Kazai Rüşt Nedir?
İçindekiler
Kazai rüşt, kişinin mahkeme kararıyla ergin kılınması yoludur. Bu yöntem için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu kapsamında aranan belli şartlar ve işletilmesi gereken hukuki süreçler mevcuttur.
Türk hukukuna göre erginlik yaşı 18’dir. Kazai rüşt kavramı ise yargı yolları ile kişinin ergin kılınmasıdır. Kazai rüşt davası ile bireyin 18 yaşını doldurmadan önce mahkeme kararıyla ergin kılınması sağlanır. Türk Medeni Kanunu m.12’de düzenlenen kazai rüşt kendi hayatını düzenleyebilecek, işlerini çevirebilecek olgunluktaki küçüğün işlerini tek başına üstlenmesini içermektedir. Küçük, kazai rüşt kararı ile ergin kılınarak bu üstlenmeyi sağlayabilecektir. Fakat kazai rüşt kararı için birtakım şartların varlığı aranmaktadır. Bu anlamda ilk olarak küçüğün kendi isteği, velisinin onayı ve mahkeme kararı gereklidir. Aynı zamanda küçüğün en az 15 yaşını tamamlamış olması, erginlik kararının küçüğün menfaatine uygun olması şartları da aranmaktadır. Küçük velayet altında değil de vesayet altında ise hem vesayet hem de denetim makamının izninin bulunması gerekecektir.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Türk Medeni Kanunu” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Kazai Rüşt Kararı Alma Şartları
Kazai rüşt kararı alabilmek için gereken şartları belirten hüküm, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 12. Maddesine göre;
“Onbeş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir.”
Hükümden anlaşılacağı üzere, kazai rüşt kararı alma şartları aşağıda olduğu gibidir.
15 Yaşın Doldurulması
Kişinin mahkeme kararı ile ergin kılınabilmesi için 15 yaşını doldurmuş olması gerekir. Diğer şartlar mevcut olsa dahi 15 yaşını doldurmuş olmadığı müddetçe başvurucunun mahkeme tarafından ergin kılınması mümkün değildir.
Küçüğün İsteğinin Olması
Küçüğün kendisinin bunu istemesi şarttır. Küçüğün isteği ve talebi olmadığı takdirde sırf velisinin istemi göz önünde bulundurularak mahkeme tarafından ergin kılınması mümkün değildir.
Velinin Rızasının Olması
Mahkeme kararı ile ergin kılınabilmek için başvurucu olan küçüğün isteği yanında velisinin de rızası gereklidir. Burada kural olarak çocuğun anne babasıdır.
Anne baba boşanmış ise velayeti elinde bulunduran taraf çocuğun velisi sayılır ve kendisinin rızası yeterlidir. Anne baba velayeti birlikte taşıyor fakat işleme rıza verme konusunda anlaşamıyorsa bu uyuşmazlığın çözülmesi de aile mahkemesi hakiminden istenebilir.
Türk Medeni Kanununun 336. maddesine göre;
“Evlilik devam ettiği sürece, ana ve baba birlikte velayet hakkını kullanırlar.”
Bu nedenle yalnızca birinin izni yeterli değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2004/1635 E., 2004/2614 K. ve 03.03.2004 tarihli ilamında;
“Eşlerden birisinin istemi yeterli bulunarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.”
denilmektedir.
Mahkeme, davacının eşinin davaya katılmasını ya da eşinin izin verdiğini gösteren noterden onaylı imzalı bir belge sunması için belirli bir süre tanımalıdır. Verilen süre içerisinde eksiklik giderilmelidir.
Kazai Rüşt Davası
Kazai Rüşt Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Ergin kılınma davaları çekişmesiz yargı işlerinden biri olup bu davalarda Sulh Hukuk Mahkemeleri görevlidir. Yetkili mahkeme ise ergin kılınmak isteyen kişinin yerleşim yeri mahkemesidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 382/2-a-1 maddesinde, ergin kılınma (kaza-i rüşt) kararı verilmesine ilişkin davanın çekişmesiz yargıya ilişkin olduğu düzenlenmiştir. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 383. maddesinde çekişmesiz yargıda aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu belirlenmiştir. Bu durumda uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Kazai Rüşt Davası Dilekçe Örneği” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Kazai Rüşt Davasında Taraflar
Ergin kılınma davalarında davacı, kazai rüşt davası ile ergin kılınmak isteyen kişinin fiil ehliyeti olmadığından bu kişinin velisi veya vasisi davacı olacaktır. İlgili kanunda kazai rüşt davası hasımsız davalardan birisi olarak sayıldığından bu davada davalı taraf bulunmayacaktır.
Kazai Rüşt Davasında Hukuki Sonuçları
Kazai rüşt için gereken kanuni şartlar sağlandığı takdirde, mahkemenin buna rağmen ergin kılınma talebini reddetme imkanı mevcuttur. Kanunda bu husus düzenlenirken hakime bir takdir yetkisi bırakılmıştır. Dolayısıyla, ergin kılınabilmek için mahkemenin yapacağı değerlendirme neticesinde olumlu yönde karar vermiş olması da gerekir.
Mahkeme bu değerlendirmeyi yaparken ergin kılınma talebinin hangi gerekçeyle ileri sürüldüğünü inceler. Bu nedenle, talebin haklılığını gösteren belgelerin ve benzer durumlar için verilmiş yargı kararları ile içtihatların dava dilekçesi ile birlikte mahkemeye sunulmasında fayda vardır.
Kazai rüşt davasının hukuki sonuçları, başlıca şunlardır:
- Taşınır ve taşınmaz alım satım işlemleri gerçekleştirilebilir.
- Bağışlama sözleşmesi yapılabilir.
- Dernek ve şirket kurulabilir. Bunlara üye yahut ortak olunabilir.
- Meslek veya sanat okulunu bitirenler Devlet memuru olabilir.
- Erginliğin koşul olarak arandığı her türlü işlem, faaliyet ve başvuru yapılabilir.
DİKKAT: Kişinin mahkeme kararı ile ergin kılınması, yaşının 18 olarak değişmesi sonucunu doğurmaz. Bu dava kapsamında değişen husus, kişinin yapmaya ehil olduğu işlemlerdir. Yaşı ise aynı kalacaktır. Dolayısıyla erginliğe değil de yaşa bağlı olan işlemler, sırf ergin kılınma ile yapılabilir hale gelmez. Bunun için yaş şartı doldurulmalıdır. Örneğin ülkemizde seçme ve seçilme yaşı 18’dir. Bu şart, Anayasada ergin olma şeklinde ifade edilmemiş, doğrudan yaş belirtilmiştir. Dolayısıyla 16 yaşını doldurmuş bir kimse hakkında mahkeme tarafından ergin kılınma kararı verilmesi, bu kişiye seçimlerde aday olma yahut oy kullanma imkanı vermez.
DİKKAT : Kazai Rüşt Davası için avukata vekalet verirken kişinin ergin kılınması kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğu için vekaletnamede özel yetki verilmesine dikkat edilmelidir.
Sonuç
Görüldüğü üzere kazai rüşt davasının başvurucu üzerinde özellikle işlem yapabilme ehliyeti bakımından ciddi etkileri bulunmaktadır. Dolayısıyla, dava süreci dikkatle yürütülmeli ve mahkemeden ret kararı almamak için davaya ciddi hazırlık yapılmalıdır. Bu noktada, hak kaybına uğramamak için bizimle İLETİŞİM geçiniz.






