İcra Hukukunda Sıra Cetveli
İçindekiler
- 1 Hacizde ve İflasta Sıra Cetvelinin Farkı
- 2 Sıra Cetvelinin Oluşturulması Süreci
- 3 Hacizde Öncelikli Alacaklar Nelerdir?
- 4 Sıra Cetvelinin Alacaklılara Tebliği ve Kesinleşme Süreci
- 5 Sıra Cetveline Karşı Başvuru Yolları
- 5.1 Sıra Cetveline Şikayet Yoluyla İtiraz
- 5.2 Sıra Cetveline Dava Yoluyla İtiraz
- 5.2.1 İtiraz Süresi
- 5.2.2 Görevli ve Yetkili Mahkeme
- 5.2.3 Dava Şartları ve Taraf Ehliyeti
- 5.2.4 Delillerin Sunulması ve Yargılama Usulü
- 5.2.5 İtiraz Davasının Sonuçları
- 5.2.6 Sıra Cetvelinin Değişmesi
- 5.2.7 Sıra Cetvelinin Kısmen veya Tamamen İptali
- 5.2.8 Paylaştırmanın Ertelenmesi ve Diğer Hukuki Sonuçlar
- 6 Sonuç
Borçlunun borcunu herhangi bir sebeple ifa etmemesi veya edememesi halinde, alacaklının bu borcu devlet gücü ile tahsil etmek üzere İcra Müdürlüğünce başlattığı icra takibinde eğer ki alacaklılar birden fazla ise ve icra dosyasındaki paranın bütün alacaklılara yetmemesi durumu mevcut ise, alacaklılar icra dairesi tarafından bir sıraya konur. Yapılan bu sıraya Sıra Cetveli denir. İcra İflas Kanun’ u madde 140’ta ‘’Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar’’ şeklinde düzenlenmiştir. Alacaklıların alacağını, takip konusu olan anapara ve talep edilmesi durumunda anaparaya işleyen faiz ve takip giderleri oluşturur.
Sıra Cetveli, alacaklıların haklarının adaletli bir şekilde gözetilmesi ve hangi alacağın öncelikli olacağının belirlenmesinde önem arz eden bir belgedir. Eğer ki alacaklıların alacağının tamamen ödenmesinde herhangi bir sorun yoksa sıra cetveline ihtiyaç duyulmaz. Alacaklılar arasından haczi koyan bir alacaklı varsa ve haczedilen malların satışı sonrası elde edilen para alacağı karşılamaya yetmez ise bu durumda yine sıra cetveli yapılmaz. Sıra cetveli hem haciz hem de iflas yoluyla açılan takiplerde karşımıza çıkabilmektedir. Hacizde sıra cetveli haczedilen malların satışından sonra gerçekleşirken, iflas takibine konu olan sıra cetveli masa malları herhangi bir satışa gitmeden yani paraya çevrilmeden yapılır.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “İcra ve İflas Kanunu” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Hacizde ve İflasta Sıra Cetvelinin Farkı
Hacizde sıra cetveli, haczedilen malın satış bedeli üzerinden yapılan dağıtımdır. İflastaki sıra cetvelinde ise alacaklıların müflisin malları üzerindeki istihkak iddiasının gösterilmesidir. Hacizde sıra cetveli, bir borçlunun mal varlığının tahsili için yapılan haciz işlemlerinde, alacaklıların öncelik sırasını belirlemek amacıyla kullanılan bir cetveldir.
Haciz işlemleri, bir alacaklının borçlunun mal varlığına el koyması veya satılması yoluyla alacağını tahsil etme sürecidir. Hacizde sıra cetveli, alacaklıların taleplerini ve önceliklerini belirlemek için kullanılan bir araçtır. Bu cetvelde, alacaklılar belirli bir sıralamaya göre yer alır ve tahsilat işlemleri bu sıraya göre gerçekleştirilir.
Hacizde sıra cetveli, genellikle mahkeme veya icra dairesi tarafından hazırlanır. Alacaklılar, alacaklarının miktarına ve doğasına göre cetvele kaydedilir. Örneğin, teminatlı alacaklar, öncelikli olarak diğer alacaklara göre ödeme alabilir. Cetvelde ayrıca kamu alacakları, vergi borçları gibi öncelikli borçlar da belirtilir.
