Vefat Sonrası Yapılması Gereken İşlemler
İçindekiler
- 1 Ölüm Belgesinin Alınması
- 2 Veraset İlamının (Mirasçılık Belgesi) Alınması
- 3 Veraset ve İntikal Vergisi Beyannamesi
- 4 Bankadaki Hesaplar ve Borçlar
- 5 Tapu ve Malvarlığı İşlemleri
- 6 SGK Bildirimi ve Ölüm Aylığı
- 7 Ölenin Anonim Şirket Hisselerinin Murislere Geçişi
- 8 Ölenin Limited Şirket Hisselerinin Murislere Geçişi
- 9 Terekenin Paylaşılması (Taksimi)
- 10 Muvazaa ve Mirastan Mal Kaçırma İddiasına Dayalı Açılacak Davalar
- 11 Mirasın Reddi (Redd-i Miras) Süresi
- 12 Diğer Bildirimler
- 13 Sonuç
Yakınını kaybeden mirasçıların aynı anda hem yas hem de ağır bir bürokrasiyle uğraşması gerekiyor. Vefat eden bir kişinin ardından yerine getirilmesi gereken hukuki ve idari işlemler, hem zamanında hem de doğru şekilde yapılmalıdır. Bu rehberde, 2025 yılı itibarıyla güncel prosedürlerle birlikte ölüm sonrası yapılması gereken işlemleri adım adım bulabilirsiniz.
Ölüm Belgesinin Alınması
Vatandaşlar genellikle ölüm belgesi sürecinde karışıklık yaşayabilir. Bu nedenle, ölüm belgesi nereden alınır, kim verir, kaç günde çıkar gibi sorulara önceden yanıt aramak işleri kolaylaştırır. Belediyeler ve hastaneler bu süreçte rehberlik sağlar. Kısacası, ölüm belgesi vefat sonrası tüm resmi işlemlerin kapısını açan ilk adımdır.
Bir kişinin vefatının ardından yapılması gereken ilk işlem ölüm belgesinin alınmasıdır. Ölüm belgesi, hem defin işlemlerinin hem de miras sürecinin resmi başlangıç noktasıdır. Bu belge olmadan hiçbir resmi kurumda işlem yapılamaz. Eğer ölüm hastanede gerçekleşmişse, belge hastane yönetimince düzenlenir. Ancak ölüm hastane dışında olduysa, olayın meydana geldiği bölgenin bağlı bulunduğu belediye doktoru tarafından verilir.
Ölüm belgesi ölümün nedenini, tarihini ve yerini gösterir. Bu belgeyle birlikte nüfus müdürlüğü, SGK ve tapu gibi kurumlarda yapılacak işlemlerde kimlik doğrulaması sağlanır. Ölüm belgesi düzenlenmeden defin ruhsatı alınamaz; dolayısıyla cenaze işlemleri de gecikir.
Ölüm belgesi, vefatın resmi olarak kayıtlara geçmesini sağlar ve miras, tapu, banka işlemlerinin ilk adımıdır. Bu belge olmadan hiçbir resmî kurumda işlem yapılamaz.
- İlk yapılması gereken işlem, vefat eden kişi için ölüm belgesi düzenletmektir.
- Ölüm hastanede gerçekleşmişse belge hastaneden alınır.
- Hastane dışında gerçekleşmişse bağlı bulunulan belediyedeki görevli doktorlar tarafından düzenlenir.
DİKKAT : Ölüm belgesi olmadan tapu, banka ve miras işlemlerine başlanamaz.
Veraset İlamının (Mirasçılık Belgesi) Alınması
Vefat eden kişinin mallarına, taşınmazlarına ve alacaklarına kimin hak sahibi olacağını belirleyen belgeye veraset ilamı ya da diğer adıyla mirasçılık belgesi denir. Bu belge olmadan miras paylaşımı veya intikal işlemleri yapılamaz. Veraset ilamı iki farklı yolla alınabilir: Sulh Hukuk Mahkemesi veya noter üzerinden.
Sulh Hukuk Mahkemesi’nden alınan veraset ilamı genellikle 1 ila 14 gün arasında sonuçlanır. Masraflar arasında dava harcı, baro pulu ve vekalet ücreti bulunur; avukat aracılığıyla yapılırsa bu kalemler değişiklik gösterebilir. Noter aracılığıyla alındığında ise belge aynı gün içinde düzenlenir ancak ücretler mirasçı sayısına göre değişir.
