gelmediği takdirde markanız başvuru tarihinden itibaren 8 ay içerisinde tescil edilecektir. Markanız tescil edildikten sonra, marka başvuru tarihinizden itibaren 10 yıl boyunca korunacaktır.
Marka Başvurumun Tescil Edilip Edilmeyeceğini Nasıl Anlarım?
Marka başvurunuzun tescil edilebilmesi için tescilini talep edeceğiniz işaretin, ihtiva ettiği tüm unsurlarla birlikte ayırt ediciliği yüksek olması, Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6 ve 7. maddesinde belirtilen durumlardan birinin kapsamına girmiyor olması gerekir. Marka başvurusu yapmadan önce Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde marka araştırması yapılmak suretiyle marka tescilinin müsait olup olmadığının incelenmesi ve önceden yapılan benzer marka başvuruları olup olmadığı tespit edilmelidir. Bunun için size marka stratejisi konusunda da destek sağlayabilecek bir marka vekiline danışmanızda hukuki yarar bulunmaktadır. Aksi durumda markanızın yayınlanmasını müteakip marka başvurunuza itiraz gelecek, markanızın tescil süreci uzayacaktır.
Markamı Tescil Edilmeden Önce Üçüncü Kişi Tarafından Türk Patent ve Marka Kurumuna Başvuru Yapılmış. Ne Yapmalıyım?
Bu sorunuzdan aynı markanın aynı nice sınıflarında iki farklı kişi tarafından başvurusunun yapıldığını anlıyoruz. Türk marka tescil sistemi ‘ilk gelen alır’ ilkesi üzerine kuruludur. Marka başvurusunu ilk yapan kişiye marka tescil belgesi verilecektir. Ancak marka üzerinde gerçek hak sahipliği iddianız varsa ve karşı tarafın kötü niyetli olduğunu düşünüyorsanız, sizin yaptığınız başvurudan önce yapılan başvurunun marka bülteninde yayınlanmasını müteakip delillerinizi de sunarak yayıma itiraz edebilirsiniz.
Markam Türkiye’de Tescilli Değil, Türkiye Sınırları İçerisinde Yine de Korunur Mu?
Türkiye’de tescilli markalar 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile korunabilir. Diğer fikri mülkiyet haklarında olduğu gibi marka koruması bakımından da kural olarak tescil sistemi geçerlidir ve marka hakları ülkeseldir. Sözgelimi markanızı sadece Türkiye’de tescil ettirmeniz halinde markanız sadece Türkiye coğrafi sınırları içerisinde korunabilecektir. Sınai mülkiyet haklarının korunmasında ana kural ülkesellik ilkesi olmakla birlikte bu kuralın tanınmış markalara sağlanan koruma, rüçhan hakkı gibi bir takım istisnaları vardır.
Markam Türkiye’de Tescilli Değil, Türk Patent ve Marka Kurumu Nezdinde Markam Kopyalanarak Başvuru Yapılmış. Ne Yapabilirim?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2017/3943 E., 2019/1154 K., 13.02.2019 T. sayılı ilamı uyarınca, “… gerçek hak sahipliği ilkesi gereği, yurt içinde, marka başvurusundan önce ve markaya konu işaretin tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden yoğun ve sıkı kullanım sonucu işaret üzerinde önceye dayalı hak elde edilmiş olması halinde, o işaret üzerinde gerçek hak sahibi olan kişiye öncelik hakkı tanınır. Ancak söz konusu işaret üzerindeki kullanımın, yurt içinde ve yerelden daha geniş bir coğrafyada, nizasız, fasılasız ve yoğun bir şekilde kullanılmış olması gerekir. İşaretin yurtdışındaki kullanımları, işareti kullanan kişiye yurtiçinde herhangi bir öncelik hakkı vermez. Keza işareti taşıyan mal ve hizmetlerin, yurtdışına çıkan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına pazarlanmış olması da yurtdışındaki internet sitesine Türkiye’den alıcıların ulaşabiliyor olması da işaret sahibine yurt içinde herhangi bir öncelik hakkı bahşetmeyecektir”.