Sıra Cetvelinin Oluşturulması Süreci
İcra hukukunda sıra cetvelinin oluşturulması süreci, borçlunun haczedilen malvarlığının paraya çevrilmesiyle başlayan ve elde edilen bedelin alacaklılar arasında kanuna uygun şekilde paylaştırılmasıyla sonuçlanan çok aşamalı bir süreçtir. Borçlunun malvarlığının tüm alacakları karşılamaya yetmemesi hâlinde, alacaklılar arasında öncelik, imtiyaz ve eşitlik ilkelerinin uygulanması zorunlu hâle gelir. Bu zorunluluk, sıra cetvelini icra hukukunun hem teknik hem de en çok uyuşmazlığa konu olan kurumlarından biri yapmaktadır.
Haczedilen Malın Satışı ve Bedelin İcra Dairesine Girmesi
Sıra cetvelinin düzenlenebilmesi için öncelikle haczedilen malın satılmış ve satış bedelinin icra dairesine intikal etmiş olması gerekir. Henüz satış yapılmadan veya bedel icra dosyasına girmeden sıra cetveli düzenlenmesi mümkün değildir.
Alacaklıların ve Hacizlerin Tespiti
Satış bedelinin icra dairesine girmesinin ardından icra müdürlüğü, dosya kapsamındaki tüm hacizleri ve alacaklıları tespit eder. Bu tespit yapılırken haczin tarihi, alacağın türü ve alacaklının hukuki statüsü dikkate alınır. Özellikle hacze iştirak hükümleri bu aşamada önem kazanır.
İmtiyazlı ve Rehinli Alacakların Belirlenmesi
Sıra cetvelinin oluşturulmasında en kritik aşamalardan biri, alacakların imtiyazlı olup olmadığının belirlenmesidir. Bu noktada İcra ve İflas Kanunu’nun 206. maddesi esas alınır. Kanunda sayılan imtiyazlı alacaklar, adi alacaklara göre öncelikli olarak değerlendirilir ve hacze iştirak noktasında kanunda aranan birtakım şartlar aranmadan hacze iştirak ederler.
Rehinli alacaklar bakımından ise İİK m. 151 ve devamı hükümleri uygulanır. Rehnin paraya çevrilmesi sonucunda elde edilen bedelden, öncelikle rehin alacaklısının alacağı ödenir. Rehin bedelinin alacağı karşılamaması hâlinde, kalan kısım bakımından alacaklı adi alacaklı sıfatıyla sıra cetveline dâhil edilir.
Aynı Sıradaki Alacaklar Arasında Oranlama Yapılması
Aynı sırada yer alan ve imtiyaz bakımından eşit durumda bulunan alacaklılar arasında, satış bedeli garameten, yani alacakları oranında paylaştırılır. Bu husus, İİK m. 140/2 hükmünün bir gereği olup, icra hukukunda eşitlik ilkesinin somut yansımasıdır. İcra müdürlüğü bu oranlamayı yaparken alacak miktarlarını esas alır.
Sıra Cetvelinin Tebliği ve İtiraz Sürecinin Başlaması
Düzenlenen sıra cetveli, alacaklılara tebliğ edilmek üzere icra dosyasına konulur. Tebliğ, yalnızca bilgilendirme amacı taşımamakta; aynı zamanda alacaklıların sıra cetveline itiraz davası açma süresini başlatmaktadır. Bu nedenle tebliğ aşaması, hak kaybına yol açabilecek sonuçlar doğurması bakımından özel bir öneme sahiptir.
Hacizde Öncelikli Alacaklar Nelerdir?
Haciz işlemlerinde, alacaklılar arasında öncelik sırası gözetilir. Bu öncelik sırası, Türk hukuku kapsamında belirli yasalar ve kurallar çerçevesinde düzenlenmiştir. Öncelikli alacaklar genellikle kamu alacakları ve işçi alacakları gibi özel önem atfedilen borçlar olup, alacaklıların diğer alacaklarına göre öncelikli olarak ödenir. İşte hacizde öncelikli alacakların başlıcaları:
Kamu Alacakları
- Vergi Borçları: Devlete ödenmesi gereken vergi, resim ve harçlar önceliklidir. Bu borçlar, özellikle Maliye ve Gelir İdaresi Başkanlığı gibi kamu kuruluşlarının alacaklarıdır.
