Vasiyetnamenin İptali Davası
İçindekiler
- 1 Vasiyetnamenin İptali Davası Nedir?
- 2 Vasiyetnamenin İptali Davasının Hukuki Dayanağı
- 3 Vasiyetnamenin İptali Davası Açılmazsa Ne Olur?
- 4 Vasiyetnamenin İptali Sebepleri
- 5 Vasiyetnamenin İptali İçin Kimler Dava Açabilir?
- 6 Vasiyetnamenin İptali Davası Kime Karşı Açılır?
- 7 Vasiyetnamenin İptali Davası Görevli ve Yetkili Mahkeme
- 8 Vasiyetnamenin İptali Davası Nasıl Açılır?
- 9 Vasiyetnamenin İptali Davası İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?
- 10 Vasiyetnamenin İptali Davasında Zamanaşımı Süresi
- 11 Vasiyetnamenin İptali Davası Ne Kadar Sürer?
- 12 Vasiyetnamenin İptali Davasında Bilirkişi Raporunun Önemi
- 13 Vasiyetnamenin İptali ve Saklı Paylı Mirasçıların Hakları
- 14 Vasiyetnamenin İptali Davasında İspat Yükü Kime Aittir?
- 15 Vasiyetnamenin İptali ve Tenkis Davası
- 16 Vasiyetnamenin İptali Kararının Sonuçları
- 17 Vasiyetnamenin Kısmen İptali
- 18 Vasiyetnamenin İptali Sonrasında Miras Nasıl Paylaşılır?
- 19 Vasiyetnamenin İptali Davasında Şahitlerin Rolü
- 20 Sonuç
Vasiyetnamenin iptali davası; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda vasiyetnamenin geçerli olabilmesi için öngörülen sıkı şekil şartlarına aykırılık olması halinde, yasal mirasçılar veya vasiyet alacaklıları tarafından açılabilecek olan davadır. Vasiyetnamenin hukuken geçerli olup olmadığı, vasiyetnamenin iptali davasında incelenmekte olup bu süreçte ilgililerin miras haklarının korunması amaçlanmaktadır.
Vasiyetnamenin İptali Davası Nedir?
Vasiyetname, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre miras bırakan tarafından kanunda öngörülen sıkı şekil şartlarına uyarak yazılması gereken, miras bırakanın mal paylaşımı ve son arzuları hakkında beyanlarını yazdığı belgedir. Miras bırakanın, vasiyetname düzenlerken yasal mirasçılarının saklı paylarını koruması ve şekil şartlarına uyması gerekmektedir. Vasiyetnamenin iptali davası, miras bırakanın vasiyetname düzenlenirken; kanunda öngörülen sıkı şekil şartlarının sağlanmamış olması halinde, vasiyetname alacaklıları ve yasal mirasçılar tarafından başvurabilecek dava yoludur. Vasiyetnamenin iptali sebepleri Türk Medeni Kanunu 557. maddesinde düzenlenmiştir.
Miras bırakan tarafından düzenlenen vasiyetnamenin hukuken geçerliliği hâkim tarafından vasiyetnamenin iptali davası sürecinde incelenmektedir. Bu nedenle vasiyetname düzenlerken alanında uzman bir miras avukatından hukuki destek almak sizin menfaatinize olacaktır.
Vasiyetnamenin İptali Davasının Hukuki Dayanağı
Ölüme Bağlı Tasarrufların İptali Davası Türk Medeni Kanunun 557-559. maddeleri arasında “İptal Davası Sebepleri, Dava Hakkı ve Hak Düşürücü Süreler” başlıkları altında düzenlenmiştir.
Vasiyetnamenin İptali Davası Açılmazsa Ne Olur?
Eğer vasiyetnamenin iptali davası açılmazsa, vasiyetname hukuken geçerli kabul edilir ve vasiyetnamenin içeriğinde belirtilen hükümler, mirasçılar arasında yasal olarak uygulanır. Vasiyetnameye itiraz edilmediği sürece, miras bırakanın son arzusu olarak değerlendirilir ve bu doğrultuda miras paylaşımı yapılır. İşte bu duruma dair önemli noktalar:
Vasiyetname, mirasbırakanın ölümünden sonra kanuni mirasçılar veya diğer hak sahipleri tarafından itiraz edilmezse geçerli kabul edilir. Bu durumda, vasiyetname içerdiği hükümler doğrultusunda miras paylaşımında bağlayıcı olur.
Vasiyetnamede, yasal miras paylarından farklı bir dağılım veya belirli kişilere mal bırakma gibi özel talepler varsa, bunlar aynen uygulanır.
