Boşanmada Mal Paylaşımı
İçindekiler
- 1 2002 Öncesi ve Sonrası Mal Paylaşımı Nasıl Olur?
- 2 Hangi Mallar Paylaşıma Katılır
- 3 Hangi Mallar Paylaşıma Katılmaz
- 4 Boşanmada Mal Paylaşımı Davası
- 5 Boşanmada Mal Paylaşımı Davası Açma Süresi (Zamanaşımı)
- 6 Mal Paylaşımında Hesaplama Nasıl Yapılır?
- 6.1 Eşlerin Mallarını Geri Almaları
- 6.2 Kişisel Mallar ile Edinilmiş Malların Ayrılması
- 6.3 Tasfiyeye Tabi Malların Değerlerinin Belirlenmesi
- 6.4 Edinilmiş Mallara İlişkin Borçların Artık Değerden Çıkarılması
- 6.5 Değer Artış Payı Alacağının Belirlenmesi
- 6.6 Karşılıksız Kazandırmalar
- 6.7 Denkleştirme Alacağı
- 6.8 Artık Değer
- 6.9 Katılma Alacağı
- 7 Mal Paylaşımı Davası Yetkili ve Görevli Mahkeme Neresidir?
- 8 Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Olur?
- 9 Boşanma Davası Açılmadan Önce Satılan Mallar Paylaşıma Dahil Midir?
- 10 Aldatma Sonucu Boşanma Mal Paylaşımı Nasıl Olur?
- 11 Şirket Hisselerinin Paylaşımı Nasıl Olur?
- 12 Evlilik Sözleşmesi Varsa Mal Paylaşımı Nasıl Olur?
- 13 Boşanmada Mal Kaçırma Durumunda Ne Yapılır?
- 14 Sonuç
Boşanmada mal paylaşımı, eşlerin evlilik birliğini sonlandırması ile ortaya çıkacak olan mal paylaşımının yapılması sürecidir. Boşanmada mal paylaşımının yapılabilmesi için mal paylaşım davası açılması gerekir.
Mal paylaşımı davası, evlilik birliğinin sona ermesi sonucunda, eşlerin sahip oldukları malların yasal olarak nasıl paylaşılacağına dair bir çözüm getiren hukuki bir süreçtir. Türkiye’deki Medeni Kanun’a göre, boşanma sonrasında eşler arasında mevcut malların paylaştırılması için mal rejimi tasfiyesi yapılır. Bu dava, evlilik süresince edinilmiş malların hangi oranda ve nasıl paylaşılacağını belirlemek üzere açılır ve boşanma kararının ardından devreye girer.
Eşlerin evlilik süresince elde ettikleri mallar, edinilmiş mal olarak kabul edilir ve bu malların paylaşımı mal rejimi tasfiyesi kapsamında gerçekleştirilir. Burada amaç, evliliğin sona ermesiyle birlikte eşlerin ekonomik olarak adil bir şekilde ayrılmalarını sağlamaktır. Mal paylaşımı davası, özellikle mal varlığının karmaşık olduğu, tarafların uzlaşamadığı ve malların belirli bir değer taşıdığı durumlarda gündeme gelir. Taraflardan biri, diğer eşten payına düşen değeri talep edebilir ve bu talep, mahkeme tarafından değerlendirilir.
Mal paylaşımı davasında edinilmiş malların belirlenmesi, malların hukuki statüsü ve mal rejiminin türü gibi konular oldukça önemlidir. Bu dava türü genellikle boşanma kararının ardından açılır, fakat taraflar boşanma sürecinde de mal paylaşımı konusunda anlaşma sağlayarak bu davayı açmadan uzlaşabilirler. Ancak uzlaşma sağlanamazsa, bu dava mahkemede görülür ve hukuki bir karara bağlanır.
2002 Öncesi ve Sonrası Mal Paylaşımı Nasıl Olur?
Mevcut Medeni Kanun’unun yürürlük tarihi 01.01.2002’dir. Mal paylaşımı konusunda 01.01.2002 tarihinden önceki dönemin tabi olduğu hukuki kurallar ile bu tarihten sonraki dönemin tabi olduğu hukuki kurallar tamamen farklıdır.
- Birinci Dönem : 01.2002 tarihinden önce satın alınan mallar kimin üzerine kayıtlıysa mal ona ait sayılır. Çünkü 01.01.2002 tarihinden önce yürürlükte olan Medeni Kanun, eşler arasında yasal olarak Mal Ayrılığı Rejiminin geçerli olduğunu kabul etmekteydi.