- SGK Prim Borçları: Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) olan prim borçları da haciz sırasında önceliklidir. Çalışanların sosyal güvenlik hakları koruma altına alınır ve bu borçlar, işverenin diğer borçlarından önce ödenir.
- İdari Para Cezaları: Devlet kurumlarının kestiği idari para cezaları da öncelikli alacaklar arasında yer alır.
İşçi Alacakları
- Kıdem ve İhbar Tazminatları: İşçilerin iş akdinin feshi durumunda hak kazandıkları kıdem ve ihbar tazminatları hacizde önceliklidir. İşçilerin bu tazminat hakları, diğer alacaklara göre öncelikli olarak ödenir.
- Ücret Alacakları: İşçilerin ödenmemiş maaş ve diğer ücret alacakları, tazminatlarla birlikte öncelikli sayılır.
Rehinli Alacaklar
Eğer bir mal üzerinde rehin hakkı varsa, o mala ilişkin alacak, haciz sırasına bakılmaksızın öncelikli olarak ödenir. Bu genellikle taşınmazlar ve taşınır mallar üzerindeki ipotekler ve ticari rehinlerle ilgilidir.
Nafaka Alacakları
Nafaka alacakları, haciz işlemlerinde öncelikli sayılan alacaklar arasındadır. Özellikle aile hukuku kapsamında, nafaka ödenmesi gereken kişiler bu öncelikten faydalanır.
Yargılama Giderleri ve İcra Masrafları
Haciz işlemi sırasında doğan yargılama ve icra masrafları da öncelikli olarak ödenir. Bu masraflar genellikle adli masraflar, avukatlık ücretleri ve icra giderlerini içerir.
Diğer Öncelikli Kamu Alacakları
Devletin diğer kamu alacakları da, vergi ve SGK primleri dışında, genel bütçeye veya yerel idarelere ödenmesi gereken borçlar haciz sıralamasında öncelikli olabilir. Bu öncelik sıralaması, alacakların hangi sırayla ödeneceğini belirler. Ödenmesi gereken toplam borç haczedilen malın değerini aşarsa, bu öncelik sıralamasına göre alacaklılar arasında ödeme yapılır.
Sıra Cetvelinin Alacaklılara Tebliği ve Kesinleşme Süreci
Sıra cetvelinin hukuki sonuç doğurabilmesi, ilgili alacaklılara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine ve cetvelin kesinleşmesine bağlıdır. Cetvelin düzenlenmesinin ardından, içerisinde yer alan tüm alacaklılara; haciz yoluyla takipte icra müdürlüğü, iflas tasfiyesinde ise iflas idaresi tarafından yazılı tebligat yapılır.
Bu tebligatla birlikte alacaklılara:
- Cetvelin içeriğini inceleme,
- Alacaklarının sırasını ve miktarını görme,
- Hukuka aykırı gördükleri hususlara karşı başvuru yapma
olanağı tanınır.
Tebligat, İcra ve İflas Kanunu hükümlerine uygun olarak yapılır ve tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük hak düşürücü bir süre başlatır. Bu süre içinde alacaklılar, sıra cetveline karşı şikâyet veya itiraz yoluna başvurabilirler.
Yasal sürede herhangi bir başvuru yapılmaması hâlinde, sıra cetveli kesinleşir. Sıra cetvelinin kesinleşmesi, alacaklılara ödeme yapılabilmesinin ön koşuludur. Zira kesinleşmeyen bir cetvele dayanılarak paylaştırma yapılamaz; bu durum icra sürecini durduran temel bir engel teşkil eder.
Sıra Cetveline Karşı Başvuru Yolları
Sıra cetvelinin düzenlenmesiyle alacaklıların hakları kesin ve nihai olarak belirlenmiş olmaz. İlgililer, sıra cetveline karşı tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz hakkına sahiptir. Bu itirazlar, iki farklı yolla ileri sürülebilir: Şikayet ve İtiraz Davası. Her iki yol da alacaklılara hak arama özgürlüğü tanıyarak, olası hataların düzeltilmesini ve adaletin sağlanmasını amaçlar.
Sıra Cetveline Şikayet Yoluyla İtiraz
Sıra cetveline karşı başvuru yollarından biri, şikâyet yoludur. Şikâyet, icra dairelerinin kanuna aykırı işlemlerine karşı İcra ve İflas Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca icra mahkemelerine yapılabilen bir başvuru yoludur. Bu kapsamda, icra müdürünün sıra cetvelini düzenlerken kanuna veya takip hukukuna aykırı işlem tesis etmesi hâlinde, ilgililer icra mahkemesine başvurarak söz konusu işleme karşı şikâyet hakkını kullanabilir.