Bu aşama, özellikle miras paylaşımı, banka hesaplarının açılması, tapu intikali ve SGK işlemleri gibi konular için zorunludur. Veraset ilamı alındıktan sonra mirasçılar birlikte veya tek tek işlem yapabilirler. Hukuki geçerliliği açısından noter ya da mahkeme belgesi fark etmeksizin aynı değere sahiptir.
Veraset ilamı, mirasçılık sıfatını ve miras paylarını gösteren belgedir. Vefat eden kişinin malvarlığı üzerinde hak sahibi olunduğunun kanıtıdır.
- Veraset ilamı, kimin hangi oranda mirasçı olduğunu gösteren belgedir.
- Sulh Hukuk Mahkemesi veya noter aracılığıyla alınabilir.
- Mahkeme yolu genellikle daha düşük maliyetli, noter ise daha hızlıdır.
- Ücretler ve harçlar yıllara göre değişebilir, işlem öncesinde güncel tutarların kontrol edilmesi gerekir.
DİKKAT : Veraset ilamı noterlerden de alınabilmektedir ancak karmaşık mirasçılık durumları mevcutsa; örneğin ölenin, paylarının bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını gerektirecek kadar çok sayıda mirasçısı varsa veya nüfus kayıtlarında bir sebeple (soybağının reddi, vatandaşlıktan çıkma, vb.) kapalı kayıt görünüyorsa noterler veraset ilamını vermeyebilmektedir.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Veraset İlamı (Mirascılık Belgesi) Nedir?” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Veraset ve İntikal Vergisi Beyannamesi
Vefat eden kişinin mallarının, taşınmazlarının ve haklarının mirasçılara geçmesi işlemi miras intikali olarak adlandırılır. Bu işlem için öncelikle veraset ilamının alınmış olması gerekir. Mirasçılardan biri tapu, noter veya ilgili kamu kurumuna başvurarak intikal işlemini başlatabilir.
Miras intikalinde amaç, murisin (vefat eden kişinin) üzerine kayıtlı tüm taşınır ve taşınmaz malların mirasçılara devredilmesidir. Bu süreçte tapu dairesi, vergi dairesi ve noter gibi kurumlar devreye girer. Tapuda intikal işlemi yapılmadan miras kalan mülk üzerinde satış, bağış veya paylaşım mümkün değildir.
Özellikle taşınmaz mallarda miras intikal vergisi ve tapu harcı gibi ödemeler yapılır. Bu işlemlerin eksiksiz tamamlanması, ileride çıkabilecek miras anlaşmazlıklarını önler. Günümüzde birçok kişi bu işlemi avukat aracılığıyla yürütmektedir. Böylece hem süre kısalır hem de hukuki hataların önüne geçilir.
Veraset ilamı alındıktan sonra, vefat eden kişinin üzerine kayıtlı taşınmaz, araç, banka hesabı veya diğer mallar mirasçılara devredilir.
- Mirasçıların, miras kalan malvarlığı için Vergi Dairesi’ne beyanname vermesi kanunen zorunludur.
- Veraset ve intikal vergisi ödenen taşınmazlar için tapuda harç değil, yalnızca döner sermaye bedeli ödenir.
Beyanname Süreleri
- Türkiye’de vefat eden kişi: Ölüm tarihinden itibaren 4 ay içinde
- Yurt dışında vefat eden kişi: Ölüm tarihinden itibaren 6 ay içinde
- Gaiplik kararı varsa: Kararın kesinleşmesinden itibaren 1 ay içinde
Süresinde Beyanname Verilmezse
- Eksik veya geç beyan için vergi ziyai cezası
- Ödenmeyen vergiye gecikme faizi
- Tapu işlemlerinde banka ve araç devri işlemlerinde blokaj/engel söz konusu olabilir.
Bankadaki Hesaplar ve Borçlar
Bankadaki para bakımından, ilk önce bankadan ne kadar bakiyesi olduğunu gösteren yazı alınmalıdır. O meblağ beyannamede beyan edilmelidir. Veraset ilamı ve vergi dairesinden alınan ilişik kesme (vergi borcu yoktur) yazısı ile beraber, bankalardan da para aktarımı yapılması istenebilir.
- Mirasçıların, miras kalan banka hesaplarındaki paraları vergi dairesinden alacakları üst yazıyla miras payı oranında alabilirler.
- Banka hesapları ölüm halinde otomatik kapanır.
- Ancak kredili hesaplar ve borçlar mirasçılar tarafından araştırılmalı ve ödenerek kapatılmalıdır.
