Nafaka Artırım Davası
İçindekiler
- 1 Nafaka Artırım Davası Şartları
- 2 Nafaka Artırım Davası Kaç Yılda Bir Açılır?
- 3 Nafaka Nasıl Belirlenir?
- 4 Nafaka Artış Oranı Nasıl Hesaplanır?
- 5 Anlaşmalı Boşanmada Nafaka Artırımı
- 6 Anlaşmalı Boşanma Sonrası Nafaka Artırım Davası
- 7 Nafaka Artırım Dava Dilekçesi
- 8 Boşanma Davası Devam Ederken Nafaka Artırımı
- 9 Boşanma Davası Kesinleşmeden Nafaka Artırım Davası
- 10 Nafaka Artırım Davası İçin Gerekli Belgeler
- 11 Nafaka Artırım Davası Harç Hesaplama
- 12 Nafaka Artırım Davası Cevap Dilekçesi
- 13 Nafaka Artırım Davasına Karşı Dava
- 14 Nafaka Artırım Davası Yetkili Mahkeme
- 15 Nafaka Artırım Davası Reddi
- 16 Nafaka Ödememenin Cezası Nedir?
- 17 Nafaka Artırım Davası Zamanaşımı
- 18 Sonuç
Nafaka Artırım Davası, mahkeme tarafından hükmedilen nafakanın, nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını karşılamaya yetmemesi veya tarafların ekonomik durumlarında meydana gelen değişiklik sebebiyle açılan nafaka davasıdır.
Bu dava, mahkeme tarafından hükmedilen nafakaların, ihtiyaçları karşılamaya yetmediği her durumda açılabilir. Davanın açılması için belirli bir süre sınırı bulunmamaktadır.
Nafaka artırım davası TMK m.176/4’te şu şekilde düzenlenmiştir: “Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.”
Nafaka artırım davasına dayanak teşkil edecek diğer bir kanun maddesi ise TMK m.331’dir: “Durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.”
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Türk Medeni Kanunu” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Nafaka Artırım Davası Şartları
TMK m. 176/4 hükmü gereğince; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilmektedir. Nafaka artırım davasının açılabilmesi için gerekli olan şartlar:
Kesinleşmiş Bir Nafaka Kararı Bulunmalı
Hükmedilmiş bir nafaka kararı yoksa mantıken nafaka artırım davası da açılamaz. Sadece nafaka kararının olması nafaka artırım davasını açabilmemiz için yeterli değildir. Nafaka kararının kesinleşmiş olması gerekmektedir. Ancak nafaka kararı kesinleştikten sonra nafakanın artırılması davası söz konusu olabilir.
Tarafların Ekonomik ve Sosyal Durumlarında Değişme Olmalı
Tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının değişmesi durumunda nafaka artırım davası açılabilmektedir. Ancak bu değişimin nafaka miktarının artırılmasını haklı kılacak nitelikte olmalıdır.
Nafaka Miktarının Değişmesini Hakkaniyet Gerektirmeli
Nafaka yükümlüsünün maddi gücü eskiye oranla düşüşe geçmiş olması halinde nafaka artırım talebi hakkaniyetli değildir.
Nafaka Toptan Şekilde Ödenmemiş Olmalıdır, İrat Şeklinde Ödeniyor Olmalı
Hakim nafakaya toptan şekilde hükmetmişse ve yükümlü de nafakayı toptan olarak ödeyip bitirmişse bu durumda tekrar artırım olmaz. Taksitle ödenen nafakalarda nafaka artırım davası açılabilir.
Nafaka Artırım Davası Kaç Yılda Bir Açılır?
Nafaka artırım davasının açılması için bir zaman sınırlaması bulunmamaktadır. Bu durumda hükmedilen nafakanın yetersiz kaldığının ortaya çıkması halinde nafaka alacaklısı her zaman Nafaka Artırım Davası açabilir.
Ancak nafaka talep edilirken dürüstlük kuralına da uygun hareket edilmesi gerekmektedir. Örneğin boşanma kararının kesinleşmesinden çok kısa süre sonra nafaka artırım davası açılması halinde nafaka artırımının olağanüstü nedenlerden kaynaklandığının ispat edilmesi gerekir. Aksi durumda çok kısa süre içinde açılan davanın kötü niyetli olduğu kabul edilecektir.