- İkinci Dönem (Şimdiki Dönem) : 01.2002 tarihinden sonra yürürlüğe giren mevcut Medeni Kanun ise malların yarı yarıya paylaşımı esasına dayanan Edinilmiş Mallara Katılma Rejimini yasal mal rejimi olarak kabul etmiştir. Yani, eşlerin evlilik içerisinde elde ettiği mallar kural olarak (istisnalara aşağıda değineceğiz) yarı yarıya paylaşılacaktır.
Her iki dönem açısından da temel kural şöyledir: Evlenmeden önce alınan mallar kimin üzerine kayıtlıysa onun kişisel malı sayılır ve boşanmada mal paylaşımı hesaplamasına dahil edilmez.
DİKKAT : Boşanmada mal paylaşımı davası açılırken mutlaka belirsiz alacak davası olarak açılmalıdır.
Hangi Mallar Paylaşıma Katılır
Boşanmada mal paylaşımında, TMK m.219 gereğince eşlerin evlilik birliği içerisinde edinmiş olduğu edinilmiş mallar paylaşıma katılır. Edinilmiş mal, evlilik birliği içinde eşlerden birinin karşılığını vererek edindiği mallardır.
TMK m.219/f.2 gereğince edinilmiş mallar şunlardır:
- Çalışmasının karşılığı olan edinimler
- Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler
- Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar
- Kişisel mallarının gelirleri
- Edinilmiş malların yerine geçen değerler
Yukarıda sayılanlar, medeni kanunda sayılan ve edinilmiş mallara verilmiş bulunan örnek hususlardır. Yani edinilmiş mallar yukarıda sayılanlarla sınırlı değildir. Bu kapsamda bir emek ya da para karşılığı elde edilen mallar, kural olarak yani aksi kararlaştırılmadığı sürece edinilmiş mallardan sayılacaktır.
Ancak, her ne kadar evlilik birliği içerisinde ve yukarıda sayılan hallere benzer şekilde elde edilmiş olsa da sosyal güvenlik kurumlarınca bir defaya özgü yapılan ödemeler, emeklilik ikramiyesi ödemesi, iş kazasına dayalı tazminat esaslı iş gücü kaybı nedeniyle yapılan ödemeler, edinilmiş mal sayılmazlar. Bunlar kişisel mal sayılacaktır ve yarı yarıya paylaştırmaya girmeyecektir.
Hangi Mallar Paylaşıma Katılmaz
Boşanmada mal paylaşımında, TMK m.220 gereğince eşlerin kişisel malları paylaşıma katılmaz. Kişisel mal, malların edinilmesinde diğer eşin herhangi bir emeği, katkısı veya evlilik birliğindeki iş bölümü ve işbirliğinin etkisi bulunmayan mallardır. Ayrıca, eşler aralarında sözleşme yaparak hangi malların kişisel mal olduğunu belirlemesi de mümkündür.
Kanun koyucu sınırlı sayım yoluyla TMK m. 220’de kişisel malların neler olduklarını hüküm altına almıştır.
- Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,
- Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,
- Manevî tazminat alacakları,
- Kişisel mallar yerine geçen değerler.
TMK m. 220 kapsamında kişisel kullanıma yarayan eşyalara örnek olarak, kişinin giyim eşyaları, kamerası, telefonu, vb. gibi mallar örnek verilebilir. Evliliğin başlaması anında eşlerden birine ait eşyalara, evlilikten önce alınan araba örnek verilebilir. Ayrıca, bir eşin karşılıksız kazanma veya miras yoluyla sonradan sahip olduğu mallara ise, miras kalan taşınmaz örnek verilebilir.
Boşanmada Mal Paylaşımı Davası
Boşanmada mal paylaşımı davası, eşlerin evlenmesi sonucu aralarında kurulan mal rejiminin tasfiye edilerek paylaştırılması için açılan dava türüdür. Boşanmada mal paylaşımı davası ile eşlerin, katkı payı alacağı, değer artış payı alacağı, katılma alacağı ve denkleştirme gibi alacak talepleri değerlendirilir.
Boşanmada Mal Paylaşımı Davası Açma Süresi (Zamanaşımı)
Boşanmada mal paylaşımı davası, belli bir zamanaşımı süresi geçmeden açılmalıdır. Mal paylaşımı davası, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır. Kanunun belirlediği 10 yıllık süre geçtiği takdirde, mal paylaşımı talebinde bulunmak mümkün değildir.
