E-İmza ve Hukuki Geçerliliği
İçindekiler
Dijitalleşmenin hızla yaygınlaşmasıyla birlikte bilgi ve belge paylaşımı giderek elektronik ortama taşınmakta olup bu durum hem bireyler hem de kurumlar için önemli kolaylıklar sağlamaktadır. Bu dönüşüm, işlemlerin hızlı, ekonomik ve pratik şekilde yürütülmesini sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda hukuki işlemlerde güvenlik ve doğruluğun temin edilmesi ihtiyacını da beraberinde getirmiştir. Elektronik imza, bu ihtiyacı karşılamak üzere geliştirilmiş teknik ve hukuki bir araç olarak, geleneksel ıslak imzanın işlevini dijital dünyada yerine getirmektedir.
Türk hukukunda elektronik imza, 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu ile düzenlenmiş olup belirli şartları taşıması hâlinde el yazısıyla atılan ıslak imza ile aynı hukuki geçerliliğe sahip olduğu kabul edilmiştir. Bu durum, hem özel hukuk ilişkilerinde hem de kamu işlemlerinde pek çok işlemin fiziksel ortam dışında yürütülebilmesine olanak tanımıştır.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Elektronik İmza Kanunu” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Elektronik İmza (e-imza) Nedir?
Elektronik imzaya geçmeden imza kavramını tanımlamak gerekirse imza; bir kişinin kendi adını, soyadını veya kendisine ait anlamlı bir şekli, kendi el yazısıyla veya bir yazı aracıyla çizmesidir. İmza, kişinin imzaladığı belgeyi onayladığını ve ona uyacağını gösterir nitelikteki bir işarettir.
Günümüzde teknolojide yaşanan artış, kamu kurumlarının ve özel kurumların faaliyetlerini elektronik ortamda yürütmeye başlamasının önünü açmıştır. Bu durum da, elektronik imza kullanımının yaygınlaşması sonucunu doğurmuştur. Elektronik imza sayesinde işlem süresi kısalmış ve süreç hızlanmıştır. Elektronik imza, ıslak imzanın doğurduğu bütün sonuçları aynen doğurma yetkisini haizdir.
Elektronik imzanın tarihi temelleri, 2000 yılında yürürlüğe giren 1999/93/AT sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konseyi Elektronik İmza Direktifi ile atılmıştır. Avrupa’da yaşanan bu gelişmeler doğrultusunda, ülkemizde de 2004 yılında Elektronik İmza Kanunu yürürlüğe girmiştir. Elektronik imza (E-imza), Elektronik İmza Kanunu’nun 3. maddesinde tanımlanmıştır.
Kanun metnine göre elektronik imza ifadesinin tanımı, başka bir elektronik veriye eklenen veya elektronik veriyle mantıksal bağlantısı bulunan ve kimlik doğrulama amacıyla kullanılan elektronik veri olarak düzenlenmiştir. Aynı zamanda e-imza, elektronik ortama aktarılan verilerin üçüncü kişilerin erişimine kapalı tutulmasını sağlar, bu sayede de güvenlik ve gizlilik muhafazası mümkün hale gelmektedir.
E-İmza, Mobil İmza ve Islak İmza Arasındaki Farklar
Elektronik belgelerin geçerliliğinde en önemli unsurlardan biri, belgenin nasıl imzalandığıdır. Türkiye’de üç temel imza yöntemi bulunmaktadır:
- Islak İmza: Geleneksel, fiziki belgelerde kullanılan imza türüdür. Genellikle kalemle atılır ve kimlik doğrulama açısından tarihsel olarak en güvenilir yöntemdir. Ancak elektronik ortamda geçerli değildir.
- Elektronik İmza (E-İmza): 5070 sayılı Kanun kapsamında, nitelikli elektronik sertifika ile oluşturulan ve ıslak imza ile eşdeğer sayılan imzadır. Resmî kurum başvurularından ticari sözleşmelere kadar geniş bir kullanım alanına sahiptir.
- Mobil İmza: CSM operatörleri aracılığıyla cep telefonu üzerinden doğrulanan elektronik imza türüdür. Özellikle e-Devlet ve bankacılık işlemlerinde sıklıkla tercih edilir.