DİKKAT : Ülkemizin değişen ekonomik koşulları nedeniyle her yıl nafaka artırım davası açılması hem tarafları hem de mahkemeleri yoran ayrıca maddi açıdan külfetli bir yol olacaktır. Dolayısıyla bunun yerine mahkemeden nafakanın her yıl TÜİK tarafından belirlenen oran üzerinden kendiliğinden artması için talepte bulunmak faydalı olacaktır.
Nafaka Nasıl Belirlenir?
Nafaka, tarafların ekonomik durumları ve lehine nafakaya hükmedilecek olanın ihtiyaçlarına göre belirlenmektedir. Bu kapsamda müşterek çocuk için iştirak nafakası, anne ve babanın ekonomik durumları ile çocuğun giderleri göz önüne alınarak belirlenir. Benzer şekilde yardım nafakası, nafaka isteyen tarafın ekonomik durumu ile nafaka borçlusunun ekonomik durumuna göre belirlenir. Yoksulluk nafakası miktarının belirlemesinde de aynı yöntem uygulanmaktadır.
Nafakanın belirlenmesinde hakimlerin çok geniş takdir hakkı bulunmaktadır. Bu takdir hakkı doğrultusunda hakim, nafaka miktarının hakkaniyetli şekilde belirler. Nafaka miktarı, nafaka borçlusunun ekonomik olarak aciz duruma düşmesine neden olmayacak şekilde belirlenir. Yine nafaka alacaklısının da mağduriyetine neden olmayacak şekilde nafaka miktarının belirlenmesi gerekir.
Tarafların ekonomik durumları ise mahkeme tarafından yapılacak sosyal ve ekonomik durum araştırması ile tespit edilebilmektedir. Bu araştırmaya SED araştırması denilmektedir. Mahkeme, SED araştırması için taraflarının bulunduğu yerdeki polis veya jandarmaya müzekkere yazarak araştırma yapılmasını ister. Bu araştırmada tarafların kazancı, sahip olduğu malvarlıkları, giderleri, bakmakla yükümlü olduğu kişiler, kira gelirleri, kirada oturup oturmadıkları, sağlık sorunları ve benzeri konular tespit edilir. Nafakanın belirlenmesinde SED araştırması çok büyük önem taşımaktadır.
Nafaka Artış Oranı Nasıl Hesaplanır?
Nafaka miktarı, davacının ekonomik ihtiyaçlarına ve davalının maddi durumuna göre mahkemece takdir edilmektedir. Nafaka artış oranları mahkeme tarafından, Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıklamış olduğu Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) oranlarına göre belirlenmektedir. Ancak mahkeme bu oranla bağlı değildir. Nafaka alacaklısı ve borçlusunun ekonomik hali ve durumları her somut olaya göre farklılık göstereceğinden mahkemeni belirli nafaka artış oranının üzerinde bir nafaka artımı yapması mümkündür.
Ayrıca taraflar, mahkemece nafakaya hükmedildiğinde, mahkemeden nafakanın her yıl TÜİK tarafından belirlenen oran üzerinden kendiliğinden artması için talepte bulunmak önceden artış oranının belirlenmesi istenebilir.
Anlaşmalı Boşanmada Nafaka Artırımı
Anlaşmalı boşanma, bir yıldan uzun süren evliliklerde eşlerin birlikte başvurması veya birinin açtığı davayı diğerinin kabul etmesi halinde hızlıca boşanmaya karar verilmesini sağlayan boşanma türüdür. Anlaşmalı boşanmada eşlerin; boşanma, velayet, nafaka, boşanmada tazminat, boşanmada mal paylaşımı ve ziynet alacağı gibi konularda eksiksiz şekilde anlaşmaya varmaları gereklidir.