Uygulamada boşanma davası sonuçlanmadığı halde ayrı bir dava ile mal paylaşımı talep edilmektedir. Bu halde, mal paylaşımı davasına bakan mahkeme boşanma davasının kesinleşmesini beklemekte ve zamanaşımı sorunu bu şekilde daha kolay bertaraf edilmektedir.
Yurtdışında boşananlar açısından mal paylaşımı davasının zamanaşımı süresi, ilgili ülkenin kanunlarına göre boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Mal Paylaşımında Hesaplama Nasıl Yapılır?
Boşanmada mal paylaşımında hesaplama, katkı payı alacağı, değer artış payı alacağı, katılma alacağı ve denkleştirme gibi alacak talepleri ayrı ayrı incelenerek yapılır. Bu kapsamda mal paylaşımında hesaplama şu süreçlerin tamamlanmasıyla yapılır:
- Eşlerin Mallarını Geri Almaları
- Kişisel Mallar İle Edinilmiş Malların Ayrılması
- Tasfiyeye Tabi Malların Değerlerinin Belirlenmesi
- Edinilmiş Mallara İlişkin Borçların Artık Değerden Çıkarılması
- Değer Artış Payı Alacağının Belirlenmesi
- Karşılıksız Kazandırmaların Belirlenmesi
- Denkleştirme Alacağının Tespiti
- Artık Değerin Tespiti
- Katılma Alacağının Tespiti
Eşlerin Mallarını Geri Almaları
Boşanmada mal paylaşımı davasında hesaplama yapılması için öncelikle eşlerin mülkiyetindeki mallar belirlenir. Çünkü tasfiye yani malların dağıtılması sürecinde, eşlerin kişisel malları ve edinilmiş malları birbirinden ayrılacaktır. Dolayısıyla, TMK m. 226/1 gereğince taraflar, kendilerinde bulunan fakat mülkiyeti diğer eşin olan malları iade etmelidirler.
Kişisel Mallar ile Edinilmiş Malların Ayrılması
Boşanmada mal paylaşımı davasında hesaplama yapılması için eşlerin kişisel malları ve edinilmiş mallarının birbirinden ayrılması gerekir. Çünkü kişisel mallar tasfiyenin dışında tutulacak yani paylaştırmaya tabi olmayacaktır. Ancak, boşanmada mal paylaşımı davasında edinilmiş mallar paylaştırmaya tabi olacak ve artık değer hesaplanmasında etkili olacaktır. Bu noktada, tarafların edinilmiş ve kişisel malları, mal rejiminin son bulduğu zamanki duruma göre belirlenir.
Tasfiyeye Tabi Malların Değerlerinin Belirlenmesi
Boşanmada mal paylaşımı davasında hesaplama yapılması için tasfiyeye tabi malların değerleri belirlenir. Ancak taraflar arasındaki mal rejiminin bitmesi, malların tasfiyeye girmesi ve mal varlıklarının değerlemesi farklı hususlardır. Bu anlamda, boşanmada mal paylaşımı davasında malların değerlemesi yapılırken, değerleme anının hangi süreç içinde yapılacağı ve hangi anın parasal karşılığının alınacağı önemlidir.
Bu noktada, değer biçme için 3 farklı tanım yapılmıştır. Bunlar, sürüm değer, gelir değer ve hakkaniyet değeridir. TMK m. 232’ye istinaden edinilmiş malların tasfiyesi işlemi yapılırken kural olarak bu malların sürüm değeri dikkate alınmaktadır. Yani bir mal kural olarak sürüm değer referans alınarak değerlenir.
Sürüm değer ise malın tasfiye anındaki piyasa değeridir. Bir başka deyişle bu zaman dilimindeki rayiç değerdir. Sürüm değerine örnek olarak bir hisse senedinin borsadaki fiyat karşılığı verilebilir.
Kural olarak sürüm değerin esas alınması, her zaman sürüm değer üzerinden değerleme yapılacağı anlamına gelmez. Örneğin, TMK m. 233/1’e göre gelir değerinin esas alınacağı hususlar şunlardır:
“Bir eşin malik olarak bizzat işletmeye devam ettiği veya sağ kalan eş ya da altsoyundan birinin kendisine bir bütün olarak özgülenmesini istemeye haklı olduğu bir tarımsal işletme için değer artışından alacağı pay ve katılma alacağı, bunların gelir değeri göz önünde tutularak hesaplanır.”