- Aksi halde mirasçılar banka borçlarından sorumlu olabilir, icra işlemiyle karşılaşabilir.
- Kredi borçları ödenirken hayat sigortası olup olmadığı banka tarafından mutlaka sorulmalıdır.
- Eğer hayat sigortası varsa borç sigorta tarafından karşılanır.
DİKKAT : Borç mirastan fazlaysa “mirasın reddi” ile borçtan kurtulabilirsiniz.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Mirasçıların Vergisel Yükümlülükleri” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Tapu ve Malvarlığı İşlemleri
Miras Kalan Taşınmazlar İçin İşlemler
Vefat eden yakınınızın taşınmazları bulunuyorsa ilgili taşınmazların bağlı bulunduğu belediyeden rayiç değer yazılarını edinmeniz gerekecektir. Farklı illerde veya ilçelerde taşınmazlar söz konusu olduğundan her taşınmazın bulunduğu il ve ilçeye giderek bu bilgiye ulaşmak zorunda kalabilirsiniz. Ancak e-devlet sistemi üzerinden rayiç değer yazısı almayı denemenizi tavsiye ederiz. Bazı belediyeler e-devlet sistemi üzerinden rayiç değer yazısı almanız için entegre olmuş durumdadır. Rayiç değer yazılarınızın asıllarını muhakkak saklamalısınız. Belediye nezdinde taşınmazlar ile ilgili herhangi bir borç var ise bu yazı verilmeden önce bahse konu borcun ödenmesi ilgili belediye tarafından talep edilebilir.
- Belediyeden rayiç değer belgesi alınması
- Ardından veraset ve intikal vergisinin ödenmesi
- Tapu müdürlüğünde intikal işlemi yapılması
DİKKAT : Tapu intikali gecikirse belediye tarafından emlak vergisi cezası uygulanabilir. Bu süreçte taşınmaz satışı yapılamaz.
Miras Kalan Araç İntikali İçin İşlemler
Vergi dairesindeki veraset ve intikal vergisi beyannamesinde bunlardan da bahsedilecektir. Aracın ruhsatının fotokopisi eklenecek, ayrıca bedeli de kasko bedeli olarak belirtilecektir. Kaskosu var ise, sigorta şirketine sorup öğrenebilirsiniz. Kaskosu yok ise, Türkiye Sigortalar Birliği’nin duyurduğu marka model rayiç bedel listelerinden bulunacak bedel belirtilmelidir.
- Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı)
- Vergi Dairesi – İlişik Kesme
- Sigorta ve Muayene Kontrolü (Zorunlu trafik sigortası + geçerli muayene)
- Noterde İntikal İşlemi
DİKKAT : Tüm mirasçıların birlikte notere gitmesi veya her mirasçının diğerine/avukata özel vekalet vermesi gerekir.
SGK Bildirimi ve Ölüm Aylığı
Vefat eden kişinin durumu, Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) mutlaka bildirilmelidir. Sigortalı, prim ödemekte veya emekli aylığı almakta iken vefat etmişse, hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanabilmesi için başvuru yapılması zorunludur.
Maaş bağlanacak kişilerden reşit ve ayırt etme gücü olanlar başvuruyu bizzat yapmalı; reşit olmayan veya kısıtlı olanların başvurusu ise yasal temsilcileri tarafından gerçekleştirilmelidir.
DİKKAT : Vekil aracılığıyla başvuru yapılacaksa vekaletname dilekçeye eklenmeli, ayrıca dilekçede avans talebi olup olmadığı ve ikamet adresi mutlaka belirtilmelidir.
Sosyal Güvenlik Kurumuna Başvuru
- Vefat eden kişi sigortalı ya da emekli maaşı alıyorsa SGK’ya veraset ilamı ile bildirim yapılmalıdır.
- Hak sahipleri (eş, çocuk, bazı durumlarda anne-baba)
- Reşitse bizzat, değilse yasal temsilci aracılığıyla başvurur.
Gerekli Belgeler
- Kimlik bilgileri
- Banka IBAN’ı
- Vekil varsa vekaletname
- Veraset ilamı
- Ölüm belgesi
DİKKAT : Cenaze ödeneği istenip istenmediği dilekçede belirtilmelidir.