Anlaşmalı boşanmada nafaka taraflarca belirlenir. Bu davalarda hakim, ödenecek nafaka konusunda tarafların yerine geçerek karar veremez. Bu sebeple anlaşmalı boşanma için başvuran eşlerin, nafaka konusunda anlaşmaları şarttır. Taraflar nafaka ödenmesi, ödenmemesi, ödenecekse miktarı, artırım oranları ve süresi konusunda da anlaşabilirler. Anlaşmalı boşanma davalarında nafaka artış oranı belirlenmesinde her iki taraf bakımından da menfaat bulunmaktadır. Aksi durumda tarafların nafaka artırım davası ile karşı karşıya kalmaları mümkündür.
Anlaşmalı Boşanma Sonrası Nafaka Artırım Davası
Anlaşmalı boşanma davaları, tarafların boşanmaya bağlı tüm sonuçlar, dolayısıyla nafaka miktarı üzerinde anlaştığı boşanma davalarıdır. Buna rağmen zaman içinde değişen ekonomik iklimin sonucu olarak veya taraflardan birinin mali gücünde meydana gelen olağanüstü değişiklikler söz konusu olabilir. Bunun sonucunda taraflarca belirlenip mahkemece hükmedilen nafaka miktarı nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını karşılamaya yetmeyebilir. Bu ihtimalde açılması gereken dava nafaka artırım davasıdır.
Nafaka artırım davası açılması için dava konusu nafakanın anlaşmalı boşanma veya çekişmeli boşanma davasında karar verilmiş olması arasında bir fark bulunmamaktadır. Anlaşmalı boşanma sonrası nafaka artırım davası açılması mümkündür. Ancak burada dürüstlük kurallarına riayet edilmesi gereklidir. Anlaşmalı boşanmadan çok kısa süre sonra ve şartlarda değişiklik olmadan açılacak nafaka davası, kötü niyetli olarak değerlendirilebilir. Bu durumda ise davanın reddine karar verilebilmektedir.
Nafaka Artırım Dava Dilekçesi
Nafaka artırım dava dilekçesinde öncelikle davanın açılacağı mahkemenin belirtilmesi gerekir. Sonrasında davanın taraflarının isimleri, soyisimleri, kimlik numaraları ve adresleri yazılmalıdır. Açıklamalar kısmında ise sıra numarası altında hangi gerekçelerle nafakanın artırılmasının istenildiği belirtilmelidir. Burada nafaka artırılması talebinin nedenlerin açık ve somut şekilde ifade edilmesi büyük önem taşımaktadır.
Açıklamalar kısmından sonra yine sıra numarası altında delillerin bildirilmesi gerekir. Delillerin bildirilmesi, büyük öneme sahiptir. Nitekim delil listesinde bildirilmeyen bir delilin ilerleyen süreçte yargılama içerisinde sunulması hukuken mümkün değildir. Bu sebeple örneğin tanık deliline dayanmayan davacının hukuken tanık dinletme hakkı olmayacaktır.
Nafaka artırım dava dilekçesinin son kısmında ise artırılması istenilen nafaka miktarının tereddüt yaratmayacak şekilde ifade edilmesi ve dava dilekçesinin imzalanması gerekir.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Nafaka Artırım Dava Dilekçesi Örneği’” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Boşanma Davası Devam Ederken Nafaka Artırımı
Boşanma davası devam ederken hükmedilecek nafaka tedbir nafakasıdır. Tedbir nafakası, boşanma davasına bakan mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında artırılabilir, indirilebilir veya kaldırılabilir. Bu sebeplerle boşanma davası devam ederken hükmedilen tedbir nafakasının artırılması için yeni bir dava açılması mümkün değildir.
Boşanma davalarının günümüzde çok uzun sürdüğü göz önüne alınırsa davası açıldığında hükmedilen nafakanın ilerleyen dönemlerde ihtiyaçları karşılamaya yetmemesi gündeme gelebilir. Bu durumda boşanma davasına bakan mahkemeden tedbir nafakasının artırılması bir dilekçe veya duruşma sırasında sözlü olarak talep edilebilir. Hakim kuracağı yeni bir ara kararla kararını verir.