Boşanmada mal paylaşımının belirlenmesi için edinilmiş mallara eklenecek olan değerler için TMK m.229 hükmü düzenlenmiştir. Maddeye göre, şu hususlar edinilmiş mallara eklenecek olan değerlerdir:
- Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar,
- Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler. Bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.
Son olarak belirtmek gerekir ki, boşanmada mal paylaşımı davası içinde bazı durumlarda hakimin hakkaniyeti gözeterek artırım yapması da mümkündür. Bu durum TMK m.234’te düzenlenmiştir. Hakim önceden hesaplanmış değer üzerinde hakkaniyet artırımı yapabileceği haller şunlardır:
- Tarımsal işletmenin alım bedeli,
- Bu işletmenin maliki olan eşin yatırımları veya mali durumu ve sağ kalan eşin geçim şartlarıdır.
Edinilmiş Mallara İlişkin Borçların Artık Değerden Çıkarılması
Boşanmada mal paylaşımı davasında hesaplama yapılması için edinilmiş mallara ilişkin borçların artık değerden çıkarılması gerekir. Artık değer, TMK m. 231’te düzenlenmiştir. Kanuna göre artık değer, her bir eşin edinilmiş mallarla alakalı denkleştirme ve ekleme işlemlerinden elde edilen miktarlarla birlikte, edinilmiş mallarının değerinin toplamından, tüm borçların çıkarılmasından sonra elde edilen miktardır.
Boşanmada mal paylaşımı davasında, evlilik birliğinin söz konusu malları ve bu mallarla ilişkili borçlar tespit edildikten sonra, borçların mal grubu belirlenir. Yani mallar ve mallara ilişkin borçların kişisel mal mı yoksa edinilmiş mal mı olduğu şeklinde bir inceleme yapılır. Bu noktada kanunlarımıza göre, hangi kesime ait olduğu anlaşılamayan borç, edinilmiş mallara ilişkin sayılır.
Edinilmiş mallara ilişkin borçların artık değerden çıkarılmasında eşler, aralarında anlaşarak alacaklardan feragat edebilirler. Yani örneğin, edinilmiş mallar için kişisel mallardan yapılan harcamaların borç olarak nitelendirilmemesi üzerinde anlaşılabilir.
Değer Artış Payı Alacağının Belirlenmesi
Eşlerden biri, diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiçbir karşılık veya makul bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkı olur. Örneğin bir evin alınmasından sonra bir eşin diğer eşe ait bu evi iyileştirmesi veya bakımını sağlaması halinde, boşanmada mal paylaşımı sırasında bu evin ilk değeri ile sonraki değeri arasındaki miktarın yarısı bu eşe ait olur.
Değer tespiti boşanma sırasındaki değerden hesaplanır, ancak malda değer artışı değil değer kaybı olmuşsa bu defa katkının başlangıçtaki değeri esas alınır. Değer artış payı alacağının belirlenmesi için önce değer artış payı oranının belirlenmesi gerekir.
Değer artış payı alacağının doğması için gereken katkıların neler olabileceği TMK m. 227’de şu şekilde sayılmıştır. Kanuna göre değer artış payı alacağı şu hallerde istenebilir:
- Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa,
- Eşlerden biri diğerine ait bir malın iyileştirilmesine hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa,
- Eşlerden biri diğerine ait bir malın korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, değer artış payı alacak hakkı doğar.
Değer artış payı alacağının meydana gelmesi ve belirlenebilmesi için gereken şartlar ise şunlardır:
- Diğer eşin verdiği katkının maddi değerinin bulunması,
- Diğer eşin verdiği katkının bağış niteliğinde olmaması,
- Eşin verdiği katkının karşılığını gereği gibi veya hiç alamamış olması,
- Eşin verdiği katkının neticesinde diğer eşin mallarında değer artışı görülmesi,
- Katkı veren eşin katkı payı alacağından vazgeçtiğine dair bir anlaşmanın bulunmaması,
Edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olan katkılarda katkı oranı yaklaşık olarak şu şekilde hesaplanabilir:
Katkı Oranı = Yapılan Katkı Değeri / Katkı Tarihinde Katkı Yapılan Malın Değeri Değer Artış Payı Alacağı = Malın Tasfiye Tarihindeki Değeri x Katkı Oranı
Örneğin, eşlerden birisi, diğer eşe miras kalan 200.000 TL değerindeki eve 50.000 TL tadilat masrafı yaparsa, ve bu ev boşanmaya kadar geçen zamanda 600.000 TL ediyorsa, bu durumda:
- Değer artışı: 600.000 – (200.000+50.000) = 350.000 TL tutar.