İcra Mahkemesi Nezdinde Şikayet Usulü
Şikayet, yazılı olarak veya duruşmada sözlü beyanda bulunmak suretiyle icra mahkemesine yapılır. Bu başvurunun 7 gün içinde gerçekleştirilmesi gerekir. Süre, ilgiliye sıra cetvelinin tebliğiyle başlar. Şikayet yoluyla incelenen hususlar sadece hukuka aykırılıkla sınırlıdır; icra mahkemesi, maddi hakka dair bir değerlendirme yapmaksızın, sadece usul ve şekil yönünden inceleme yapar. Konuya ilişkin detaylı bilgi almak için İcra Müdürlüğü İşlemini Şikayet başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Şikayet Sebepleri ve Sonuçları
Sıra cetveline karşı şikâyet, aşağıdaki durumlarda gündeme gelebilir:
- Sıra cetvelinin kesinleşmeden ödeme yapılması: Kural olarak sıra cetveli kesinleşmeden alacaklılara ödeme yapılamaz. Bu kurala aykırı biçimde paraların paylaştırılması aşamasına geçilmesi durumunda, şikâyet yoluyla müdahale mümkündür.
- Alacaklının yanlış sıraya yazılması veya hiç dahil edilmemesi: Alacaklının, talep ettiği sıraya dahil edilmemesi ya da hiç yer verilmemesi hâlinde, İİK m.142/3 uyarınca şikâyet hakkı doğar.
- Usule aykırı tebligat yapılması veya sıra cetvelinin eksik düzenlenmesi: Cetvelin ilgililere tebliğ edilmemesi, usule aykırı hazırlanması veya bilgi eksiklikleri içermesi durumunda da şikâyet mümkündür.
Şikayet haklı bulunursa, icra mahkemesi icra müdürlüğünün işlem veya kararını iptal eder ve gerekirse sıra cetvelinin yeniden düzenlenmesini emreder. Şikâyet reddedilirse cetvel kesinleşir ve paylaştırma işlemi devam eder.
Sıra Cetveline Dava Yoluyla İtiraz
Sıra cetveline karşı koyma, alacağın miktarına veya esasına ilişkinse, yani alacaklı, sıra cetveline kaydedilen alacağın varlığını, miktarını veya gerçek bir hukuki ilişkiye dayanıp dayanmadığını sorguluyorsa, genel mahkemelerde itiraz davası açmalıdır.
İtiraz Süresi
Hacizli malların satışı sonrasında hazırlanan sıra cetveline itiraz davası, sıra cetvelinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, sürenin kaçırılması hâlinde sıra cetveline karşı dava hakkı ortadan kalkar. Süre, sıra cetvelinin ilgili alacaklıya tebliğiyle başlar. İflasta sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine dava açmaya mecburdurlar.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Sıra cetveline karşı açılacak itiraz davasında:
- Görevli Mahkeme: Hacizli malların satışı sonrasında hazırlanan sıra cetveline itirazda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. İflasta sıra cetveline itiraz davasında görevli ve yetkili mahkeme iflasa karar verilen yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesidir
- Yetkili Mahkeme: Sıra cetvelini düzenleyen icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesidir.
Bu davalar, maddi hukuka ilişkin değerlendirmeleri içerdiğinden, icra mahkemesi yerine genel mahkemelerin görev alanına girer. Bu yönüyle, şikâyet yolundan ayrılır.
Dava Şartları ve Taraf Ehliyeti
İtiraz davası açabilmek için davacının:
- Sıra cetvelinde yer alan bir başka alacaklının alacağına veya sırasına karşı hukuki yararının bulunması,
- Süresinde açılmış bir dava ile birlikte taraf ehliyetine sahip olması,
- Dava dilekçesinde itiraz gerekçelerini somut biçimde belirtmesi gerekir.
Alacaklı, kendi sırasına ilişkin şikayetleri için icra mahkemesine başvurmalı; ancak başka bir alacaklının sıra cetveline alınmasına ya da sırasına karşı çıkmak istiyorsa itiraz davası açmalıdır. Örneğin, “ben dördüncü sıraya yazıldım ama üçüncü sırada olmalıydım” diyen alacaklı şikâyet yoluna başvurur; ancak “üçüncü sırada yazılan kişi aslında dördüncü sırada olmalıydı” diyen alacaklı itiraz davası açmalıdır.