Markanız Türkiye’de tescilli değilse fakat Türkiye’de ciddi ve aralıksız bir biçimde kullanılıyorsa SMK md. 6/3 uyarınca gerçek hak sahipliği iddiasında bulunarak mütecaviz markanın yayımına süresi içerisinde itiraz edebilirsiniz. Yurt dışında marka başvurusu yapmış olmanız halinde rüçhan belgesini sunmak suretiyle yurt dışındaki başvuru tarihinden itibaren 6 ay içerisinde Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde rüçhanlı başvuru yapabilirsiniz. Rüçhan hakkına dayanılarak başvuru yapıldığı takdirde, rüçhan hakkının doğduğu tarihten sonra üçüncü kişiler tarafından yapılan ve rüçhan hakkına konu olan marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ve aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetleri kapsayan başvurular reddedilir.
Tescil ilkesinin istisnalarından birini de Paris Sözleşmesi uyarınca tanınmış markalar oluşturur. SMK md. 6/4 uyarınca Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. Dolayısıyla Türkiye’de henüz başvurusunu yapmadığınız marka Paris Sözleşmesi uyarınca tanınmış bir markaysa mütecaviz marka başvurusunun yayımına itiraz edebilirsiniz. Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/9. maddesi uyarınca kötü niyetli yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Bir kimsenin, başkası tarafından kullanılmakta olan bir markanın aynısını veya benzerini bilerek ve haklı bir neden olmaksızın, sırf rakibini engellemek maksadıyla tescil ettirmek istemesi halinde başvuru ‘engelleme markası’ olarak nitelendirilir.
Marka tescilinin amacının yurtdışındaki markayı taşıyan mal veya hizmetlerin Türkiye ilgili piyasasına girişini engellemeye yönelik vücut bulması halinde marka hakkının kötüye kullanılması söz konusu olur. Bu durumda, yurtdışındaki marka sahibi tarafından yapılacak olan itiraz sonucunda, ülke sınırları içerisinde tescil edilmemiş bir markaya dayanılarak yurt içindeki mütecaviz başvurunun tescili engellenmekte ve böylece ülkesellik prensibi aşılabilmektedir.
Marka Tescil Edildikten Sonra Kaç Yıl Boyunca Korunur?
SMK md. 23 uyarınca, tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır. Bu süre, onar yıllık dönemler halinde yenilenir. Yenileme talebinin, marka sahibi tarafından koruma süresinin sona erdiği tarihten önceki altı ay içinde yapılması ve aynı süre içinde yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulması gerekir. Bu süre içinde talebin yapılmaması veya yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulmaması halinde, yenileme talebi, koruma süresinin sona erdiği tarihten itibaren altı aylık süre içinde ek ücretin ödenmesi şartıyla da yapılabilir.
Birden Çok-Aynı veya Ayırt Edilemeyecek Derecede Benzer-Markanın Birlikte Var Olması Mümkün Müdür?
Kural olarak aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler marka olarak tescil edilemezler. Bu kuralın istisnasını Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 5/3. maddesinde belirtilen muvafakatname oluşturur. SMK md. 5/3 uyarınca bir marka başvurusu, önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı belgenin Kuruma sunulması halinde birinci fıkranın ç bendine göre reddedilemez.
Markamın Sonradan İptal Edilmesi veya Hükümsüz Kılınması Mümkün Müdür?
Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hallerden birinin mevcudiyeti halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilebilir. Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın ve/veya SMK md. 26 da belirtilen durumların varlığı halinde markanın iptaline karar verilebilir. İptal ve hükümsüzlük, birbirinden farklı kurumlardır. Markanın hükümsüzlüğüne mahkeme karar verirken, markanın iptaline Türk Patent ve Marka Kurumu karar verir. Fakat Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 192/1-a maddesinde, SMK md. 26’nın, kanunun yayımı tarihinden itibaren yedi yıl sonra yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. Ayrıca SMK’nın geçici 4. maddesinde, SMK md. 26 yürürlüğe girene kadar iptal yetkisinin Mahkemeler üzerinde olduğu düzenlenmiştir. Bu itibarla 10.01.2024 tarihine kadar markanın iptaline Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri karar vermektedir.
Ulusal Marka Başvuruları Nasıl Yapılır?
Ticaret hayatında akılda kalıcı ve saygıdeğer bir kimlik yaratmak, işletmeleri ve işletmelerin ürettikleri mal ve/veya sundukları hizmetleri birbirinden ayırt etmeye yarayan çeşitli işaretler bulunmaktadır. Bunlar ticaret unvanı, işletme adı, marka, alan adı gibi gayri maddi unsurlardır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 4. maddesi gereğince, marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dahil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir.
Kanunda belirtilmemiş olsalar da kokular da marka olarak tescil edilebilmektedir. Genel olarak ayırt edici ve sicilde gösterilebilir olması şartıyla her türlü işaretin marka olarak tescili mümkündür diyebiliriz. Marka hakkı süreye bağlıdır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 23. maddesine göre, markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren 10 yıldır. Bu süre, onar yıllık dönemler halinde yenilenebilir. Yenileme talebinin marka sahibi tarafından koruma süresinin sona erdiği tarihten önceki 6 ay içinde yapılması ve aynı süre içinde yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulması gerekir. Bu süre içinde talebin yapılmaması veya yenileme ücretinin ödendiğine ilişkin bilginin Kuruma sunulmaması halinde, yenileme talebi, koruma süresinin sona erdiği tarihten itibaren altı aylık süre içinde ek ücretin ödenmesi şartıyla da yapılabilir.
Marka Tescili Bana Hangi Konularda Avantaj Sağlar?
- Tescilli marka sayesinde com.tr uzantılı alan adlarını alabilirsiniz.
- Markanızın tescilli olması mal ve hizmetlerinizin diğer firmaların mal ve hizmetlerinden ayırt edilmesini mümkün kılar.
- Tescilli marka, tescilsiz markalara oranla çok daha geniş ve etkin bir biçimde korunur.
- Tescilli markanın rekabet gücü yüksektir.
- Markanın tescilli olması tüketici nezdinde ve çeşitli kurum ve kuruluşlar nezdinde itibar görmenizi sağlar.
- Tescilli sınai haklar bazı devlet teşviklerinden faydalanmanızı sağlarlar.
- Bazı e-ticaret platformları ancak marka tescil belgenizi sunmanız halinde anılan e-ticaret platformu nezdinde satışı yapılan mütecaviz emtia görsellerini ve bu emtiaları satışa sunan satıcı profillerini kaldırır.
- Sınai mülkiyet hakları tescil edildikleri takdirde gümrükler nezdinde korunabilir.
- Türkiye’de ulusal marka başvurusu yapmanızı müteakip bu marka başvurusunu uluslararası marka başvurusuna çevirebilir yahut belli bir süre içinde yurt dışında rüçhanlı marka başvurusu yapabilirsiniz.
- Marka tescili, markaya yapılan yatırım olarak değerlendirilir.
- Markaya yapacağınız yatırımlar neticesinde o markanın değeri artar. Böylelikle markanızı bir bedel karşılığı devredebilir veya markanızı kullanması için bir başkasına lisans verebilirsiniz.
Tescilli Marka Korumasından Yararlanacak Kişiler
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yerleşim yeri olan veya sınai ya da ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler, Paris Sözleşmesi veya 15/4/1994 tarihli Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması hükümleri dahilinde başvuru hakkına sahip kişiler, karşılıklılık ilkesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere sınai mülkiyet hakkı koruması sağlayan devletlerin uyruğundaki kişiler 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun sağladığı korumadan yararlanabilecek kişiler arasındadır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları kendi marka başvurularını Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvurmak suretiyle yapabilirler.
