Uzlaştırma Kapsamındaki Suçlar
İçindekiler
- 1 Uzlaşma / Uzlaştırma Nedir?
- 2 Uzlaştırma Şartları Nelerdir?
- 3 Uzlaşma / Uzlaştırma Kapsamına Giren Suçlar Nelerdir?
- 4 Uzlaşma Kapsamına Girmeyen Suçlar Nelerdir?
- 5 Ceza Davası Devam Ederken Mahkemede Uzlaşma
- 6 Ceza İnfaz Edilirken Uzlaşma
- 7 Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ve Uzlaşma
- 8 Uzlaşma ve Şikayetten Vazgeçme Farkı
- 9 Uzlaştırma ve Arabuluculuk Farkı
- 10 Sonuç
Uzlaşmaya tabi suçlar Ceza Muhakemesi Kanununun 253. Maddesi ve devamında hüküm altına alınmıştır. Uzlaşma kelime anlamı olarak karşılıklı anlaşma ve sulh olmayı ifade eder. Ceza Hukukunda uzlaştırma kurumu ile soruşturma sırasında devlet tarafından atanan tarafsız uzlaştırmacı ile kişilerin ceza davası açılmadan önce anlaşması amaçlanmıştır. Uzlaştırma, adli makamlarca yürütülen bir işlemdir. Taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmesi ile barışçıl bir sonuç elde edilmesi hedeflenmiştir. Uzlaşmanın diğer bir amacı mahkemelerin iş yükünü hafifletmektedir. Uzlaştırma sürecinde taraflar tamamen özgür iradeleriyle karşılıklı olarak anlaşıp anlaşmayacaklarına karar vermektedir. Uzlaştırma sürecinin avukat yardımıyla yürütülmesi kişilerin haklarını bilerek daha doğru karar almasında etkilidir.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Ceza Muhakemesi Kanunu” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Uzlaşma / Uzlaştırma Nedir?
Uzlaştırma, ceza davası açılmadan önce şüpheli ile mağdur tarafın adli makamlarca atanan tarafsız bir uzlaştırmacı yardımıyla bir araya getirilerek dava açılmadan anlaşmaları ve barışmalarını amaçlayan süreçtir.
Soruşturma sürecinde savcılık tarafından şüpheli hakkında dava açılması için yeterli deliller toplandıktan sonra suç uzlaşma kapsamındaysa savcılık uzlaştırma sürecini başlatır. Uzlaştırmacı taraflarla görüşerek karşılıklı teklifleri iletir. Şüpheli ile mağdur karşılıklı olarak anlaşırsa uzlaşma sağlanmış sayılır. Şüpheli uzlaşma nedeniyle edimini yerine getirdiği takdirde savcılık dava açmadan kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.
Uzlaşma sağlandığı takdirde hukuk mahkemelerinde ayrıca tazminat davası açma hakkı 18/10/2023 tarihinden itibaren artık mümkündür. Anayasa Mahkemesi’nin 2023/43 Esas No, 2023/141 Karar No ve 26/7/2023 tarihli kararı uzlaşmanın sağlanması hâlinde tazminat davası açılamayacağını öngören kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle bu hükmün (CMK m. 253/19) iptaline karar vermiştir. Yani artık soruşturma aşamasında uzlaşma sağlansa bile ayrıca tazminat davası açılabilmektedir. Bu karardan önce taraflar arasında uzlaşma sağlandığında ayrıca hiçbir şekilde tazminat davası açılamamaktaydı.
Uzlaşma teklifi uzlaştırmacı tarafından iletildikten sonra muhatabın buna 3 gün içerisinde cevap vermesi gerekir. Bu süre içinde yanıt verilmediği takdirde uzlaşma reddedilmiş sayılır.
Taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı takdirde savcılık iddianame düzenler ve şüpheli hakkında ceza mahkemesinde dava açılır.
Uzlaştırma Şartları Nelerdir?
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.253 kapsamında uzlaştırma düzenlenmiştir. Buna göre;
- Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir (CMK m.253/2),
- Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, (…)89 cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda ve ısrarlı takip suçunda (madde 123/A), uzlaştırma yoluna gidilemez (CMK m.253/3),
- Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz (CMK m.253/3),
- Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar (CMK m.253/1-a),
Uzlaşma / Uzlaştırma Kapsamına Giren Suçlar Nelerdir?