Boşanma Davası Kesinleşmeden Nafaka Artırım Davası
Nafaka artırım davası açılması için gereken şartlar daha önce görülmüş bir boşanma davasında hükmedilmiş bir nafakanın bulunması ve bu nafakanın nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını karşılamaya yetmemesidir.
Nafaka artırım davası açılabilmesi için artırım talebine konu nafakaya karar verilen boşanma davasının sonucunun kesinleşmesi gerekmektedir. Üstelik bu davanın boşanma kararının kesinleşmesinden çok kısa bir süre sonra açılması durumunda da artırım talebinin dayandığı sebeplerin ispatlanması gerekir. Nitekim aksi durumda davacı nafaka alacaklısının kötü niyetli olduğu kabul edilebilecektir.
Nafaka Artırım Davası İçin Gerekli Belgeler
Nafaka artırım davasında davacının, bu talebinin dayanağı olan olguları ispatlaması gerekmektedir. Bu doğrultuda tarafların ekonomik durumunda meydana gelen değişiklikleri kanıtlayacak mahiyette SGK raporları, davacının çalışma gücünü kaybettiği olgusunu destekleyecek birtakım belgeler veya eğer dava konusu nafaka iştirak nafakası ise çocuğun okul kayıt belgeleri, servis, gıda veya kıyafet masraflarını gösteren nitelikte belgeler mahkemeye sunulması gerekir.
Nafaka Artırım Davası Harç Hesaplama
Nafaka artırım davalarında harç, nispi harca tabidir. Nafaka artırım davaları, bağımsız şekilde açılması gereken davalardır. Bu davalarda dava değeri üzerinden nisbi harç ödenir. Ödenmesi gereken nisbi harç ise artırılması istenilen nafakanın bir yıllık karşılığı üzerinden hesaplanır. Yapılacak hesaplamada artış istenilen miktarın 12 aylık bedeli harca esas değer üzerinden gösterilir. Harç da bu değer üzerinden ödenir.
Söz gelimi aylık nafaka miktarının 1.000-TL olduğunu, bu nafakanın 2.000-TL yükseltilerek toplamda 3.000-TL’ye çıkartılmasının talep edildiğini düşünelim. Bu durumda dava değeri 2.000 X 12 olmak üzere toplamda 24.000-TL’dir. Dava harcının da bu miktar üzerinden yatırılması gerekir. Bu durumda ise dava açılışında ödenmesi gereken peşin harç 819,36-TL olacaktır. dava açılışında başvurma harcı ve gider avansı da dahil edildiğinde ise yatırılması gereken yargılama gideri 2.800-TL olacaktır.
Harca esas değer üzerinden harç yatırılmadan dava açılması usulen hatalı olacaktır. Bu durumda mahkeme, davacı tarafa, eksik olan harcı yatırmak için süre verir. Bu süre içerisinde harcın tamamlanmamış olması durumunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
Nafaka Artırım Davası Cevap Dilekçesi
Nafaka alacaklısı tarafından dava açıldığında davalı taraf, nafaka artırım davası cevap dilekçesi sunabilir. Davalı nafaka artırım davası cevap dilekçesini davanın açıldığı mahkemeye hitaben yazmalıdır. Dilekçenin, tebliğden itibaren iki hafta içerisinde sunulması şarttır.
Nafaka artırım davası cevap dilekçesinde dosya numarası, davacı, davalı, vekiller ve kimlik bilgileri, nafaka artırım talebinin hukuka aykırı olduğunun ileri sürüldüğü konu bölümü, hukuka aykırılığın olay özelinde detaylıca anlatıldığı ve delillere dayanıldığı açıklamalar bölümü, son olarak deliller ve talep bölümleri yer alır.
Nafaka Artırım Davasına Karşı Dava
Karşı dava, açılan davada davalının da aynı konuyla ilgili bir dava açmasıdır. Nafaka artırım davasında da karşı dava açılması mümkündür. Örneğin yoksulluk nafakasının artırılması için dava açan eski eşe karşı yoksulluk nafakasının kaldırılması talepli karşı dava açılması mümkündür.
