Kasten Yaralama Suçu ve Cezası
İçindekiler
- 1 Kasten Yaralama Suçu Nedir?
- 2 Kasten Yaralama Suçu Nasıl Oluşur?
- 3 Kasten Yaralama Suçu Cezası
- 4 Kasten Yaralama Suçunun Cezayı Artıran Nitelikli Haller ve Cezası
- 5 Kasten Yaralama Suçunun Cezayı Azaltan Nitelikli Haller ve Cezası
- 6 Kasten Yaralama Suçunun Soruşturma Aşaması
- 7 Kasten Yaralama Suçunda Soruşturma Sonucu Verilebilecek Kararlar
- 8 Kasten Yaralama Suçunun Savunması
- 9 Kasten Yaralama Suçunda Ceza Yargılaması Aşaması
- 10 Kasten Yaralama Suçunda Zamanaşımı
- 11 Kasten Yaralama Suçunda Mahkemenin Verebileceği Kararlar
- 12 Kasten Yaralama Suçu Görevli ve Yetkili Mahkeme
- 13 Kasten Yaralama Suçunda İstinaf ve Yargıtay Süreci
- 14 Kasten Yaralama Suçunda Haksız Tahrik İndirimi
- 15 Kasten Yaralama Suçunda Meşru Müdafaa
- 16 Kasten Yaralama Suçunda Maddi ve Manevi Tazminat Davası
- 17 Sonuç
Kasten yaralama suçu; kasıtlı bir eylem ile kişinin vücut bütünlüğüne zarar verme suretiyle meydana gelmektedir. Kasten yaralama suçu ile bir kimsenin vücuduna acı verilmesi, sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olmaktadır. Kasten yaralama suçu ile korunan hukuki değer mağdurun beden bütünlüğü, başka bir ifade ile vücut dokunulmazlığıdır. Hukuka aykırı bir eylemin kasten yaralama suçu oluşturabilmesi için eylemin mağdurun “vücuduna acı vermesi”, “sağlığını bozması” veya “algılama yeteneğini bozması” gerekir. Netice olarak üç halden herhangi biri gerçekleşmemişse, fiil yaralama suçu olarak değerlendirilmeyecektir.
Kasten yaralama suçu, Türk Ceza Kanununda Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar bölümünde düzenlenen suç türlerinden biridir. Bu suç, bir kimsenin başka bir kimsenin vücut bütünlüğüne zarar verilmesine yönelik fiiller ile oluşu. Kasten yaralama suçunu işleyen kişiler hakkında 3 yıla kadar hapis cezasına hükmedilmektedir.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Türk Ceza Kanunu” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Kasten Yaralama Suçu Nedir?
Halk arasında daha yaygın olarak “adam yaralama” adıyla hatalı bir şekilde kabul gören kasten yaralama suçu, Türk Ceza Kanunumuzun “Özel Hükümler” başlıklı 2. kitabının, “Kişilere Karşı Suçlar” başlıklı 2. kısmının, “Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar” başlıklı 2. bölümü içerisinde 86. maddede düzenlenmiştir. Günümüzde bu ifadenin doğru kullanımı “adam yaralama suçu” değil, “kasten yaralama suçu” olmalıdır, kanunda da bu şekilde düzenlenmiştir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu (TCK 87. Madde) ile kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi (TCK 88. Madde) suçları, Türk Ceza Kanunumuzda farklı maddelerde farklı suç tipleri olarak düzenlenmiş olsalar da, anlatım dağınıklığı yaratmamak adına bu makalemizde alt başlıklar halinde incelenecektir.
Zaman zaman, kasten yaralama suçunun toplumumuzda birçok farklı suç tipiyle karıştırılabildiği görülmektedir; bu nedenle temel saptama doğru yapılmalıdır. Küçük farklılıklar saptanmalı ve kavramlara ilişkin tanımlama doğru yapılıp kanuna uygun bir tanımsal çerçeve dahilinde doğru tipiklik tespiti yapılarak, her somut olay kendi özelinde ele alınmalıdır. Basitçe anlaşılabilecek örneklerle açıklamamız gerekirse: Kasten yaralama suçu, ancak insanlara karşı işlenebilmektedir. Bir hayvana karşı yaralayıcı ve zarar verici davranış içerisine girilmesi halinde kasten yaralama suçu değil, diğer şartların da mevcut olması halinde(zarar gören hayvanın sahipli olması gibi) mala zarar verme suçu oluşacaktır. Ayrıca ölü bir kimse de yaralanamayacağı için, ölmüş kimsenin cesedine yönelik gerçekleştirilen bu tip hareketler de kasten yaralama suçunu değil, diğer tüm şartların mevcut olması halinde kişinin hatırasına hakaret suçunu meydana getirir.
Kasten Yaralama Suçu Nasıl Oluşur?
Kanun hükmüne göre kasten yaralama suçunun oluşması için bazı şartların oluşması gerekmektedir.
- Kasten Yaralama suçunun işlenmesi için icrai veya ihmali bir hareket gerekmektedir.
- Kasten Yaralama fiiliyle bir kimsenin vücuduna acı verme veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olunması gerekmektedir.
- Kişi kasten yaralama kastıyla hareket etmelidir.
- Yaralama davranışı hukuka aykırı olmalıdır.
- Kasten yaralamaya yönelik fiil ile netice arasında illiyet bağı (neden-sonuç) olmalıdır.
