Müddetname Nedir?
Müddetname, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 276. maddesi uyarınca, kesinleşen hapis cezalarının infazı için hükümlünün ceza infaz kurumuna teslimi sonrasında savcılık tarafından düzenlenen resmi bir belgedir. Bu belgede, hükümlünün kimlik bilgileri, mahkumiyetine karar veren mahkeme ve dosya numaraları, suç tarihi ve ilgili suç maddesi, ceza miktarı, uygulanan ceza kanunu ve madde bilgileri, ceza infaz kurumuna giriş tarihi ve tahliye tarihi gibi bilgiler yer alır. Müddetname, genellikle hukuk alanında, belli bir işlemin ya da prosedürün belirlenen süre içerisinde yapılması gerektiğini belirten resmi bir belgedir. Bu belge, süreçlerin zamanında ve düzenli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla büyük önem taşır. Müddetname, hükümlünün ceza infaz kurumuna alındığı ve salıverileceği tarih ile ceza süresini ve cezanın hangi hükümle ilişkili bulunduğunu belirten tutuklu bulunulan yerin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen bir belgedir. Müddetname düzenlenmesi adli bir makam olan cumhuriyet savcısı tarafından yapıldığından dolayı adli süreçten kaynaklanan adli bir işlemdir. Müddetname hükümlüye tebliğ edilmekte ve bir sureti infaz kurumu idaresine verilmektedir.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Müddetname Örneği” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Müddetname Hesaplaması
Suç tarihi, müddetname hazırlanırken dikkate alınmaktadır. Suçun tarihine dikkat edilerek, sonrasında yürürlüğe girmiş infaz kanunları da göz önüne alınarak, infaz yasaları ayrı ayrı ve bir bütün halinde hazırlanan müddetname uygulanmalıdır. Karma uygulama ile hazırlanmamaktadır ve uygulanan müddetnameler hükümlünün lehine olacak şekilde uygulanmaktadır. Hükümlü lehine müddetname hesaplaması yapılmasının yasal kriteri;
- 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesi.
- 5237 sayılı Kanun’un 7/3. maddesi,
- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.05.1999 tarih 133 esas ve 142 sayılı kararıdır.
Karara göre “Önceki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunlar ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanmalı, hangisi hükümlünün lehine ise o yasa uygulanmalıdır.” Türk Ceza Kanunu’nun 7/3. maddesinde ifade edilen süre açısından kanunların uygulanma biçimi “Müddetname hesaplaması” bakımından da geçerlidir. 5237 sayılı TCK’nın 7/3 maddesinde “İnfaz rejimine ilişkin hükümler derhal uygulanır” şeklinde geçmektedir. 29.06.2005 tarihli 5377 sayılı Kanun’un 2. Maddesinde bu maddeye “Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç” cümlesi eklenmiştir. Bu durumda “şartla tahliye (koşullu salıverilme) hariç”, “infaz rejimine ilişkin hükümler derhal uygulanır” şartı getirilmiştir.
Müddetnamede Mahsup
Hüküm kesinleşmeden önce şahsi hürriyeti sınırlama sonucu doğuran bütün haller sebebiyle geçirilmiş sürelerin hapis cezasından indirilmesidir. Türk Ceza Hukukunda mahsup, sadece davası görülen olaydaki hürriyet kısıtlayıcı yaptırımları değil varsa daha önceki davalardan dolayı hürriyeti kısıtlayıcı bütün eylemleri hapis cezasından düşülerek hesaplanır. Gözaltı veya tutuklulukta geçirilen süreler mahsup edilen hürriyeti kısıtlayıcı hallere örnektir. 15 yaşını doldurmamış bireylerde durum biraz daha farkıdır. 15 yaşını doldurmamış bireylerde gözaltı ve tutuklulukta geçen bir gün hapis cezasından iki gün düşülerek hesaplanır. Burada kanun koyucu 15 yaşını doldurmamış bireylerin lehine bir düzenleme yapmayı tercih etmiştir. Konutu terk etmeme şeklinde adli kontrolüne tabi olanların ise konutta geçirdikleri iki gün cezalarında bir gün indirerek hesaplanır. Uyuşturucu madde bağımlıları ve alkol bağımlılarının hastanede tedavi amaçlı bir müddet tutulurlar. Bu onların iyileşmesi ve mahkûmiyet sırasında kendisine ve çevresindekilere zarar vermemesi için gerekli bir önlemdir. Bu mahkûmların hastanede geçirdikleri bir gün yine hapis cezalarından mahsup edilir.