Ölenin Anonim Şirket Hisselerinin Murislere Geçişi
Anonim şirketlerde ortağın vefatı sonrası şirket hisseleri doğrudan mirasçılarına intikal etmeyip, miras taksimine kadar tereke adına kayıtlıdır. Ölüm ile terekeye dahil olan şirket hisse senetlerinin paylaşımı usulünce yapılmadığı müddetçe Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) emredici düzenlemesine uyarınca Şirket hisselerinin paylaşımdan önce Anonim Şirket pay defterine kaydı ancak elbirliği halinde mülkiyet şeklinde olabilir.
Öte yandan anonim şirketlerde bedeli tamamen ödenmemiş payların ancak şirketin onayı ile devrolabileceği yasal sınırlama devrin miras yolu ile geçişinde uygulanmayacaktır. Yani anonim şirketlerde bedeli tamamen ödenmemişse de miras yolu ile payların malvarlığına ilişkin hakların geçişi için şirketin onayına gerek bulunmamaktadır. Fakat bu geçiş için de yine şirkete mirasçıların tümü tarafından veya aralarında yaptıkları yazılı bir taksim sözleşmesi ile başvurulmalıdır. Şirket payların paylaşılıp paylaşılmamasına göre pay defterine elbirliği ile mülkiyet veya paylı mülkiyet şeklinde kaydı gerçekleştirecektir.
Benzer şekilde, şirket esas sözleşmesinde öngörülen sözleşmesel devir sınırlandırmaları payların miras yolu ile geçişinde sınırlı bir şekilde uygulama bulacaktır. Paylar; miras, veya mirasın paylaşımı gereği iktisap edilmişlerse, şirket, payları edinen kişiye, sadece paylarını gerçek değeri ile devralmayı önerdiği takdirde onay vermeyi reddedebilecek esas sözleşmede mevcut sınırlandırmaları sebep göstererek devri reddedemeyecektir.
Payların miras ve mirasın paylaşımı gereği iktisap edilmeleri hâlinde bunların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan malvarlığına ilişkin haklar derhâl; genel kurula katılma haklarıyla oy hakları ise ancak şirketin onayı ile birlikte devralana geçecektir. Şirket, onaylamaya ilişkin istemi, aldığı tarihten itibaren en geç 3 (üç) ay içinde reddetmemişse veya ret haksızsa, onay verilmiş sayılır.
Ölenin Limited Şirket Hisselerinin Murislere Geçişi
Anonim şirketlerden farklı olarak limited şirketlerde Esas sermaye payının, miras veya mirasın paylaşımı ile geçmesi hâllerinde, tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçer. Fakat şirket, iktisabın öğrenilmesinden itibaren 3 (üç) ay içinde şirketin, payları kendi veya ortağı ya da kendisi tarafından gösterilen üçüncü bir kişi hesabına, gerçek değeri üzerinden devralmayı önerdiği takdirde esas sermaye payının geçtiği kişiyi onaylamayı reddedebilir. Red kararı, devrin gerçekleştiği günden itibaren geçerli olmak üzere geriye etkilidir. Red, bu konudaki kararın verilmesine kadar geçen süre içinde alınan genel kurul kararlarının geçerliliğini etkilemeyecektir.
Terekenin Paylaşılması (Taksimi)
Ölüm olgusuyla birlikte paylaşma gerçekleşene kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir; miras ortaklığı yasadan doğan bir ortaklıktır. Mirasçılar terekeye elbirliği halinde sahip olurlar ve bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.
Yasa onları mirasçıları zorunlu olarak bir ortaklık ilişkisine sokmuştur, bu ağır sonucu yumuşatmak üzere onlara diledikleri zaman paylaşmayı isteme hakkı vermiştir; zira miras ortaklığı mahiyeti icabı geçici bir ortaklıktır.
Mirasçılar, aralarında anlaşarak mirası paylaşırlarsa, iradi paylaşma söz konusu olur. Türk Medenî Kanunun sisteminde esas olan da mirasçıların anlaşmasıyla mirasın paylaşılmasıdır. İradi paylaşma da (i) elden paylaşma ve (ii) paylaşma sözleşmesi olmak üzere iki şekilde gerçekleşebilir.
Bütün mirasçılar, terekede bulunan malvarlığı değerlerini, aralarındaki anlaşmaya uygun olarak birbirlerine devretmişlerse, miras elden paylaşılmış olur. Elden paylaşma anlaşması bir şekle tabi olmayıp; her bir tereke unsurunun niteliğine göre gerekli tasarruf işleminin yapılması, elden paylaşmanın tamamlanması için yeterlidir.