- Katılma oranı: 200.000+50.000 / 50.000 = ¼ oranındadır
- Değer artış payı: 350.000 / 4 = 87.500 TL tutarındadır.
- Değer artış payı alacağı: 87.500 TL + 50.000 TL toplamıdır = 137.500 TL
Böyle bir malın boşanmadan önce elden çıkarılmış olması halinde hakim, hakkaniyet ilkesi uyarınca kendisi bir değer belirler.
Boşanmada mal paylaşımı davasında, eşlerin tasfiyeye konu mallarının tespit edilmesi gerekir. Bununla birlikte tasfiyeye yani paylaşıma girecek malların hangi oranda bölüşüleceği de ayrıca hesaplanmalıdır. Söz konusu hesaplamalar çoğunlukla davalarda bilirkişi marifetiyle yapılır.
Karşılıksız Kazandırmalar
Boşanmada mal paylaşımı davasında hesaplama yapılırken, edinilmiş mallara katılma rejiminin sona erme tarihinden 1 yıl öncesine kadarki diğer eşin rızası olmadan yapılan karşılıksız kazandırmaların değeri edinilmiş mallara eklenir.
Eğer karşılıksız kazandırma işlemi, diğer eşin rızası ile yapılır veya diğer eş ilerleyen dönemde bu işleme rıza göstermiş olursa bu devir edinilmiş mallara eklenmez. Yine, edinilmiş mallara katılma rejimi daha sona ermeden, diğer eşin ileride katılma alacağını azaltacak bir devir işlemini kasten gerçekleştirmesi halinde, devredilen malın değerli kadar meblağ edinilmiş mallara eklenir.
Uygulamada Yargıtay’a göre, karşılıksız kazandırmalar için katılma alacağını azaltma kastıyla yapıldığının ispatına yarayacak bazı haller şunlardır:
- Devir işleminin boşanma davasının açılmış olduğu tarihten kısa süre önce gerçekleştirilmiş olması,
- Malı devralan kişinin, devri yapan eşin yakın akrabalarından biri olması,
- Devredilen malın devir işleminden sonra da kullanılmaya devam edilmesi.
Denkleştirme Alacağı
Boşanmada mal paylaşımı davasında hesaplama yapılırken, denkleştirme alacağının da incelenmesi gerekir. Denkleştirme alacağı mevzuatımızda TMK m. 230’da düzenlenmiştir. İlgili kanuna göre, denkleştirme istenebilmesi için bir eşin kişisel mallara ilişkin borçları edinilmiş mallardan veya edinilmiş mallara ilişkin borçları kişisel mallarından ödenmiş olmalıdır. Bu durumda kişi tasfiye sırasında denkleştirme isteme hakkına sahip olacaktır.
Denkleştirme alacağı hesaplanırken, borçlar kalem kalem incelenir. Dolayısıyla her borcun ait olduğu veya ilişiği bulunan mal üzerinde yükümlülük doğurur. Eğer ki bir borcun hangi kesime ait olduğu anlaşılamıyorsa, kanunen edinilmiş mallara ilişkin olduğu varsayılır.
İşte bu tür durumlarda, yani kişisel mallara ilişkin borçları edinilmiş mallardan veya edinilmiş mallara ilişkin borçları kişisel mallarından ödenmiş veya benzer şekilde, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunulmuşsa, denkleştirme hesap edilir.
Artık Değer
Artık değer, her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ait borçların çıkarılmasından sonra kalan miktardır. Bu hesaplamaya eklenme ve denkleştirme de dahil edilir. Değer eksilmesi dahil edilmez. Mal rejiminin tasfiyesi sonucunda alacak hakkı olarak sahip olacakları katılma payı alacağı, artık değerin yarısıdır. Evlilikte mal rejimi sözleşmesi olması halinde bu oran farklı bir şekilde belirlenebilir.