Bir davadaki tutuklama ve gözaltı sürelerinin daha sonra başka bir davadaki hapis cezasından mahsup edilebilmesi için ilk davadaki tutukluluk ve gözaltından geçirilen sürelerin aldığı hapis cezasından fazla olması gerekir. Tutukluluk ve gözaltında geçen fazladan süre daha sonraki davada yatılacak hapis cezasından bu şekilde düşülebilir. Böylece mahkûm kendisine verilen iki hapis cezasının toplamından fazlasını ceza infaz kurumlarında geçirmiş olmayacaktır.
Beraat kararı verilen dosyalardaki tutuklu kalından sürenin daha sonraki davadan mahsup edilmesi belli bir şarta bağlanmıştır. Bu şart beraat kararının ikinci suç işlendikten kesinleşmesidir. Aksi halde mahsup koşulları oluşmamış kabul edilmektedir. Mahkumiyete hükmedilen fiilin suç olmaktan çıkarılması veya hapis cezasının azalması neticesinde mahkûmiyeti biten kişinin fazladan yattığı süre daha sonraki davalarında mahsuba konu olmayacaktır çünkü daha sonra çıkan lehe kanun önceki tutuklamayı haksız tutuklama haline getirmemektedir. Bazı durumlarda savcılık tarafından hazırlanan müddetnameye itiraz etmek mümkündür.
Müddetnameye Nasıl İtiraz Edilir?
Müddetname, hukuki bir sürecin belirli bir süre içinde tamamlanması için verilen resmi bir yazıdır. Genellikle mahkemelerde, cezaevlerinde veya diğer yargı organlarında kullanılır. Müddetname, süreli hapis cezası alan bir kişinin cezasını tamamlaması için verilen belgedir. Müddetname, cezaevi müdürlüğü veya infaz savcılığı tarafından verilir ve hükümlünün cezaevindeki süresini tamamlaması için belirli bir tarih verir. Müddetname, hükümlünün cezasını tamamlaması için verilen son tarihtir ve bu tarihten önce serbest bırakılamaz.
Müddetnameye bazen hatalı düzenlenebilir. müddetanmeye itiraz infaz hakimliğine yapılır. İnfaz hakimliğine yapılan itiraz kararının hatalı olduğu düşünüldüğü vakit bu kararda itiraza tabi olup bu karara itiraz Ağır Ceza Mahkemesi’ne yapılmaktadır.
Her ne kadar müddetname, cezaevi müdürlüğü tarafından verilse de, hükümlü bu süreye itiraz edebilir. Müddetnameye itiraz etmek için hükümlünün infaz mahkemesine başvurması gerekmektedir. Bu başvuruya “müddetnameye İtiraz Dilekçesi” denir. Müddetnameye itiraz dilekçesi, hükümlünün cezaevindeki süresini tamamlaması için verilen belgeye itiraz ettiğini belirtir. İtiraz dilekçesi, hükümlünün avukatı veya kendisi tarafından yazılabilir. Dilekçede, müddetnameye itiraz edilme nedenleri ve gerekçeleri detaylı bir şekilde açıklanmalıdır.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Müddetnameye İtiraz Dilekçesi” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Sonuç
Hazırlanan ve tebliğ edilen müddetnamenin hatalı olma ihtimali her zaman bulunmaktadır. Cumhuriyet savcıları müddetname hazırlarken bazen hata yapabilmektedirler. Ceza bilgilerinizde ya da tutukluluk sürenizde eksiklikler ya da fazlalıklar oluşmuş ve yanlış değerlendirme yapılmış olabilir. Eğer müddetnamenin hatalı olduğu ile ilgili bir şüpheniz ya da düşünceniz varsa müddetnameye itirazda bulunmanız şiddetle tavsiye ederiz. Önemle belirtmek gerekir ki; suçun işlenme tarihi müddetname hesaplamalarında en önemli husus olarak karşımıza çıkmaktadır. İnfaz Kanunu uyarınca suçun işlenme tarihine göre cezadaki indirim ve mahsup oranlarında da değişiklikler olmaktadır. Almış olduğunuz mahkumiyete göre ne kadar sürelik bir yatarınız olduğunu öğrenmek İLETİŞİM geçiniz.