Kasten Yaralama Suçu Cezası
- Basit Tıbbi Müdahale (BTM) ile Giderilebilen Yaralama : 4 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası (TCK 86/2)
- BTM ile Giderilemeyen Basit Yaralama : 1 yıldan 3 yıla kadar hapis (TCK 86/1)
- Suçun Kadına Karşı İşlenmesi : Alt sınır en az 6 ay hapis (TCK 86/2)
- Silahla Basit Yaralama (BTM ile Giderilebilen) : 6 aydan 1,5 yıla kadar hapis veya artırılmış adli para cezası (TCK 86/3-e)
- Silahla Yaralama (BTM ile Giderilemeyen) : 1,5 yıldan 4,5 yıla kadar hapis (TCK 86/3-e)
- Üstsoy, Altsoy, Eş, Kardeşe Karşı İşlenmesi : Ceza yarı oranında artırılır: 1,5 yıldan 4,5 yıla kadar hapis
- Kamu Görevi Nedeniyle İşlenmesi : Ceza yarı oranında artırılır: 1,5 yıldan 4,5 yıla kadar hapis
- Kamu Görevlisinin Nüfuzunu Kötüye Kullanarak İşlemesi : Ceza yarı oranında artırılır: 1,5 yıldan 4,5 yıla kadar hapis
- Canavarca Hisle İşlenmesi : Ceza 1 kat artırılır: 2 yıldan 6 yıla kadar hapis (TCK 86/3-f)
- Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama (Organ veya Duyu Kaybı, Yüzde Sabit İz) : Ceza 1 kat artırılır: 3 yıldan 6 yıla kadar hapis (TCK 87/1)
- Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama (Ömür Boyu Sürecek Hasar, Hamile Kadının Çocuğunu Kaybetmesi) : Ceza 2 kat artırılır: 5 yıldan 10 yıla kadar hapis (TCK 87/1)
- Kasten Yaralama Sonucu Ölüm Meydana Gelmesi : 8 yıldan 12 yıla kadar hapis (TCK 87/4)
- Ruhsatsız Silahla Kasten Yaralama : Hem kasten yaralama cezası hem de 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 30-100 gün adli para cezası (6136 sayılı Kanun)
Kasten Yaralama Suçunun Cezayı Artıran Nitelikli Haller ve Cezası
Kasten yaralama suçunun cezayı artıran nitelikli halleri; suçun işleniş şekli, mağdurun yakınlık derecesi, failin nitelikleri gibi sebeplerle verilecek cezada artırıma gidilecek hallerdir. Bu haller, TCK m. 86/3 ve m. 87’de düzenlenmiştir.
- Üstsoya, Altsoya, Eşe, Boşandığı Eşe veya Kardeşe Karşı İşlenmesi
- Beden veya Ruh Bakımından Kendisini Savunamayacak Durumda Bulunan Kişiye Karşı İşlenmesi
- Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle İşlenmesi
- Kamu Görevlisinin Sahip Olduğu Nüfuz Kötüye Kullanmak Suretiyle İşlenmesi
- Silahla İşlenmesi
- Canavarca Hisle İşlenmesi
- Mağdurun Duyularından veya Organlarından Birinin İşlevinin Sürekli Zayıflamasına Yahut İşlevini Yitirmesine Neden Olması
- Mağdurun Konuşmasında Sürekli Zorluğa Yahut Konuşma veya Çocuk Yapma Yeteneklerinin Kaybolmasına Neden Olması
- Mağdurun Yüzünde Sabit İze Yahut Yüzünde Sürekli Değişikliğe Neden Olması
- Mağdurun Yaşamını Tehlikeye Sokan Bir Duruma Neden Olması
- İşlenmesi İle Gebe Bir Kadına İşlenmesi ve Çocuğun Vaktinden Önce Doğmasına Yahut Çocuğun Düşmesine Neden Olunması
- Mağdurun İyileşmesi Olanağı Bulunmayan Bir Hastalığa veya Bitkisel Hayata Girmesine Neden Olması
- Kasten Yaralama Suçunun Vücutta Kemik Kırılmasına veya Çıkığına Neden Olması
- Mağdurun Ölmesi
Kasten Yaralama Suçunun Cezayı Azaltan Nitelikli Haller ve Cezası
Kasten yaralama suçunda cezayı azaltan 2 adet nitelikli hal bulunmaktadır. Bu haller TCK m. 86/2 ve m. 88’de düzenlenmiştir.
- Basit Tıbbi Müdahale İle Giderilebilecek Ölçüde Kasten Yaralama Suçu
- İhmali Davranışla Kasten Yaralama Suçu
Kasten Yaralama Suçunun Soruşturma Aşaması
Soruşturma aşaması, yetkili makamlar tarafından suç şüphesinin öğrenilmesi ile başlayıp savcı tarafından olaya ilişkin bir iddianamenin düzenlenmesine kadar devam eden süreci kapsar. Kasten yaralama suçuna ilişkin soruşturma aşamasında yapılması gereken usul işlemleri şunlardır:
- Şikayet – İhbar
- Gözaltı
- Delillerin Toplanması
- İfade ve Sorgu
- Uzlaşma
- Adli Kontrol
Şikayet – İhbar
Şikayet, suçun mağduru veya suçtan zarar gören kişinin kendisine karşı gerçekleştirilen ve kendisini zarara uğratan haksız eylemleri yetkili makamlara bildirmesidir. İhbar ise, suç konusu eylemler ile herhangi bir ilişkisi olmayan kişilerin gerçekleşen haksız eylemleri yetkili makamlara bildirmesidir.