Karşı dava açılması halinde açılan davada, karşı davanın hukuki nedenlerinin ve delillerinin usulüne uygun olarak bildirilmesi gerekir. Yine mahkemeden talep edilenlerin tüm açıklığı ile ifade edilmesi şarttır. Bu hususların bildirilmesi ve karşı dava için gereken harçların da ödenmesi durumunda mahkeme karşı dava edilen hususları inceleyerek kararını verir.
Nafaka Artırım Davası Yetkili Mahkeme
Nafaka artırım davalarında yetkili mahkeme, nafaka alacaklısının bulunduğu yer mahkemesidir. Bu davaların, borçlunun bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerekmemektedir. İştirak nafakasının artırılmasını isteyen velayet sahibi, diğer taraf başka bir şehirde ikamet ediyor olsa da bulunduğu yerde nafaka artırım davası açabilir. Yine yoksulluk nafakasının veya yardım nafakasının artırılması davasının da davacının yaşadığı yer aile mahkemesine başvurularak açılabilmesi mümkündür.
Nafaka davalarında kesin yetki kuralı bulunmamaktadır. Bu sebeple davanın yetkisiz mahkemede açılması durumunda, yetki itirazında bulunması gereklidir. Aksi durumda mahkeme, yetkili olup olmadığını kendiliğinden inceleyemez.
Nafaka Artırım Davası Reddi
Nafakanın artırılması sebepleri gerçekleşmediyse açılan nafakanın artırılması davası reddedilecektir. Nafakanın artırım sebepleri paranın alım gücünün azalması, enflasyonun artması, mevcut nafakanın nafaka alacaklısının ihtiyaçlarını karşılamaya yetmemesi, nafaka yükümlüsünün malvarlığında veya gelirinde meydana gelen olağanüstü artış gibi durumlardır. Böyle durumlarda nafakanın artırılmasına hükmedilmelidir. Ancak bunlar gerçekleşmediyse veya nafaka yükümlüsünün maddi gücü daha fazla nafaka ödemeye elverişli değilse bunlar, davanın reddi sebebidir.
İştirak nafakası artırım davası açıldığında da mevcut nafakanın çocuğun ihtiyaçlarını karşılamadığı ispat edilmelidir. Bu ispat edilmediği durumda veya nafaka yükümlüsünün ekonomik gücünün artırılmak istenen miktarı karşılamaya yetmediği durumlarda dava reddedilecektir.
Nafaka Artırım Davasının Reddi Nedenleri
Nafaka artırım davasının reddi, aşağıdaki nedenlerden kaynaklanabilir:
- Nafaka Borçlusunun Ekonomik ve Sosyal Durumunda Bir Değişiklik Olmaması : Nafaka artırım davasında, nafaka borçlusunun ekonomik ve sosyal durumunun değişmesi, nafakanın artırılmasını gerektiren en önemli nedendir. Nafaka borçlusunun ekonomik ve sosyal durumunda bir değişiklik olmaması halinde, nafakanın artırılması talebi reddedilecektir.
- Nafaka Alacaklısının Ekonomik ve Sosyal Durumunda Bir İyileşme Olması : Nafaka artırım davasında, nafaka alacaklısının ekonomik ve sosyal durumunda bir iyileşme olması da nafakanın artırılmasını gerektiren bir nedendir. Nafaka alacaklısının ekonomik ve sosyal durumunda bir iyileşme olması halinde, nafakanın artırılması talebi reddedilecektir.
- Nafakanın Kaldırılması Şartlarının Oluşması : Nafakanın kaldırılması şartları, Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesinde düzenlenmiştir. Bu şartlardan birinin oluşması halinde, nafakanın artırılması talebi reddedilecektir.
Nafaka Artırım Davasının Reddi Durumunda Yapılması Gerekenler
Nafaka artırım davasının reddi halinde, nafaka alacaklısı, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını inceleyerek, yerinde görürse kararı onaylar, yerinde görmezse bozar. Bozma kararı halinde, ilk derece mahkemesi, bozma kararına uygun olarak yeniden karar verir. Nafaka alacaklısı, istinaf yoluna başvurmak istemezse, kararın kesinleşmesini beklemelidir. Kararın kesinleşmesinden sonra, nafaka alacaklısı, nafakanın yeniden belirlenmesi için yeniden nafaka artırım davası açabilir.