Artık değeri tespit için önce malvarlığı değeri tespit edilir, buna aktif değer denir:
- Tasfiye Sırasında Mevcut Olan Edinilmiş Mallar
- Eklenecek Değerler
- Kişisel Mallara Giden Edinilmiş Malların Karşılıkları
Bu aktif değerden;
- Değer Artış Payı
- Edinilmiş Mallara Giden Kişisel Malların Karşılıkları
- Borçlar Çıkarılır
- Kalan Değer Artık Değer
Edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olunan durumda artık değer yaklaşık olarak şu şekilde hesaplanabilir:
Artık Değer = (Edinilmiş Malların Değeri + TMK m. 229 Kapsamında Eklenecek Değerler + TMK m. 230 Kapsamında Edinilmiş Maldan Kişisel Mala Giden Denkleştirme Alacağı Değeri) – (Diğer Eşin TMK m. 227 Kapsamında Değer Artış Payı Alacağı + TMK m. 230 Kapsamında Kişisel Maldan Edinilmiş Mala Giden Denkleştirme Alacağı Değeri + Edinilmiş Mallara Ait Borçlar).
Katılma Alacağı
Boşanma halinde eşlerden her biri “edinilmiş mallara katılma rejimi” esaslarına göre malvarlığının yarı yarıya paylaştırılması için alacak hakkına sahiptir.
Aşağıda detaylı açıklanacak olan katılma alacağı Türk Medeni Kanunu’na göre hesaplanmaktadır:
- TMK 229. maddesinde belirtildiği üzere eşin malvarlığından fiilen çıkmış olup da hukuken malvarlığında mevcutmuş gibi kabul edilerek hesaplama yapılan bu malvarlığı değerlerine “eklenecek değerler” denir.
- Ardından, bir eşin kişisel mallarına ilişkin borçları evlilik içi veya evlilik dışı olsa da o eşin kişisel malı ile evlilik içinde edinilmiş malı arasında oluşan yarar veya zararı dengelemek için bir hesaplama yapılması gerekir. İşte bu dengeleme hesaplamasına “denkleştirme” denir. (TMK m. 230)
- Son olarak, eklenen değerler ve denkleştirme de yapılarak eşin evlilik birliği içerisinde edinilmiş tüm mallarının toplam değerinden (TMK m. 219), bu mallara dair borçlar çıkartıldıktan sonra geriye kalan değer eşler arasında “katılma alacağı” olarak kabul edilir.
Katılma alacağı yarı yarıya paylaşılır (MK m. 236/1). Eşler arasındaki katılma alacağı olarak yarı yarıya paylaşılan bu değerlere “artık değer” (MK m. 231) denir.
Mal Paylaşımı Davası Yetkili ve Görevli Mahkeme Neresidir?
Mal paylaşımı davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerinin aile mahkemesi sıfatıyla görevli olacağı kabul edilmelidir. Yetkili mahkeme ise Türk Medeni Kanunu’nun 214. maddesinde belirtilmiş olduğu üzere:
- Eşlerden birinin ölümü nedeniyle mal rejimi sona ermiş ise, ölenin son ikametgahı mahkemesi boşanmada mal paylaşımı davasına bakmakla yetkilidir.
- Evlilik mahkemenin boşanma kararı ile sona ermişse veya devam eden bir boşanma davası varsa, boşanma davasına bakmaya yetkili olan mahkeme mal rejiminin tasfiyesini, yani boşanma halinde mal paylaşımını yapmakla da yetkilidir.
- Yukarıdaki iki durum haricindeki diğer tüm hallerde davalı eşin ikametgahı aile mahkemesi boşanmada mal paylaşımı davasına bakmaya yetkilidir.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Mal Paylaşımı Davası Dilekçe Örneği” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Olur?
Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı, tarafların özgür iradesi ve arzusunu göre yapılabilir. Eşler, anlaşmalı boşanma protokolüyle isterse malları yine yarı yarıya paylaşabilir veya başka bir paylaşım oranı da belirleyebilir. Eşlerden biri anlaşmalı boşanma protokolüyle mal paylaşımına dair tüm haklarından feragat de edebilir.
Anlaşmalı boşanma protokolü ile mal paylaşımı davası açmaktan feragat edilecekse, feragat beyanı protokole açıkça yazılmalıdır. Protokole şu şekilde bir ibare yazılmalıdır: “….taraflar edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan katkı payı, değer artış payı ve katılma alacağı talep haklarından feragat ederler…”
Anlaşmalı boşanma protokolünde; “…nafaka, maddi ve manevi tazminat aldım, başka hiçbir talebim yoktur…” , “…tüm haklarımı aldım, başka mal istemiyorum..” , “ev eşyalarımı aldım, başka hiçbir mal istemiyorum” şeklindeki ibareler boşanmada mal paylaşımı talep hakkından feragat edildiği anlamına gelmez. Bu şekildeki tüm ibareler boşanma davasının eki niteliğindeki maddi ve manevi tazminat, nafaka, ev eşyalarının paylaşımı vb. gibi haklardan feragat edildiği anlamına gelir.