Kasten yaralama suçu, şikayete bağlı bir suç değildir. Bu nedenle kasten yaralama suçuna ilişkin gerçekleştirilen eylemlerin öğrenildiği andan itibaren savcılık, derhal soruşturma işlemlerine başlamakla yükümlüdür.
Ancak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikteki kasten yaralama suçu, şikayete bağlı bir suçtur. Bu suça ilişkin mağdur veya suçtan zarar gören kişilerin şikayeti olmaksızın soruşturma işlemlerine başlanılmaz.
Basit tıbbi müdahale ile giderilecek nitelikte kasten yaralanmalara ilişkin şikayet, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay içinde gerçekleştirilmelidir. Bu süre zarfında şikayet gerçekleştirilmediyse, kişilerin söz konusu eylem ve sanık hakkında soruşturma işlemlerine başlanılmasını isteme hakkı ortadan kalkar.
Yargılamanın her aşamasında şikayetten vazgeçilebilir. Basit tıbbi müdahale ile giderilecek kasten yaralama suçunda, soruşturma sürecinde şikayetten vazgeçilmesi halinde savcı, dosya konusu olaya ilişkin kovuşturmaya yer olmadığı kararı verir. Kovuşturma sürecinde şikayetten vazgeçilmesi halinde mahkeme, söz konusu olaya ilişkin davanın düşmesine karar verir.
Gözaltı
Yürütülen soruşturma sürecine ilişkin yapılması gereken usul işlemlerinin en kısa sürede tamamlanması için şüphelinin, kısa süreliğine nezarethanede tutulmasına gözaltı denir. Kasten yaralama suçuna ilişkin şüphelinin gözaltına alınması mümkündür.
Bu suçtan dolayı şüpheli kişi en fazla 24 saat gözaltında tutulabilir. Ancak bu suçun işlenmesine birden fazla kişinin ortak olması halinde gözaltı süresi 3 gün daha uzatılmak suretiyle en fazla 4 güne çıkartılabilir.
Kasten yaralama suçundan dolayı şüpheli sıfatı altında bulunan kişilerin 12 yaşından küçük yahut 15 yaşından küçük sağır ve dilsiz birisi olması halinde bu kişiler hakkında gözaltı kararı verilemez.
Şüpheliye haksız gözaltı uygulandığı yahut gözaltı süresinin dolmasına rağmen şüphelinin serbest bırakılmaması halinde gözaltı kararına itiraz edilebilir. İtiraz, Sulh Ceza Hakimliğine gerçekleştirilir. Gözaltı kararına karşı itirazda bulunabilecek kişiler şüpheli, şüphelinin avukatı, eşi, ebeveynleri, büyükanne ve büyükbabası, çocuğu, torunudur.
Delillerin Toplanması
Delil, suç konusu olayın detaylarının aydınlatılması için toplanan bulgulardır. Suç şüphesini öğrenen savcı, olaya ilişkin delil toplamaya başlar. Hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında delil toplanması mümkündür.
Kasten yaralama suçuna ilişkin toplanacak deliller şunlardır: güvenlik kamerası görüntüleri, video ve fotoğraf kayıtları, hastane raporları, balistik raporları, olay yeri inceleme raporları, parmak izi inceleme raporları, tanık beyanları.
Toplanacak delillerin akla uygun, somut, hukuka uygun ve suç konusu olaya ilişkin olması gerekir. Örneğin, kasten yaralama suçundan dolayı şüpheli sıfatını alan kişinin incelenen telefon kayıtlarında başka bir kimseye karşı ısrarlı takip suçunu da işlediği ortaya çıkarsa bu suça ilişkin deliller, kasten yaralama suçuna ilişkin dosyaya delil olarak eklenemez.
Hukuka uygun delillerin ayrıca hukuka uygun biçimde toplanması da gerekmektedir. Örneğin, kasten yaralama suçundan dolayı şüpheli sıfatı alan bir kişinin telefonunu çalarak bu suça ilişkin video kayıtlarının temin edilmesi halinde bu delil her ne kadar şüpheli aleyhine de olsa dosyaya delil olarak eklenemez.
İfade ve Sorgu
İfade, şüphelinin beyanlarının kolluk kuvvetleri veya savcılık makamı tarafından dinlenmesi iken sorgu, şüphelinin beyanlarının mahkeme huzurunda hakim tarafından dinlenmesidir.
İfade ve sorgu süreci, şüpheliye çağrı kağıdı tebliğ edilmesi ile başlar. Bu çağrı kağıdında şüphelinin neden ifadeye çağrıldığı, ifade vermek için hazır bulunması gereken yer ve saati, ifade vermeye gelmezse hakkında zorla getirme kararı çıkartılacağı yazılır.
İfade vermek için belirtilen yerde ve saatte hazır bulunan şüphelinin öncelikle kimlik bilgileri doğrulanır. Ardından ifade süresi boyunca sahip olduğu haklar öğretilir ve bu haklara ilişkin bilgiler verilir. Şüpheli ifade sürecinde, avukat talep etme, ifade vermeme (susma), savunma yapma, yakınlarına haber verme, delil toplanmasını isteme gibi haklara sahiptir.
İfade sürecine başlarken öncelikle şüphelinin mali ve eğitim durumu sorulur. Ardından süreç, görevli memurun soru sorması, şüphelinin bu sorulara cevap vermesi şeklinde devam eder. Şüphelinin verdiği cevaplar, kendi özgür iradesine dayanmalıdır.