Delillerin Sunulması ve Yargılama Usulü
İtiraz davası, basit yargılama usulüne tabidir. Davacı, sıra cetveline itirazını dayandırdığı somut delilleri (belgeler, tanıklar, bilirkişi incelemesi vb.) dava dilekçesiyle birlikte sunmalı; dava boyunca iddiasını ispat etmelidir. Mahkeme, dosya üzerinde veya duruşmalı şekilde inceleme yaparak, sıra cetvelinde değişiklik gerekip gerekmediğine karar verir. Mahkemenin vereceği karar kesinleşmeden icra müdürlüğü, sıra cetveline göre ödeme yapamaz (İİK m.142/a’daki teminatlı ödeme hali hariç).
İtiraz Davasının Sonuçları
Sıra cetveline karşı açılan itiraz davası, yalnızca ilgili alacaklının hukuki durumunu değil, sıra cetvelinin bütününü etkileyebilecek niteliktedir. Mahkeme tarafından verilecek karar, alacaklıların ödeme sıralarını, paylarını ve hatta cetvelin tamamını değiştirebilir. Bu nedenle itiraz davaları, paylaştırma aşamasının durmasına veya ertelenmesine yol açabilecek önemli sonuçlar doğurur.
Sıra Cetvelinin Değişmesi
İtirazın mahkemece haklı bulunması hâlinde, yalnızca ilgili alacaklının sırası değiştirilebilir. Örneğin, dördüncü sırada gösterilen bir alacaklının aslında ikinci sırada yer alması gerektiği tespit edilirse, mahkeme kararıyla sıra cetvelindeki konumu düzeltilir. Bu durumda icra müdürlüğü, mahkeme kararına uygun şekilde sıra cetvelini kısmen yeniden düzenler.
Sıra Cetvelinin Kısmen veya Tamamen İptali
Mahkeme, itiraz konusu edilen alacaklının alacağının tamamen geçersiz olduğunu veya haksız yere belirli bir sıraya yazıldığını tespit ederse, sıra cetvelinin ilgili kısmını iptal edebilir. Eğer cetvelde birden fazla ciddi usulsüzlük veya hukuka aykırılık varsa, cetvelin tamamının iptaline de karar verilebilir. İptal kararı doğrultusunda icra müdürlüğü, yeni bir sıra cetveli düzenlemekle yükümlüdür. Bu süreç, alacaklılar arasında yeni bir tebligat ve itiraz sürecini de beraberinde getirebilir.
Paylaştırmanın Ertelenmesi ve Diğer Hukuki Sonuçlar
İtiraz davası açılması, kural olarak sıra cetveline göre yapılacak paylaştırma işlemlerini durdurur. Bu durum, alacaklıların tahsilat sürecinin uzamasına neden olur. Ancak İİK m.142/a hükmü uyarınca, itirazla karşılaşan alacaklının kesin teminat mektubu sunması hâlinde, payına düşen bedel ödenebilir.
Bunun dışında:
- İtiraz davasının kabulü hâlinde, ödeme planı yeniden şekillenir.
- İtiraz davasının reddi hâlinde, sıra cetveli kesinleşir ve ödemeye geçilir.
- Mahkeme kararı kesinleşmeden, cetvelin ilgili kısmı esas alınarak ödeme yapılması mümkün değildir (teminat mektubu hariç).
Sonuç olarak, sıra cetveline karşı açılan itiraz davaları yalnızca bireysel alacaklıların değil, tüm alacaklıların ödeme sırasını ve oranını etkileyebileceğinden, icra hukuku açısından son derece önemli bir dava türüdür.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “İcra Hukukunda Sıra Cetveli İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Sonuç
Öncelikli alacaklar, diğer alacaklara göre daha öncelikli olarak tahsil edilir. Ancak, her durumda öncelik sırası, alacak miktarı, alacak türü ve diğer faktörlere bağlı olarak değişebilir. Haciz işlemlerinde öncelik sırasının belirlenmesi, icra dairesi tarafından yapılır ve yasalar çerçevesinde uygulanır. Hak kaybına uğramamak için bizimle İLETİŞİM geçiniz.