Sonuç olarak, nafaka artırım davasında, mahkeme tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını yeniden değerlendirir. Bu değerlendirme sonucunda, nafakanın artırılmasına veya azaltılmasına veya tamamen kaldırılmasına karar verebilir. Nafaka artırım davasının reddi halinde, nafaka alacaklısı, istinaf yoluna başvurabilir veya kararın kesinleşmesini bekleyebilir.
Nafaka Ödememenin Cezası Nedir?
Nafaka ödemesine dair karar verilmiş olan eş artık maddi durumunun elverişsiz olmasından kaynaklı olarak ya da nafaka hükmediliş şartlardan birinin ortadan kalkmasına dayanarak nafaka ödeyemediğini, ödemesine gerek kalmadığını mahkemeye kanıtlamak suretiyle nafakanın kaldırılmasını talep edebilir. Fakat böyle bir durum oluşmamışsa, mahkeme kararına ve hakkında yapılan icra takibine rağmen nafaka borcunun ödenmemesi durumunda İcra ve İflas Kanunu uyarınca nafaka borçlusu hakkında 3 aya kadar tazyik hapsine hükmedilebilir. Bu ceza ayrıca para cezasına çevrilemediği gibi ertelenmesi de söz konusu değildir. Yasaya göre nafaka ödemeyen nafaka yükümlülerine alacaklının şikâyeti üzerine 3 aya kadar hapis cezası verilir. Verilen bu hapis cezasının kalkması için nafaka borcunun ödenmesi gerekmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken husus ise ödenmemiş olan nafaka borçları hakkında alacaklı tarafın 3 ay içerisinde bir şikayette bulunması gerektiğidir. Bu süre içerisinde şikayet edilmediği takdirde nafaka alacaklısının şikâyet hakkı düşecektir.
Nafaka artırım davası yukarı ayrıntılı belirttiğimiz üzere görevli ve yetkili mahkemelerde açılmalıdır. Bütün dava sürecin etkin ve hızlı şekilde takibinin yapılabilmesi adına deneyimli bir boşanma avukatının hukuki yardımına başvurmak kişinin yararına olacaktır. Nafaka eşler ve çocuklar için ne kadar önemliyse nafakanın miktarı ve yeterliliği de o kadar önemlidir. Bu husus, kişinin yaşadığı toplum içerisinde asgari geçim standartlarını yakalayabilmesi adına mahkemece karar verilen ödemedir. Nafaka davası ve artırım davası bu bakımdan kişi lehine ve olabildiğince hak kaybı yaşanmadan sonuçlanmalıdır. Bu nedenle boşanma davası avukatı ile sürecinizi sürdürmeniz menfaatinize olacaktır.
Nafaka Artırım Davası Zamanaşımı
Nafaka artırım davası açısından herhangi bir zamanaşımı süresi yoktur. Mahkeme tarafından verilen nafakanın geçerli olduğu süre içinde nafaka artırım davası açılabilmektedir. Nafaka almaya devam eden tarafın mali durumunun değiştiği ya da hakkaniyetin gerektirdiği hallerde hakim tarafından nafaka artırımına karar verilir. Örneğin tedbir nafakası alan kişinin nafaka artırım talebi TMK m. 200’de düzenlenmiştir. Bu kapsamda koşullar değiştiğinde hakim, eşlerden birinin istemi üzerine kararında gerekli değişikliği yapar veya sebebi sona ermişse alınan önlemi kaldırır. Dolayısıyla nafaka artırım davasının açılması için bir zamanaşımı süresi belirtilmemiştir.
Sonuç
Nafaka artırım davası, mevcut nafaka miktarının artırılması için açılan davadır. Bu davada öncelikle tarafların nafaka artırımı için kanunen aranan şartları taşıyıp taşımadığı incelenmelidir. Sonrasında ise dava süreci için usuli işlemlerin hukuka uygun yapılması gereklidir. Aksi halde başvuru reddedilir. Bu noktada sürecin başından itibaren bizimle İLETİŞİM geçebilirsiniz.