Şüphelinin özgür iradesine işkence yapma, yorma, ilaç verme, tehdit etme gibi yasak usuller ile müdahale edilemez. Bu şekilde alınan ifadeler, hukuken geçersiz olup dosyaya eklenmez.
İfade sürecinin sonunda hazırlanan tutanak şüpheli, şüphelinin avukatı ve görevli memur tarafından imzalanır. Şüpheli, ifadeyi imzalamadan önce tutanağı dikkatle okumalıdır. Eğer tutanakta belirtmediği bir hususun yer aldığını yahut beyanlarının yanlış yazıldığını görürse tutanağı imzalamamalıdır.
İfade ve sorgu sürecinde şüpheli kişi, hukuki bilgi yetersizliği, kamu gücü karşısında zayıf hissetme hali ve tecrübesizliği nedeniyle ileride kendi aleyhine kullanılabilecek açıklamalarda bulunabilir. Bu nedenle bu sürecin alanında uzman bir ceza avukatı ile takip edilmesi gerekmektedir.
Uzlaşma
Adam yaralama suçu, mağdurun vücuduna bilerek zarar verilmesiyle ortaya çıkar ve failin kastı bu suçun oluşmasında belirleyici rol oynar. Ancak her kasten yaralama dosyası mahkemede sonuçlanmaz. Bazı durumlarda taraflar “uzlaşma” süreciyle çözüm sağlayabilir.
Türk Ceza Kanunu’na göre basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralamalar uzlaşmaya tabidir. Bu süreçte fail, mağdurla uzlaşma bürosunda bir araya gelir ve mağdurun zararını tazmin ederek davanın düşmesini sağlayabilir. Kasten yaralama uzlaşma gerçekleşirse ceza yargılaması sona erer ve fail hakkında hüküm kurulmaz.
Fakat ağır yaralama, silah kullanımı veya kemik kırığı gibi durumlarda suç uzlaşma kapsamında değildir. Bu nedenle her dosyanın özellikleri dikkatle incelenmeli, bir ağır ceza avukatı aracılığıyla uzlaşma sürecinin mümkün olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Adli Kontrol
Yürütülen soruşturma sürecinde yapılan işlemler sonucunda şüphelinin tutuklanmasına mahal verecek nitelikte delil elde edilmesi ancak şüphelinin özgürlüğünün de kısıtlanmasının istenmemesi durumunda şüpheli hakkında adli kontrol kararları uygulanmasına karar verilebilir.
Kasten yaralama suçundan dolayı şüpheli hakkında uygulanacak adli kontrol kararlarına; ev hapsi, elektronik kelepçe takılması, belirlenen yerlere gitmeme, belirli günlerde belirli kurumlara giderek imza atma, düzenlenen eğitimlere katılma örnek gösterilebilir.
Kasten yaralama suçundan dolayı şüpheli hakkında hükmolunan adli kontrol kararı en fazla 2 yıl süre boyunca uygulanabilir. Ancak mahkeme, gerekli gördüğü durumlarda gerekçesini de açıklamak suretiyle bu sürenin 1 yıl daha uzatılmasına karar verebilir.
Şüpheli ve şüphelinin avukatı, adli kontrol kararının niteliğine veya süresine itiraz edebilir. Bu itiraz kararın taraflara gönderildiği günden itibaren 7 gün içinde adli kontrol kararı veren merciye yazılı veya sözlü beyanda bulunmak suretiyle yapılır.
Tutukluluk
Tutukluluk, şüphelinin kendisine isnat edilen suçu işlediğine dair kuvvetli şüphede delil ortaya çıkması halinde verilen ve şüphelinin özgürlüğünü kısıtlayan soruşturma evresinde verilebilecek en ağır karardır.
Kasten yaralama suçundan dolayı şüpheli hakkında tutuklama kararı verilebilir. Bu suçtan dolayı şüpheli hakkında en fazla 1 yıl süreli tutuklama kararı verilebilir. Ancak mahkeme, zorunlu gördüğü durumlarda gerekçesini de açıklama suretiyle bu süreyi 6 ay daha uzatabilir.
Tutukluluk kararına karşı itiraz edilmesi mümkündür.. İtiraz, kararın verildiği günün ertesi gününden başlamak üzere 7 gün içinde tutuklama kararı veren makama yazılı veya sözlü beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutuklama kararına karşı hakkında tutuklama kararı verilen şüpheli, şüphelinin avukatı, eşi, yasal temsilcisi, ebeveynleri itirazda bulunabilir.
DİKKAT: Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek kasten yaralama suçundan dolayı şüpheli hakkında tutuklama kararı verilemez.
Kasten Yaralama Suçunda Soruşturma Sonucu Verilebilecek Kararlar
Kasten yaralama suçuna ilişkin yürütülen soruşturma sonucunda olaya ilişkin olarak savcı tarafından verilebilecek 3 farklı karar bulunmaktadır. Bu kararlar şunlardır:
- Soruşturmaya Yer Olmadığı Kararı (SYOK),
- Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı (KYOK),
- İddianamenin Düzenlenmesi
Soruşturmaya Yer Olmadığı Kararı (SYOK)
Soruşturmaya yer olmadığı kararı, şikayet veya ihbar konusu eylemlerin suç oluşturmadığın açık bir biçimde anlaşıldığı yahut şikayet veya ihbarın soyut, gerçek dışı ve mesnetsiz olduğunun bir bakışta anlaşılabildiği durumlarda verilen bir karardır.