Mirasçılar, terekedeki malvarlığı değerlerini birbirlerine devretmek yerine, bu hususta bir anlaşma yapmakla yetinirlerse, bu takdirde paylaşma sözleşmesi söz konusu olur. Paylaşma sözleşmesi, terekenin aktif ve/veya pasiflerinin tamamen veya kısmen kime tahsis edileceği hususunda, mirasçıların oybirliği ile yaptığı anlaşmayı ifade eder. Tüm mirasçıların katılımıyla yapılmak zorunda olan paylaşma sözleşmesi, geçerlilik açısından yazılı şekle tabidir. Burada söz konusu olan, adi yazılı şekildir; terekeye dahil olan bazı mal ve hakların devri için resmî şekil aransa dahi, paylaşma sözleşmesinin adi yazılı şekilde yapılması gerekli ve yeterlidir.
DİKKAT : Mirasın paylaşılmasına ilişkin olarak mirasçılar arasında yapılan anlaşmanın terekenin tamamını kapsaması şart değildir; terekedeki sadece bazı malları paylaşmaya yönelik sözleşme yapılması da pekâlâ mümkündür.
Muvazaa ve Mirastan Mal Kaçırma İddiasına Dayalı Açılacak Davalar
Miras paylaşım sürecinde en çok karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, miras bırakanın sağlığında yaptığı işlemlerle bazı mirasçıları kayırması veya diğerlerinin haklarını zedelemesidir. Mirasçılar arasında adil paylaşımın sağlanması ve saklı paylı mirasçıların yasal haklarının korunması için muvazaa iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil davası ve tenkis davaları büyük önem taşır. Bu davalar, miras bırakanın ölümünden sonra yapılan malvarlığı araştırmaları sırasında tespit edilen şüpheli devirlerin veya aşırı kazandırmaların iptali ve düzeltilmesi amacıyla açılır.
Muvazaaya dayalı tapu iptal ve tescil davası, miras bırakanın sağlığında yaptığı gerçek iradesini gizleyen işlemlerin iptal edilmesi amacıyla açılan bir davadır. En sık karşılaşılan örnek, miras bırakanın malını “satış” ya da “bağış” gibi göstererek aslında bir veya birkaç mirasçıyı kayırmak istemesidir. Bu tür işlemler, diğer mirasçıların miras hakkını zedelediği için, “muris muvazaası davası” yoluyla tapu iptali ve tescil talep edilebilir. Davayı, miras bırakanın ölümünden sonra hakları ihlal edilen mirasçılar açabilir.
Tenkis davası ise, miras bırakanın tasarruf oranını aşarak saklı pay sahibi mirasçıların haklarını ihlal ettiği durumlarda gündeme gelir. Türk Medeni Kanunu’na göre, miras bırakan belirli bir kısmı (tasarruf oranı) üzerinde dilediği gibi işlem yapabilir; ancak bu oranı aşan bağış veya kazandırmalar, saklı pay sahiplerinin payını azaltıyorsa tenkis davası açılabilir. Bu dava ile, yapılan kazandırmaların saklı pay oranına kadar indirimi (tenkisi) talep edilir.
Her iki dava türü de, mirasçılar arasındaki adaletsiz mal paylaşımını önlemeye yöneliktir. Muvazaa davası işlemin tamamen iptalini sağlarken, tenkis davası yapılan kazandırmanın sadece aşan kısmının geri alınmasını sağlar. Bu nedenle, hangi davanın açılacağı miras bırakanın yaptığı işlemin niteliğine göre belirlenmeli ve süreç için bizimle İLETİŞİM geçiniz.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Mirastan Mal Kaçırma (Muris Muvazaası)” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Tenkis Davası” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Mirasın Reddi (Redd-i Miras) Süresi
Veraset ilamı, yalnızca mirasçıların kimler olduğunu gösterir; ölen kişinin malvarlığı bu belgede yer almaz. Mirasçılar, ölenin malvarlığını öğrenmek veya paylaşmak istediklerinde kapsamlı bir miras araştırması yapmalıdır. Bu araştırma; tapu kayıtlarından taşınmaz sorgulaması, Emniyet Genel Müdürlüğünden araç sorgulaması, bankalardan mevduat ve kiralık kasa bilgisi talebi, şirket hisseleri ve menkul kıymet sorgulamaları gibi birçok kaynaktan bilgi toplanmasını içerir.
Bu araştırma sayesinde, miras bırakanın sağlığında bazı mirasçıları kayıran muris muvazaası gibi adil olmayan işlemler yapıp yapmadığı da ortaya çıkarılabilir. Sürecin teknik ve karmaşık olması nedeniyle, deneyimli bir avukattan profesyonel destek almak süreci hızlandırır ve olası hak kayıplarını önler.