Anlaşmalı boşanma protokolünde tarafların mal paylaşımını yaptıklarına dair açık herhangi bir ibare yoksa, taraflar anlaşmalı boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren başlayan 10 yıllık dava zamanaşımı süresi içinde boşanmada mal paylaşımı davası açabilirler.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Anlaşmalı Boşanma” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Boşanma Davası Açılmadan Önce Satılan Mallar Paylaşıma Dahil Midir?
Boşanma davası açılmadan önce satılan mallar paylaşıma dahildir. Ancak bu durumda edinilmiş mallara katılma rejiminin sona erme tarihinden 1 yıl öncesine kadarki diğer eşin rızası olmadan yapılan karşılıksız kazandırmaların değeri edinilmiş mallara eklenir.
Aldatma Sonucu Boşanma Mal Paylaşımı Nasıl Olur?
Aldatma sonucu boşanma mal paylaşımında, hakim kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir. Bu durum TMK m.236/f.2’de düzenlenmiştir. Ancak bu hükmün uygulanması için kusurlu eşin mutlaka zina eylemini gerçekleştirmiş olması gerekir.
Boşanmada mal paylaşımı kapsamında paylaşılan mallar, evlilik birliği içinde edinilmiş (kazanılmış) mallardır. Paylaşılmayan mallar ise kişisel mal niteliğindeki varlıklardır. Bunları daha detaylı ayıracak olursak:
Boşanmada Paylaşılan Mallar (Edinilmiş Mallar)
- Eşlerin çalışması sonucu elde ettiği birikimler (maaş tasarrufları, bankadaki birikim hesapları).
- Evlilik içinde satın alınan taşınmazlar (ev, arsa, yazlık vs.) (kişisel mal sayılmasını gerektiren özel bir durum yoksa – örneğin miras parasıyla alınmamışsa)
- Evlilik içinde alınan taşıtlar (otomobil vs.).
- Ortak gelirlerle yatırım amaçlı alınan menkul değerler (hisse senedi, altın vs. birikimleri).
- Eşlerden birinin işletmesinin evlilik içinde elde ettiği karlar (dağıtılmayan kar payları bile hesaplanabilir).
- Eşlerin emeklilik tazminatı, işten ayrılma durumunda aldığı kıdem-ihbar tazminatı gibi ödemeler (bunlar evlilik içinde çalışmanın karşılığı olduğundan paylaşıma girecektir).
- Edinilmiş malların yerine geçen değerler (edinilmiş mal satıldığında elde edilen para gibi).
- Eşlerin kişisel mallarının gelirleri
Boşanmada Paylaşılmayan Mallar (Kişisel Mallar)
- Evlilik öncesinde sahip olunan mallar (nişan hediyeleri dahil, örneğin evlenmeden önce alınan ziynetler kadınındır).
- Miras kalan veya bağış yoluyla edinilen mallar (arsa, ev, para, ziynet eşyası vb. tüm karşılıksız kazanımlar).
- Manevi tazminat alacakları (örneğin bir trafik kazası nedeniyle kişinin şahsına ödenen manevi tazminat).
- Kişisel kullanım eşyaları (giysiler, takılar – özellikle kadının takıları onun kişisel malı sayılır).
- Kişisel malların yerine geçen değerler (kişisel mal satıldığında elde edilen para gibi).
- Eşlerin mal rejimi sözleşmesiyle kişisel saydığı diğer malvarlığı unsurları
Şirket Hisselerinin Paylaşımı Nasıl Olur?
Eşlerden birine ait olan şirketlerin paylaşımı, varlığın evlilik birliği süresince elde edilip edilmediğine göre yapılır. Bu noktada eşlerden biri, evli olduğu zamanlarda şirket kurduysa söz konusu durumun edinilmiş mal olarak ele alındığı durumlar değişir. Türk Medeni Kanunu’na göre taraflar aksini belirtmedikçe edinilen malların eşler arası paylara bölünmesi zorunludur.
Şirket ve hisselerin paylaşımının mümkün olması için varlıkların emek sonucu ya da ortaklık yoluyla kazanılmış olması önemlidir. Bu kapsamda miras ya da bağış gibi şahsi mallar yoluyla elde edilen şirket ve hisseler, paylaşıma konu olmaz. Bunlara ek olarak eşe ait şirketin sermayesi özel kaynaklardan karşılandıysa bunlar boşanmada mal paylaşımı kapsamında sayılmaz.