Uzlaştırma kapsamına giren suçlar Ceza Muhakemesi Kanununda açıkça hükme bağlanmıştır. Uzlaşma ile mağdurun zararı giderilmek istenirken şüphelinin de olası bir cezadan kurtulması söz konusudur.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve özel kanunlarda şikayete bağlı suçların tamamı (istisnalar vardır) uzlaşma kapsamındadır.
Suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar uzlaşmaya tabidir.
Şikayete tabi olup olmadığına bakılmaksızın uzlaşma kapsamında olan suçlar şunlardır;
Uzlaşma Kapsamına Girmeyen Suçlar Nelerdir?
CMK’nın 253/1 maddesinde belirtilen bu suçlar, şikâyete bağlı olmayanlar olarak adlandırılır ve toplumun huzurunu, güvenini ve adalet duygusunu sarsan eylemlere karşı kesin bir tutum sergiler.
Bu suçlar, uzlaşma ile çözülemez çünkü bu suçlar, bireysel bir çıkar ya da menfaat için değil, toplumun genel çıkarı ve hukukun üstünlüğü için işlenmiş suçlardır. Etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar veya cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar gibi özel ve hassas durumlar, uzlaşmanın dışında tutulmuştur.
Suçtan zarar görenin kamu tüzel kişisi olması durumunda ise, uzlaşma hükümleri uygulanamaz. Çünkü bu durumda zarar gören, bireysel olarak değil, toplum adına hareket etmektedir ve adaletin sağlanması toplumsal bir sorumluluktur.
Uzlaşma kapsamına giren bir suçun, başka bir suçu işlemek amacıyla ya da birlikte işlenmiş olması durumunda ise, uzlaşma yoluna gidilemez. Bu durumda adaletin bütünlüğü ve toplumsal güvenin sağlanması önceliklidir.
Uzlaşmaya tabii olmayan suçlar, adaletin sınırlarını ve toplumun değerlerini korurken, hukukun üstünlüğünü ve toplumsal barışı teminat altına alır. Bu nedenle, bu suçlarla mücadelede kararlılıkla hareket etmek, toplumun refahı ve adaletin tecellisi için gereklidir.
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar
Şikâyete bağlı olsa dahi, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar uzlaşmaya tâbi değildir. Türk Ceza Kanunu’nda yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar; 102, 103, 104 ve 105. maddelerde düzenlenmiştir. Bu maddelerdeki suçlar şikâyete tâbi olsalar dahi uzlaşma hükümleri uygulanamaz.
Etkin Pişmanlık Hükümlerine Yer Verilen Suçlar
Şikâyete tâbi olsa dahi, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar uzlaşmaya tâbi değildir.
Türk Ceza Kanununda etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar şunlardır:
- Mal Varlığına Karşı Suçlar (M.168) ;
- Organ ve Doku Ticareti Suçu (M. 91,93);
- Hırsızlık (M. 141-147),
- Yağma (M.148, 149),
- Mala Zarar Verme (M.151,152),
- Güveni Kötüye Kullanma (M. 155),
- Dolandırıcılık (M.157-159),
- Hileli İflâs (M.161), Taksirli İflâs (M.162),
- Karşılıksız Yararlanma Suçları (M.163) .
- Uyuşturucu ve Uyarıcı Maddelerle İlgili Suçlar (M. 188-192).
- Para ve Kıymetli Damgalarda Sahtecilik Suçları (M.197 – 201).
- Suç İşleme Amacıyla Örgüt Kurma (M. 220, 221).
- Zimmet Suçu (M. 247, 248).
- Rüşvet Suçu (M. 252-254).
- İftira Suçu (M. 267,269).
- Yalan Tanıklık Suçu (M.272, 274).
- Hükümlü ve Tutuklunun Kaçması Suçu (M.292, 293).
Ceza Davası Devam Ederken Mahkemede Uzlaşma
Ceza davası açıldıktan sonra hakim uzlaştırma prosedürünün uygulanmasını gerektiren bir suçun işlendiğine kanaat getirirse ve daha önce soruşturma aşamasında taraflar arasında uzlaşma görüşmeleri yapılmadıysa dosya savcılığa ait uzlaştırma bürosuna gönderilir. Taraflar arasında dava sırasında uzlaşma sağlanırsa ve sanık edimini eksiksiz şekilde yerine getirirse sanık hakkında açılan ceza davası düşer.