E-imza ve mobil imza, belgelerin bütünlüğünü, değiştirilemezliğini ve kimlik doğrulamasını sağladığı için mahkemelerde güçlü bir delil niteliği taşır. Ancak basit bir taranmış imza veya JPEG/PDF formatında eklenmiş imzalar bu özellikleri sağlamadığından, hukuki değerleri çok daha sınırlıdır.
Elektronik İmzanın Hukuki Geçerlilik Koşulu ve Güvenilirliği
Islak imza, taklitlere ve sahteliklere oldukça açıktır. Buna karşın elektronik imza, ıslak imzaya göre çok daha güvenlidir. Elektronik imzada kullanılan kimlik doğrulama sistemi, güvenilirliğini artırmaktadır.
Elektronik İmza Kanunu’nun dördüncü maddesinde yer alan ifadelere göre, elektronik imzanın güvenli e-imza sayılabilmesi için bir takım özellikleri taşıması gerekmektedir. Bu özelliklerin ilki, e-imza yalnızca imza sahibine tam bir şekilde bağlı olmalıdır. İkinci olarak e-imza sadece imza sahibine ait elektronik imza oluşturma aracı ile meydana getirilmelidir.
Diğer bir özellik ise e-imzada yer alan nitelikli elektronik sertifikaya dayanarak imza sahibinin kimliğinin tespitini sağlamalıdır. Elektronik sertifikanın tanımı, aynı kanunun “Tanımlar” başlıklı üçüncü maddesinin ı bendinde “İmza sahibinin imza doğrulama verisini ve kimlik bilgilerini birbirine bağlayan elektronik kaydı” olarak yapılmıştır. Nitelikli elektronik sertifikaya dayanma koşulunu en önemli özelliklerinden biri olarak göstermek mümkündür. Son özellik olarak ise e-imza ile imzalanmış belgelerde sonradan herhangi bir değişiklik yapılıp yapılmadığının tespitinin yapılabilmesine olanak sağlamalıdır.
Elektronik İmzanın Bazı Kullanım Alanları
Kanun kapsamında güvenli elektronik imzanın el yazısıyla atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğurarak yazılı şekil şartını sağlamasına istinaden, başlıca kullanım alanları aşağıdaki şekilde örneklendirilebilir:
E-Devlet ve Kamu Hizmetleri
Elektronik imza, kamu kurumlarının sunduğu birçok dijital hizmette kimlik doğrulama ve işlem onayı amacıyla kullanılmaktadır. E-Devlet Kapısı üzerinden sunulan hizmetlerde, özellikle vergi beyannameleri, sosyal güvenlik işlemleri, ihale başvuruları, resmî yazışmalar ve izin süreçleri gibi işlemlerde güvenli elektronik imza yaygın biçimde kullanılmaktadır. Ayrıca, e-imzalı dilekçeler ve kurum içi yazışmalar da kamu yönetiminde fiziksel evrak ihtiyacını ortadan kaldırmakta ve işlem sürelerini kısaltmaktadır.
Ticari Sözleşmeler ve Şirket İşlemleri
Özel hukuk ilişkilerinde, özellikle şirketler arası sözleşmelerin kurulmasında ve yürütülmesinde elektronik imza ciddi bir kolaylık ve güvenlik sağlamaktadır. Ticari hayatta sözleşme onayları, teklif ve sipariş formları, mutabakat metinleri, finansal belgeler ve fatura onayları gibi belgeler elektronik imza ile imzalanabilmekte ve geçerli kabul edilmektedir. Ayrıca, ticaret sicili işlemleri ve elektronik genel kurul toplantıları gibi şirket içi süreçlerde de elektronik imza aktif şekilde kullanılmaktadır.
Adli Süreçler: UYAP ve E-Tebligat Sistemleri
Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP), elektronik imza kullanımının yaygınlaştığı en önemli sistemlerden biridir. Avukatlar, savcılar, hâkimler ve diğer yargı mensupları ile vatandaşlar, dava dilekçeleri, bilirkişi raporları, mahkeme kararları ve benzeri belgeleri elektronik imza ile UYAP’a sunabilmektedir. Ayrıca, e-tebligat sistemi ile tebligatlar güvenli elektronik imza aracılığıyla elektronik ortamda yapılabilmekte, bu da tebligatın hem hızlı hem de ispatlı biçimde gerçekleştirilmesini sağlamaktadır.