SYOK kararı verilmesi ile dosya, soruşturma işlemlerine başlanılmadan kapatılır. Verilen bu karar, şikayetçi veya ihbarcıya bildirilir. Söz konusu olaylar hakkında soruşturma yapılması için ısrarcı olan kişi, kararın kendisine gönderilmesinden itibaren 15 gün içinde, sulh ceza hakimliğine, dilekçe vermek sureti ile karara itiraz edebilir.
Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı (KYOK)
Kovuşturmaya yer olmadığı kararı, şikayet veya ihbar konusu eylemlere ilişkin olarak yürütülen soruşturma sonucunda eylemlere ilişkin yeterli şüphede delil elde edilemediği ve şüphelinin eylemleri gerçekleştirdiğine ilişkin inandırıcı nitelikte bulgular toplanamaması durumunda verilen bir karardır.
Hakkında KYOK verilen dosya, kovuşturma yani duruşma ve mahkeme aşamasına geçilmeden ve şüpheli kişi sanık sıfatını almadan kapatılır.
Verilen KYOK kararı, taraflara bildirilir. Kararın hatalı olduğunu düşünen ve kovuşturma aşamasına geçilmesi konusunda ısrarcı olan kişi, kararın kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içinde, sulh ceza hakimliğine, dilekçe vermek sureti ile karara itiraz edebilir.
İddianamenin Düzenlenmesi
Soruşturma aşamasında gerçekleştirilen usul işlemleri sonucunda şüpheli kişinin kendisine isnat edilen suçu gerçekleştirdiğine ilişkin yeterli kuvvette delil elde edilmesi halinde savcı, olaya ilişkin bir iddianame düzenleyerek kamu davası açar. Hazırlanan iddianamenin mahkemeye sunulması ve mahkeme tarafından kabul edilmesi ile soruşturma aşaması tamamlanır ve kovuşturma aşamasına geçilir.
Kasten Yaralama Suçunun Savunması
Savunma, sanığın kendisine yöneltilen asılsız iddialara karşı hukuken kendisini korumasına olanak sağlayan en önemli araçtır. Savunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz ve kaldırılamaz.
Kasten yaralama suçuna ilişkin suç şüphesi altında bulunan kişinin ileri sürebileceği savunmalardan bazıları şunlardır:
- İlk olarak mağdurun şüpheliyi yaraladığı bu sebeple şüphelinin meşru müdafaa kapsamında değerlendirilmesi gerektiği,
- Şüphelinin ifade sürecinde suç konusu olay ve sahip olduğu haklar konusunda yeterince bilgilendirilmediği,
- Şüphelinin mağduru zorunluluk hali içinde gerçekleştirdiği,
- Sanığın cebir veya tehdit altında mağduru yaraladığı,
- Sanığın eylemlerini gerçekleştirdiği esnada yaşının küçük olduğu,
- Yaralama eyleminin sanığın kastından değil sanığın taksirinden dolayı gerçekleştiği,
- Yargılama aşamasında yalnızca sanığın aleyhine olan delillerin toplandığı,
- Suçun vasfının yanlış değerlendirildiği.
Kasten yaralama suçuna ilişkin ileri sürülebilecek savunmalar, her somut olay bakımından değişkenlik gösterir. Savunma yapma aşamasında hak kaybına uğramamak, ileride aleyhine kullanılabilecek delillere sebebiyet vermemek için bu sürecin alanında uzman, suçun unsurlarına hakim bir ceza avukatından yardım alınması önemlidir.
Kasten Yaralama Suçunda Ceza Yargılaması Aşaması
Savcı tarafından hazırlanan iddianamenin mahkeme tarafından kabulü ile başlayıp mahkemenin sanık hakkında kesin hüküm vermesine kadar devam eden sürece kovuşturma (ceza yargılaması) aşaması denir.
Ceza yargılaması aşamasında uygulanabilecek farklı usuller bulunmaktadır. Kasten yaralama suçunun temel ve nitelikli hallerinde genel yargılama usulü uygulanması zorunlu iken, hakim basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek kasten yaralama suçuna ilişkin 2 farklı usulden birini uygulayabilir. Bu usuller; basit yargılama usulü, genel yargılama usulü.
Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar veren mahkeme, taraflara hazırlanan iddianameyi gönderir ve onlardan 15 gün içerisinde yazılı olarak savunma yapmalarını ister. Bu süre içerisinde yazılı savunmalarını göndermeyen taraflar, savunma hakkından feragat etmiş sayılırlar.
Mahkeme, basit yargılama usulünde duruşma yapmaksızın yani dosya üzerinden kesin hüküm verir. Ancak mahkeme, gerek görürse duruşma yapılmasına da karar verebilir.
Genel yargılama usulünün uygulanmasına karar veren mahkeme, olaya ilişkin duruşma görülmesi için bir duruşma günü belirler. Bu duruşma günü ve saati, taraflara çağrı kağıdı ile tebliğ olur. Çağrı kağıdı, duruşma gününden en az 1 hafta önce taraflara tebliğ edilir.
Çağrı kağıdında belirtilen yer ve saatte belirlenen Asliye Ceza Mahkemesinde hazır bulunan tarafların öncelikle kimlik bilgileri doğrulanır. Sonrasında olaya ilişkin olarak hazırlanan iddianame mahkeme hakimi tarafından salonda bulunan kişilere okunur.