Şirketin üzerine kayıtlı mallar, tüzel bir kişiliğe ait olacağı için tek tek hesaplanması ve paylaşılması söz konusu değildir. Boşanma sırasında eşlerden birine ait olan şirketin paylaşımında değer de oldukça önemlidir. Bir şirketin değerini belirleyen hususlar şu şekilde sıralanabilir:
- Şirketin kuruluşundan boşanma tarihine geçen süre değerinin belirlenmesinde etkilidir.
- Marka değeri, şirketin değerini belirleyen bir diğer değişkendir.
- İşletmenin sahip olduğu lisanslar da kıymetini ortaya koyan hususlardan biridir.
- Firmanın devam eden sözleşmesi varsa bununla birlikte alacaklar ve borçlar da şirketin değerini belirler.
Yukarıdakilerin yanı sıra şirkete ait taşınır ve taşınmaz varlıklar da değerin belirlenmesinde etkilidir. Bu kapsamda şirketin ortaya çıkan toplam değerine göre hisseler boşanmada mal paylaşımı sırasında eşler arasında dağıtılır.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Boşanmada Şirket Hisselerinin Paylaşımı” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Evlilik Sözleşmesi Varsa Mal Paylaşımı Nasıl Olur?
Evlilik sözleşmesi varsa mal paylaşımı evlilik sözleşmesinde belirtilen usulde yapılacaktır. Bu bağlamda evlilik sözleşmesi, eşlerin boşanma halinde malvarlıklarının nasıl paylaştırılacağına ilişkin anlaşmalarıdır. Eşlerin evlilik sözleşmesi yapması zorunlu değildir. Ancak evlilik sözleşmesi yapılmazsa, eşler otomatik olarak edinilmiş mallara katılma rejimini seçmiş kabul edilirler.
- Mal Ayrılığı Rejimi: Tasfiye yapılmaz, eşler kendi mallarına sahip olmaya devam eder.
- Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi: Mal ayrılığı rejiminin özel bir türü olan paylaşmalı mal ayrılığında eşler gene kendi mallarına sahip olmaya devam eder. Ancak burada kısmi bir tasfiye süreci söz konusu olur. Eşler kendi mallarına sahip olmaya devam eder, bazı denkleştirmeler yapılır.
- Mal Ortaklığı Rejimi: Mal ortaklığı rejimi ise mal ayrılığına göre tam ters istikamette bir tercihtir. Bu paylaşım usulünü seçen eşler ister ortak mal ister kişisel mal fark etmeksizin bütün mallara ortak olurlar. Mal rejimi sözleşmesi yapılarak bu usulün tercih edilmesi de mümkündür.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Evlilik Sözleşmesi Nedir?” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Boşanmada Mal Kaçırma Durumunda Ne Yapılır?
Boşanmada mal kaçırma durumunda, eşlerin tercih edebilecekleri pek çok yol vardır. Boşanmada mal kaçırma durumunda yapılacak başlıca işlemler şunlardır:
- Muvazaalı işlemler ile tapuda devredilen taşınmazlar için tapu iptal ve tescil davası açılması,
- Mal paylaşım davası açılarak boşanma davasının bekletici mesele sayılması ve mallara ihtiyati tedbir konulması,
Boşanmadan 1 yıl önceye kadar yapılan alışılmışın dışında karşılıksız devirlerin iptali için dava açılması, mümkündür.
Boşanmada mal kaçırma durumunda başvurulabilecek diğer hukuki yollar ise şunlardır:
- Ortak yaşanılan konutun tapu kaydına aile konutu şerhi konulması sayesinde, konutun başkaca bir kişiye devri engellenmesi,
- Boşanma davası açılmazdan geriye doğru herhangi bir süre sınırlaması olmaksızın açıkça mal kaçırma maksadı taşıdığı belli olan devirlerin iptali için dava açılması,
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Boşanmada Mal Kaçırma” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Sonuç
Boşanmada mal paylaşımı, eşlerin boşanma kararı sonrasında mal varlıklarını paylaşmak için dava açmaları ile mümkündür. Bu noktada eşlerin hangi malların ne oranda paylaşıma tabi olacağını tespit etmesi ve hangi mal rejimine tabi olduklarını bilmeleri önem taşımaktadır. Aksi halde söz konusu dava süreci uzayabilecek veya mal varlıklarında hak kayıpları yaşanabilecektir. Hak kaybına uğramamak için bizimle İLETİŞİM geçiniz.