Bankacılık ve Finans Sektörü
Finansal kuruluşlar, müşteri işlemlerinde ve iç süreçlerinde elektronik imzayı kimlik doğrulama ve onay mekanizması olarak kullanmaktadır. Kredi başvuruları, hesap açılışları, bilgilendirme formları, sözleşmelerin onaylanması gibi birçok işlem artık fiziksel evrak gerekmeden elektronik ortamda tamamlanabilmektedir. Bu durum, işlem güvenliğini artırmakta ve özellikle uzaktan müşteri edinimi süreçlerinde zaman ve maliyet avantajı sağlamaktadır.
Elektronik İmza İle Yapılamayacak Kararlar
Elektronik İmza Kanunu’nun 5. maddesinin 1. fıkrasında;
“Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı hukukî sonucu doğurur”
hükmü düzenlenmiştir.
Bu madde sonucunda varılacak sonuç şudur ki; elektronik imza, ıslak imzanın doğuracağı hukuki sonuçları aynen doğurma yetkisini haizdir. Bu hüküm, elektronik imzanın tüm işlemlerde kullanılabileceği gibi bir yanılgı oluşturabilir. Ancak e-imza ile yapılamayacak birtakım işlemler de mevcuttur.
Elektronik İmza Kanunu’nun 5. maddesinin 2. fıkrasında;
“Kanunların resmî şekle veya özel bir merasime tabi tuttuğu hukukî işlemler ile banka teminat mektupları dışındaki teminat sözleşmeleri, güvenli elektronik imza ile gerçekleştirilemez.”
hükmü düzenlenmiştir.
Burada geçen resmi şekil ibaresinden anlaşılması gereken; tapu memuru veya noter gibi resmi sıfatlı kişilerin huzurunda veya onların da iştirakiyle hukuken geçerli hale gelen işlemlerdir. Bu işlemler e-imza kullanılarak yapılamaz.
Elektronik İmza Kanunu’nun beşinci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan diğer bir istisna, özel bir merasime tabi hukuki işlemlerdir. Bu işlemlerin en bilinen örneği, Medeni Kanun kapsamında düzenlenmiş olan evlenme sözleşmeleridir. Dolayısıyla evlilik sözleşmesinin de e-imza atılarak yapılması mümkün değildir.
Elektronik imza ile yapılamayacak işlemlerden biri de Türk Ticaret Kanunu’nun 1526. maddesinde düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre; poliçe, bono, çek, makbuz senedi ve kambiyo senetlerine benzeyen senetler güvenli elektronik imza ile düzenlenemez. Bu senetlere ilişkin kabul, aval ve ciro gibi senet üzerinde gerçekleştirilen işlemler güvenli elektronik imza ile yapılamaz.
Elektronik İmza ile yapılamayacak işlemleri şu şekilde sıralayabiliriz:
- Tapuda Yapılması Gereken Sözleşmeler
- Evlenme Sözleşmeleri
- El Yazılı Vasiyetname
- Kefalet İşlemleri
- Banka Teminat Mektubu Dışındaki Teminat Sözleşmeleri
- Çek
- Poliçe
- Bono
- Kambiyo Senetlerine Benzeyen Senetler
Sonuç
Güvenli elektronik imza, dijital dünyada hukuki işlemlerin güvenli, hızlı ve etkin bir şekilde yapılmasını sağlayan devrim niteliğinde bir araçtır. 5070 sayılı Kanun, güvenli elektronik imzaya, ıslak imza ile aynı hukuki gücü tanıyarak, dijital belgelerin delil niteliği konusundaki tereddütleri ortadan kaldırmıştır. İstisnai durumlar dışında, güvenli e-imza ile yapılan işlemler tam bir hukuki geçerliliğe sahiptir. İşletmelerin ve bireylerin, dijital dönüşüm sürecinde e-imzanın sunduğu bu imkanlardan faydalanarak süreçlerini daha verimli hale getirmeleri mümkündür. Ancak, hangi imza türünün hangi işlem için uygun olduğu ve hukuki sonuçlarının ne olacağı konusunda tereddüt yaşandığında bizimle İLETİŞİM geçiniz.