Duruşmada öncelikle sanığa söz hakkı verilir. Sanığın olayı anlatması ve savunmasını yapmasından sonra mağdurun olaya ilişkin beyanları ve tarafların avukatlarının kanuna dayanan hukuki açıklamaları dinlenir. Taraflar, duruşmadan önce liste olarak sundukları tanıkların dinlenmesini isteme hakkına sahiptir.
Tarafların ve tanıkların beyanından sonra hakim, somut olaya ilişkin bulguların daha da aydınlatılması için yeniden delil toplanmasını, olay yerinde keşif yapılmasını ve suç aletlerine ilişkin bilirkişi raporu hazırlanmasını isteyebilir.
Hakim, ileri sürülen beyanlar, toplanan deliller ve yapılan usul işlemleri sonrasında somut olayın sanığı hakkında bir hüküm verir.
Kasten Yaralama Suçunda Zamanaşımı
Kasten yaralama suçunda dava zamanaşımı süresi, suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıl; ceza zamanaşımı süresi ise, hükmün kesinleşmesinden itibaren 10 yıldır.
Dava zamanaşımı süresinin dolması ile mağdur veya suçtan zarar gören kişinin meydana gelen haksız eylem hakkında dava açma hakkı ortadan kalkar. Dava zamanaşımı süresinin dolmasına rağmen dava açılmışsa mahkeme, söz konusu davanın düşmesine karar verir.
Ceza zamanaşımı süresinin dolması ile mağdur veya suçtan zarar gören kişinin dava açma hakkı devam etmesine rağmen açılan bu dava sonucunda sanık hakkında verilen ceza infaz edilemez. Yani ceza zamanaşımı süresinin dolması halinde devletin, sanığı cezalandırma hakkı ortadan kalkar.
Dava ve ceza zamanaşımı süreleri, kasten yaralama suçunu işleyen kişinin yaşına göre değişiklik göstermektedir. Şöyle ki:
- Kasten yaralama suçunu işlediği sırada 12-15 yaş arasında olan kişiler hakkında uygulanacak dava zamanaşımı süresi 4 yıl; ceza zamanaşımı süresi ise 5 yıldır.
- Hakaret suçunu işlediği sırada 15-18 yaş arasında olan kişiler hakkında uygulanacak dava zamanaşımı süresi 5 yıl 4 ay; ceza zamanaşımı süresi ise, 7 yıl 6 aydır.
Kasten Yaralama Suçunda Mahkemenin Verebileceği Kararlar
Kasten yaralama suçuna ilişkin yürütülen soruşturma ve yapılan yargılama sonucunda mahkeme tarafından verilebilecek 6 adet farklı karar bulunmaktadır. Bu kararlar şunlardır:
- Beraat,
- Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı (CYOK),
- Mahkumiyet,
- Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB),
- Cezanın Ertelenmesi,
- Davanın Düşmesi.
Beraat
Beraat, yürütülen soruşturma ve yapılan yargılama sonucunda dava konusu eylemlerin kanunen suç oluşturmadığı yahut suç konusu eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirilmediğinin anlaşılması halinde verilen bir karardır.
Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı (CYOK)
Yürütülen soruşturma ve yapılan yargılama sonucunda sanığın gerçekleştirdiği eylemlerin suç oluşturduğunun, sanığın cezalandırılması gerektiğinin ancak birtakım özel hususlara sahip olması nedeniyle cezalandırılmaması gerektiği halde ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir.
Kasten yaralama suçunu işlediği tespit edilen sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilebilmesi için şu hallerden biri veya birkaçına sahip olması gerekmektedir:
- Sanığın akıl hastalığı veya akıl zayıflığına sahip olması,
- Sanığın suç konusu eylemi gerçekleştirdiği sırada yaşının küçük olması,
- Sanığın kendisinin veya yakınlarının can ve mal güvenliğini korumak için söz konusu suçu işlemek zorunda kalması,
- Sanığın sağır ve dilsiz olması,
- Sanığın cebir veya tehdit altında eylemlerini gerçekleştirmesi,
- Sanığın eylemi gerçekleştirdiği esnada uyuşturucu madde yahut sağlık problemi etkisinde olması nedeniyle iradesini geçici olarak kaybetmesi,
- Sanığın meşru müdafaa eyleminde heyecan, korku ve telaş nedeniyle sınırı aşması ve yaralama eylemini gerçekleştirmesi.
Yargıtay, toplanan delillerin incelenip, sanığın mağdura karşı kasten yaralama suçu işlediği iddiasına ilişkin dosya yönünden sanığın sahip olduğu akıl hastalığı sebebiyle sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesine hükmetmiştir. (Yargıtay 1. CD., 2022/5089 E., 2022/6912 K.)
DİKKAT: Beraat kararı ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı farklı nitelikte kararlardır. Beraat kararı verilmesi halinde sanık, kendisine isnat edilen suç bakımından suçsuz bulunur. Ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi halinde sanık, kendisine isnat edilen suç bakımından suçlu bulunur ancak hakkında hükmedilen ceza infaz edilmez.
Mahkumiyet
Mahkumiyet, yapılan yargılama sonunda suç konusu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin kesin olarak ortaya konulması halinde verilen bir karardır. Hakkında mahkumiyet kararı verilen sanık, kendisine isnat edilen eylemler bakımından suçlu ve haksız bulunur.