Ancak elbette ki böyle bir durumda Sınai Mülkiyet Kanunu’na yeterince hakim olmayan bir gerçek kişi Türk vatandaşının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde markasını tescil ettirmek için takip etmesi gereken kanuni süreleri kaçırması ve hak kaybına uğraması pek muhtemeldir. Bu hususun önlenmesi için muhakkak Türk vatandaşlarının da marka başvurularını bir marka vekili kanalıyla yapmalarını öneriyoruz. Öte yandan yabancı ülkede ikamet eden gerçek veya tüzel kişilerin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde yapacakları marka başvurularında Türkiye’de mukim bir marka vekiliyle birlikte hareket etmeleri kanun gereğidir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 160. maddesi gereğince, yerleşim yeri yurt dışında bulunan kişiler ancak marka veya patent vekilleri tarafından temsil edilir. Vekille temsil edilmeksizin asil tarafından gerçekleştirilen işlemler, yapılmamış sayılır.
Marka Başvuru ve Tescil Süreci
Bir üst paragrafta belirtilen kişiler yani Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 3. maddesi kapsamındaki gerçek ve tüzel kişiler marka tescili için Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvurabilir. Marka başvurusu, Kurum tarafından geçerli kabul edilen başvuru formunun elektronik ortamda doldurulması suretiyle Kuruma sunulur. Marka başvurusu ortalama 8 ay süre içerisinde sonuçlandırılmaktadır. Fakat marka başvurunuzun yayınlanmasını müteakip üçüncü kişiler tarafından markanıza itiraz edilmesi yahut marka henüz yayına çıkmadan önce Türk Patent ve Marka Kurumu Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından markanızın kısmen veya tamamen reddedilmesi gibi çeşitli hallerde başvurunun sonuçlandırılmasına ilişkin süreç uzar. Marka başvurusunun yapılmasını müteakip marka Kurum tarafından şekli incelemeye tabi tutulur. Yapılan şekli inceleme sonucunda başvuruda eksiklikler tespit edilirse, başvuru sahibinden bildirim tarihinden itibaren 2 ay içerisinde eksiklikleri gidermesi istenir. Verilen süre içinde eksikliklerin giderilmemesi halinde başvuru işlemden kaldırılır.
Marka başvurusunda herhangi bir şekli eksiklik tespit edilmemesi halinde Kurum başvuruyu Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 5. maddesi kapsamında mutlak ret nedenleri bakımından inceler. İnceleme sonucunda, başvurunun, başvuru kapsamındaki mal veya hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı için tescil edilemeyeceği sonucuna varılırsa bu mal veya hizmetler bakımından başvuru reddedilir. Başvurunun kısmen veya tamamen reddi kararı Türk Patent ve Marka Kurumu’nun bünyesinde bulunan Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından verilen bir karardır. Bu karara karşı 2 ay içerisinde Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı nezdinde itiraz edilebilir. Markanın Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 5. maddesinde yer alan mutlak ret nedenleri kapsamına girmediği anlaşılıyorsa marka Bültende yayınlanır.
Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 18. maddesi gereğince, Bültende yayınlanmış bir marka başvurusunun, 5. (mutlak ret nedenleri) veya 6. (nispi ret nedenleri) maddelere göre tescil edilmemesi gerektiğine ilişkin itirazlar ilgili kişiler tarafından marka başvurusunun yayımından itibaren iki ay içerisinde yapılır. Marka başvurunuzun yayınlanmasını müteakip 2 ay içerisinde üçüncü kişilerin markanızın tesciline itiraz etmeleri halinde 1 aylık süre içerisinde itiraza karşı görüş bildirmeniz gerekmektedir. İnceleme neticesinde markanın, başvuru kapsamındaki mal veya hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı için tescil edilemeyeceği sonucuna varılırsa, başvuru bu mal veya hizmetler bakımından -kısmen veya tamamen- reddedilir. Aleyhine karar verilen taraf bir üst merci olan Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’na başvurabilir. Başvuru neticesinde nihai karar Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından verilecektir. Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu nihai kararına karşı 2 ay içerisinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde kurum kararının iptali davası ikame etmek gerekir. Süre hak düşürücü niteliktedir ve ret kararının hak sahibine tebliğinden itibaren başlar.