Ayrıca miras sadece malvarlığından değil, borçlardan da oluşabilir. Eğer tereke (miras) borca batıksa, yani borçlar mallardan fazlaysa, mirasçılar mirası reddetmek için 3 ay içerisinde sulh hukuk mahkemesinde dava açabilir. Bu yolla mirasçılar, ölenin borçlarından yasal olarak sorumluluktan kurtulabilirler.
- Mirası kabul etmek istemeyen mirasçı, ölüm tarihinden itibaren 3 ay içinde Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurmalıdır.
- Süresinde red yapılmazsa mirasçılar, miras payı oranında miras bırakanın borçlarından da sorumlu hale gelebilir.
DİKKAT : Mirasın reddi yaparken malvarlığının borçları ve aktifleri kontrol edilerek süre içinde hareket edilmelidir.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Reddi Miras Nedir?” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Diğer Bildirimler
Vefat sonrası süreç yalnızca miras, tapu veya SGK işlemleriyle sınırlı değildir. Ölen kişinin adına kayıtlı abonelikler, üyelikler, sigorta poliçeleri ve resmi kayıtların da güncellenmesi gerekir. Elektrik, su, doğalgaz ve internet gibi aboneliklerin iptali veya devri, hem ileride doğabilecek borç riskini önler hem de mirasçıların sorumluluğunu sınırlar. Ayrıca, ölen kişi adına kayıtlı e-Devlet hesapları, dijital platformlar veya üyeliklerin de yasal mirasçılar tarafından kontrol altına alınması önemlidir.
Bunun yanında, vergi dairesi ve belediye nezdinde yapılacak bildirimler de unutulmamalıdır. Mülkiyet veya araç gibi varlıkların devrinden önce, ilgili belediyeye ölüm bildirimi yapılmalı ve varsa emlak vergisi, çevre temizlik vergisi veya araç vergisi gibi yükümlülüklerin durumu kontrol edilmelidir. Aynı şekilde, veraset ve intikal vergisi beyannamesi verilmeden önce terekenin tam olarak belirlenmesi gerekir.
Son olarak, ölen kişinin varsa özel sağlık sigortası, bireysel emeklilik (BES) veya hayat sigortası sözleşmeleri de incelenmelidir. Bu poliçelerde ölüm halinde hak sahiplerine yapılacak ödemeler, genellikle doğrudan sigorta şirketine başvuru ile alınabilir. Belgelerin eksiksiz sunulması, ödemelerin kısa sürede tamamlanmasını sağlar. Bu işlemlerin tamamı, hem hukuki riskleri azaltır hem de mirasçıların süreci düzenli biçimde yürütmesine yardımcı olur.
Sonuç
Allah kimseye yaşatmasın. Ama biliyoruz ki bu hayatın bir gerçeği ölüm. Hukukun da gerçeği, hem de çetrefilli bir gerçeğidir. Sevdiklerimizin, yakınlarımızın vefatı sonrasında miras kalan malların intikaline ilişkin aşamaları tüm mirasçılar bir aradayken tamamlamak uzun vadede tüm ailenin huzuru için önem arz etmektedir. Zira vefatın üzerinden geçen uzun süreler içerisinde devralınmamış, paylaşılmamış miras malları hem miras kalan malların atıl biçimde kalmasına hem de yaşanabilecek tartışmalar nedeniyle aile huzurunun bozulmasına neden olacaktır. Her ne kadar yukarıda tüm aşamaları ile miras intikal işlemlerinizi nasıl tamamlayacağınızı izah etmiş olsak da pratikte bahse konu süreçleri tek başınıza tamamlamak da zorlanabilirsiniz. Bu nedenle miras intikal süreçlerinde tüm mirasçılar bir araya gelerek bir avukat ile anlaşabilir ve tüm sürecin takibini avukatınız aracılığıyla tamamlayabilirsiniz. Miras intikal süreçlerinizin yürütülmesi sırasında tüm mirasçılar avukat huzurunda bir araya gelerek miras kalan terekenin ne surette paylaşılacağı hususunda anlaşma sağlayabilirsiniz. Mirasçılar olarak avukat ile anlaşma sağlamanız durumunda miras kalan malvarlığı ile ilgili dava açmaksızın hızlı ve hakkaniyetli paylaşım yapabilmek için bizimle İLETİŞİM geçiniz.