Yargıtay, Buca İlçe Asayiş Ekipler Amirliğinde polis memuru olarak görevli sanıkların, kasten yaralama suçunun şüphelisi olarak yakaladıkları mağduru ekip aracına aldıkları, yolda araçtan indirip biraz uzaklaştırdıktan sonra sanık Orhan’ın jop ve tekme ile vurarak mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı olayda sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilmesine hükmetmiştir. (Yargıtay 5. CD., 2013/11833 E., 2015/15020 K.)
Kasten yaralama suçunda mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında kanunda öngörülen cezaya hükmedilebilir. Hakim gerek gördüğü takdirde güvenlik tedbiri uygulanmasına da hükmedebilir.
Örneğin, kasten yaralama suçundan dolayı 2 yıl 4 ay hapis cezası alan failin derneklere başka veya denetçi olarak seçilmesine yasak getirilmesine karar verilebilir.
Hakim, mahkumiyetine karar verdiği sanık hakkında ‘İyi Hal İndirimi’ uygulanmasına karar verebilir. İyi hal indirimi, sanığın geçmiş yaşantısına, suçu işlemekten dolayı duyduğu pişmanlığa, verilecek cezanın sanığın gelecek yaşantısına etkisine bakılarak en fazla ⅙ oranında uygulanır.
Kasten yaralama suçundan dolayı mahkumiyeti kesinleşen sanık, kesinleşme tarihinden itibaren 3 yıl içinde bilerek ve isteyerek başkaca bir suç işlerse bu durumda sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanır ve hükmolunan cezanın miktarı arttırılır.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, yürütülen soruşturma ve yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının açıklanmasının 5 yıl süre ile ertelenmesine ilişkin bir karardır.
Kasten yaralama suçundan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için şu şartların sağlanmış olması gerekir:
- Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 2 yıl veya daha az süreli olması,
- Sanığın mağdurun zararını gidermesi,
- Sanık hakkında başka bir suçtan dolayı kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmaması,
- Sanığın HAGB teklifini kabul etmesi,
- Sanığın başka bir suç işlemeyeceği konusunda mahkemede güven oluşturması.
Hakkında HAGB kararı verilen sanık 5 yıl boyunca denetime tabi tutulur. Sanık, bu süre boyunca başkaca bir suç işlemezse cezası infaz edilmiş sayılır ve açıklanması ertelenen ceza açıklanmaz. Eğer fail, denetim süresi içinde bilerek ve isteyerek bir suç işlerse bu durumda hakkında hükmolunan ceza açıklanır ve cezanın infazına başlanır.
Kasten yaralama suçundan dolayı sanık hakkında HAGB kararı verilmesine karşı, itiraz edilebilir. İtiraz, kararın verilmesinden itibaren 7 gün içinde kararı veren yetkili makama yapılır.
Cezanın Ertelenmesi
Kasten yaralama suçundan dolayı yürütülen soruşturma ve yapılan yargılama sonucunda sanığın belirli şartları sağlaması halinde hükmolunan cezanın infazı ertelenebilir.
Kasten yaralama suçundan dolayı sanık hakkında hükmolunan cezanın ertelenebilmesi için şu şartların sağlanmış olması gerekir:
- Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 2 yıl veya daha az süreli olması,
- Sanık hakkında başkaca bir suçtan dolayı 3 aydan fazla kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmaması,
- Sanığın başkaca bir suç işlemeyeceği konusunda mahkemede güven oluşturması.
Kasten yaralama suçundan dolayı cezası ertelenen sanık hakkında, 1 yıl ila 3 yıl arası bir denetim süresi belirlenir. Belirlenen bu denetim süresinin sınırı, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının süresinden az olamaz.
Belirlenen denetim süresi içinde sanığa mesleki eğitim programlarına katılması, meslek veya sanat sahibi olan failin başka bir kimsenin gözetimi altında ücret karşılığı çalıştırılması veya bir eğitim kurumunda öğrenimine devam etmesi gibi birtakım yükümlülükler verilir ve bu yükümlülükleri yerine getirip getirmediği denetlenir.
Sanık, bu süre zarfında kasten bir suç işlemez ve kendisine verilen yükümlülüklere uygun bir yaşam sürerse cezası infaz edilmiş sayılır. Ancak sanık, bu süre içinde kasten başka bir suç işler yahut kendisine verilen yükümlülüklere uymama konusunda ısrar ederse bu durumda ertelenen cezanın infazına geçilir.
Davanın Düşmesi
Yürütülen yargılama sürecinde sanık hakkında cezaya hükmedilmesinin yahut yargılamaya devam olunmasının hukuken anlam ve sonuç ifade etmeyeceği durumlarda mahkeme, söz konusu davanın düşmesine karar verir. Kasten yaralama suçuna ilişkin yapılan yargılama sürecinde sanığın ölmesi, suçun dava zamanaşımına uğraması, tarafların uzlaşması, suça ilişkin genel af çıkması veya şikayetten vazgeçilmesi halinde mahkeme, davanın düşmesine karar verir.