Marka Başvurusu İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?
- Marka başvuru formunun,
- Başvuru sahibinin kimlik ve iletişim bilgilerinin,
- Başvuru vekil aracılığıyla yapılıyorsa vekilin kimlik ve iletişim bilgilerinin,
- Varsa rüçhan talebine ilişkin bilgiler ve rüçhan belgesinin,
- Markanın 591 x 591 piksel ebatında, kare şeklinde, 300 DPI çözünürlükte ve JPG uzantılı örneğinin,
- Başvuru ücretinin,
- Varsa marka başvurusu ek sınıf ücretinin,
- Marka bir kelime markasıysa markanın yazılı ifadesinin,
- Nice sınıf kodlarının,
- Varsa, muvafakatnamenin
başvuru sırasında Kuruma sunulması gerekir. Her başvuruyla sadece bir markanın tescili talep edilebilir (6769 sayılı SMK md. 11/2). Tescili talep olunan markanın piyasada kullanılacağı sektörlere işaret eden nice sınıf kodlarının e-başvuru formuna girilmesi gerekir.
Bunu özellikle belirtmemizin sebebi, Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Geçici 4/2. maddesi uyarınca, tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi bir biçimde kullanılmayan ya da kullanımına 5 yıl kesintisiz ara verilen markanın talep üzerine Mahkemece hükümsüzlüğüne karar verilebilmesidir. 1 Ocak 2024 tarihinden sonra kullanımına 5 yıl kesintisiz ara verilen markanın iptali doğrudan Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan talep edilebilecektir. Bu hüküm ile markanın kullanılmayacağı nice sınıf kodlarında tescil edilerek sınıf kodunun haksız yere işgal edilmesinin önüne geçilmek istenmektedir.
Başvuruya konu mal veya hizmetler 12/7/1995 tarihli ve 95/7094 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile katılmamız kararlaştırılan Markaların Tescili Amacıyla Mal ve Hizmetlerin Uluslararası Sınıflandırılmasına İlişkin Nis Anlaşmasına göre sınıflandırılır. Markaların tescil edileceği mal ve hizmet sınıfları NICE kodları olarak da adlandırılmaktadır ve çoğu kez NACE kodları ile karıştırılmaktadır. NACE kodları bir şirketin faaliyet gösterdiği ticari alanları belirtmek için kullanılırken NICE kodları söz gelimi bir ticaret şirketinin piyasada kullandığı markası tahtında ürettiği ürünlerin ve/veya sunulan hizmetlerin sınıflandırılmasını ve gruplandırılmasını sağlar. Başvuru sırasında tescili talep edilen mal veya hizmetlerin Nis Anlaşmasına göre sınıflara ayrılmış olarak ve mal veya hizmetlerin sınıf numaraları belirtilerek sunulması gerekmektedir. Tescili talep olunan nice kodları birden fazlaysa marka başvurusu ek sınıf ücreti ödenmelidir. Tescili talep olunan nice kodları arttıkça marka başvurusu ek sınıf ücreti ödenir.
İletişim Bilgileri
- Telefon Numarası : 0 (530) 833 45 88
- E-Posta Adresi : av.secililaydasonmez@gmail.com
- Adres : Adalet Mah. Manas Bulv. No:44 Ata Plaza A Blok Kat:3 Daire:7 Bayraklı-İZMİR
- Mesai Saatleri : Hafta içi 09.00 – 18.00