Ceza davasında uzlaşma, taraflar arasında dava açılmadan önce soruşturma aşamasında uzlaştırma prosedürünün uygulanmadığı ve uzlaştırmaya tabi bir suçun işlendiği anlaşıldığında gerçekleştirilebilir. Taraflar daha önce uzlaşma görüşmeleri sonucunda anlaşamadıysa ve bu nedenle iddianame düzenlendiyse açılan davada tekrar uzlaşma hükümleri uygulanamaz.
Ceza İnfaz Edilirken Uzlaşma
Cezası kesinleşen ve bu nedenle hükümlü olan kişiler daha sonra bu suçun uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle uzlaşma prosedürünün uygulanmasını talep edebilirler. Cezası infaz edilmiş olsa bile uzlaşma sağlandığı takdirde kişinin adli sicil kaydı silinebilir. Ceza infaz edilirken taraflar savcılık aracılığıyla uzlaşma prosedürünü başlattığı takdirde infazın durdurulması sağlanabilir. Burada önemli olan cezanın uzlaştırma kapsamına alınıp alınmadığını tespit etmek ve daha önce uzlaştırma prosedürünün uygulanmadığından emin olmaktır.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ve Uzlaşma
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildikten sonra 5 yıllık denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlenmesi halinde mahkeme hükmü açıklamak için yeni bir duruşma günü belirler. Eğer denetim süresi içerisinde bu suç uzlaşma kapsamına alınan bir suçsa hakim uzlaşma prosedürünün uygulanması için dosyayı savcılığa göndermek zorundadır. Uzlaşma bürosunda taraflar uzlaşırsa HAGB kararı sonrası açılan ceza davasının düşmesine karar verilir.
Uzlaşma ve Şikayetten Vazgeçme Farkı
Uzlaştırma, hukuki anlamda sonuçları bakımından şikayetten vazgeçme demek değildir. Şikayetinden vazgeçilen bir dosya uzlaştırma sürecine girmez. Yani uzlaşmadan önce şikayetten vazgeçilirse uzlaşmadan yararlanılamaz.
Ancak tazminat anlamında uzlaşma ve şikayetten vazgeçmenin bir farkı yoktur. Şikâyetten vazgeçildiği sırada, ayrıca kişisel haklardan da vazgeçilmemiş ise, tazminat isteme hakkı ortadan kalkmaz. Uzlaştırmada ise 18/10/2023 tarihine kadar CMK 253/19 gereğince, uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılıyordu. Fakat bu hüküm Anayasa Mahkemesi’nin 2023/43 Esas, 2023/141 Karar ve 26/7/2023 tarihli kararıyla iptal edilmiştir. Bu iptal kararı ise 18/10/2023 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanmıştır.
Uzlaştırma ve Arabuluculuk Farkı
Kişilerin bizzat başvuru yapabildiği anlaşma yolu uzlaşma değil, arabuluculuktur ve arabuluculuk da ceza yargısı için söz konusu değildir. Arabuluculuk, kira uyuşmazlığı, tüketici uyuşmazlığı, işçi ve işveren uyuşmazlığı gibi hukuk yargısının kapsamındaki konularla ilgilidir.
Kişilerin bir ceza yargılaması içinde aynı masaya oturup anlaşmaya çalışması arabuluculuk değil, uzlaştırmadır. Uzlaştırmada ise arabuluculuktan farklı olarak kişiler, uzlaştırmacıya kendileri başvuramaz. Uzlaştırmacılar, Cumhuriyet Savcısı tarafından dosyaya atanırlar.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Uzlaşma ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Sonuç
Uzlaşma süreci uygulamada en çok soru gelen meseleler arasında yer almaktadır. Belirtmemiz gerekir ki uzlaşma görüşmeleri ve bu prosedürün diğer aşamaları hafife alınmamalıdır. Bunlar alelade geçiştirilmesi gereken işlemler değildir. Burada tutulacak olan tutanak bazı durumlarda (yukarıda açıkladık) ilam niteliğinde yani mahkeme kararıymış gibi sonuç doğurmaktadır. Bu nedenle hak kaybına uğramamak için bizimle İLETİŞİM geçiniz.