Kasten Yaralama Suçu Görevli ve Yetkili Mahkeme
TCK 86 (Kasten Yaralama)
- Görevli Mahkeme : Asliye Ceza Mahkemesi
- Yetkili Mahkeme : Suçun işlendiği yer mahkemesi
TCK 87 (Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama)
- Görevli Mahkeme : Asliye Ceza Mahkemesi
- Yetkili Mahkeme : Suçun işlendiği yer mahkemesi
TCK 87/4 (Kasten Yaralama Sonucu Ölüm)
- Görevli Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
- Yetkili Mahkeme : Suçun işlendiği yer mahkemesi
TCK 88 (İhmali Davranışla Kasten Yaralama)
- Görevli Mahkeme : Asliye Ceza Mahkemesi
- Yetkili Mahkeme : Suçun işlendiği yer mahkemesi
Kasten Yaralama Suçunda İstinaf ve Yargıtay Süreci
İtiraz, istinaf ve temyiz yolları, yerel mahkemeler tarafından verilen hükümlerin yeniden gözden geçirilmesine olanak sağlayan kanun yollarıdır.
Kasten yaralama suçunda basit yargılama usulünün uygulandığı dosyalarda taraflar öncelikle itiraz sonrasında istinaf kanun yoluna gitmek durumundadır. Ancak genel hükümlere göre yargılama yapıldığı dosyada taraflar direkt olarak istinaf kanun yoluna başvurabilir.
İtiraz kanun yoluna başvuru, kararın taraflara iletilmesinden itibaren 7 gün içinde kararı veren mahkemeye yazılı dilekçe vermek veya sözlü beyanda bulunmak suretiyle yapılır. İtiraz kanun yoluna başvurunun reddedilmesi halinde taraflar, istinaf kanun yoluna başvurabilir.
İstinaf kanun yoluna başvuru, kararın taraflara iletilmesinden itibaren 7 gün içinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere kararı veren mahkemeye yazılı dilekçe vermek veya sözlü beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Taraflar, karara karşı 7 gün içinde istinafa başvurmazsa mahkemenin suça yönelik kararı kesinleşir.
İstinaf mahkemesinin bozma kararları dışında kalan kararlar için temyiz kanun yoluna başvurulabilir. Yargıtay’a başvuru, istinaf mahkemesi kararının açıklanmasından itibaren 15 gün içinde yapılmaktadır. Başvuru, mahkemeye sunulan dilekçe yahut zabıt katibine sunulan sözlü beyan ile yapılmaktadır.
İlk derece mahkemesinde verilen hapis cezasının artırılmadığı istinaf mahkemesi kararları, ilk derece mahkemesinde verilen beraat kararlarının esastan reddedildiği istinaf mahkemesi kararlarına karşı temyiz yolu kapalıdır. Temyiz edilemeyecek diğer hususlar, Ceza Muhakemeleri Kanunu 286/2 hükmünde açıklanmaktadır.
DİKKAT : İtiraz ve istinaf kanun yoluna; sanık, katılan, katılma isteği karar bağlanan veya reddedilenler, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören kimseler başvurabilir.
Kasten Yaralama Suçunda Haksız Tahrik İndirimi
Haksız tahrik, failin mağdurdan kaynaklanan bir fiilin meydana getirdiği elem, üzüntü veya öfkenin etkisiyle kasten adam yaralama suçu işlemesidir. Temelde failin kusurunu azaltan bir eylemdir.
Haksız tahrik TCK madde 29’da
“Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet cezası yerine on sekiz yıldan yirmi dört yıla ve müebbet hapis cezası yerine on iki yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.”
hükmü bulunmaktadır.
Örnek
- Mağdurun faile ağır hakaretler etmesi, aşağılaması durumunda haksız tahrikten söz edilir.
Kasten Yaralama Suçunda Meşru Müdafaa
Kasten yaralama suçunda meşru müdafaa (TCK 25), failin, kendisine veya başkasına yönelik gerçekleşen haksız bir saldırıyı önlemek amacı ile yaptığı savunma eylemi sonucunda yaralama fiilini işlemesi durumudur.
TCK Mad.25’de;
“Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.”
hükmü bulunmaktadır.
Örnek
- Kişi, kendisine bıçakla saldıran birine karşı kendisini savunmak amacıyla saldırganı yaralarsa bu durum meşru müdafaa kapsamında değerlendirilir.
- Bir kişi, kendisine tokat atan birine karşı bıçakla saldırarak ağır yaralama gerçekleştirirse bu durum meşru müdafaa kapsamında değerlendirilmez çünkü savunma saldırının ağırlığı ile orantılı değildir.
Kasten Yaralama Suçunda Maddi ve Manevi Tazminat Davası
Maddi tazminat davası, hukuka aykırı eylem veya işlem nedeniyle malvarlığında meydana gelen eksilmenin; manevi tazminat davası ise aynı eylemler nedeniyle bireyin yaşadığı üzüntünün giderilmesini amaçlayan dava türleridir. Asliye Mahkemeleri’nde tazminat davası açılabilir.
DİKKAT : Yaralanma durumunu yaşayanlar suçu yapanların belirlenmesi durumunda olay üzerinden 8 yıl geçmeden tazminat davası açabilirler. 8 yılın geçmesi durumunda hak talep edemezler.
Sonuç
Kasten yaralama suçu, bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden, vücut bütünlüğüne zarar veren ve sanık hakkında hapis cezası verilmesini gerektiren bir suçtur. Yargılama aşamasında gereken usul işlemlerinin zamanında yapılması ve etkin bir savunma hazırlanması ile sanığın daha az ceza alması hatta hiç ceza almaması sağlanabilir. Bu nedenle ceza yargılaması gibi önemle ele alınması gereken süreçlere ilişkin olarak mağdur, mağdur yakını, şüpheli ve sanıklar bizimle İLETİŞİM geçiniz.