DİKKAT : Vasiyetnamenin iptali davası açılmadığı takdirde, saklı paylı mirasçılar (örneğin, çocuklar ve eş) saklı payları ihlal edilmiş olsa dahi, yasal süre içinde tenkis davası açmadıkça vasiyetnamenin hükümleri saklı pay ihlaline rağmen geçerli olur. Saklı paya müdahale eden vasiyetnameler itiraz edilmeden uygulandığında, saklı pay sahibi olan mirasçılar bu haklarını yitirebilir.
Vasiyetnamenin İptali Sebepleri
Vasiyetnamenin iptali sebepleri Türk medeni Kanunu 557. maddesinde düzenlenmiştir.
- Miras bırakan, vasiyeti bıraktığı anda tasarruf ehliyetine sahip olmayışı
- Vasiyetnamenin yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmış olması
- Tasarrufun içeriğinin bağlandığı koşullar veya yüklemelerin hukuka veya ahlaka aykırı olması
- Tasarrufun kanunda öngörülen şekil şartlarına uygun yapılmamış olması
Vasiyetname ile yapılan tasarrufun ifasının mümkün olmaması veya vasiyet konusunun vasiyeti bırakana ait olmaması gibi durumlar, vasiyetnamenin iptali için bir sebep oluşturmazlar.
Mirasbırakanın Ehliyetsiz Olması
Vasiyetname, mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir zamanda yapılmışsa geçerli değildir. Örneğin, vasiyet anında mirasbırakan 15 yaşından küçükse veya akıl zayıflığı, demans, akıl hastalığı gibi sebeplerle ayırt etme gücü yoksa, bu vasiyetnameye karşı iptal davası açılabilir.
Yanılma, Aldatma, Korkutma veya Zorlama (İrade Bozukluğu)
Mirasbırakan, vasiyetnameyi hata sonucu (yanlış bilgi veya inanışla) veya hile/aldatma etkisiyle düzenlemişse ya da tehditle, baskı altında (korkutma veya zorlama ile) imzalatılmışsa bu durum iptal sebebidir. Örneğin, mirasbırakana gerçeğe aykırı bilgiler verilerek yanılgıya düşürülmesi ya da bir baskı altında istemediği bir tasarrufa zorlanması halinde, vasiyetnameyi iptal ettirmek mümkündür.
Hukuka veya Ahlaka Aykırı İçerik
Vasiyetnamedeki tasarrufun içeriği veya vasiyete bağlanan bir koşul/yükleme kanunlara veya genel ahlak değerlerine aykırı ise vasiyetnamenin iptali gündeme gelir. Kanun, mirasbırakanın vasiyetine herhangi bir koşul ekleyebileceğini belirtmekle birlikte hukuka ve ahlaka aykırı koşulların o tasarrufu hükümsüz kılacağını açıkça düzenlemiştir. Örneğin, mirasçılardan birine mirastan faydalanması için evlenmeme şartı konulması Yargıtay tarafından ahlaka aykırı bulunmuş ve bu şartı içeren vasiyetnamenin iptaline karar verilmiştir.
Şekil Şartlarına Aykırılık
Vasiyetnamenin, kanunun öngördüğü resmi şekil kurallarına uyulmadan yapılması da iptal sebebidir. Örneğin, resmi vasiyetname yapılırken noter veya sulh hakimi huzuru ile iki tanığın bulunmaması, el yazılı vasiyette mirasbırakanın kendi el yazısıyla yazmaması, tarih atılmaması veya imzalanmaması, ya da sözlü vasiyetin olağanüstü hal olmaksızın yapılması gibi durumlar şekil eksikliğine girer ve vasiyetnameyi geçersiz kılabilir. Bu şekil kuralları, vasiyetnamenin gerçekten mirasbırakanın özgür iradesiyle ve ispat edilebilir biçimde düzenlenmesini sağlamayı amaçlar. En ufak bir şekil hatası bile, mirasbırakanın iradesinin korunması ilkesi gereği iptal davasına konu olabilir. Nitekim, okuma yazma bilmeyen bir kimsenin noterde yaptığı resmi vasiyette, vasiyet metninin hem kendisine hem tanıklara yüksek sesle okunması ve bu durumun vasiyetnamede belirtilmesi zorunludur; eğer bu işlem yapılmamışsa şekil eksikliği nedeniyle vasiyetname iptal edilebilir. Kısmi şekil bozukluğu durumunda: Şayet şekil eksikliği, vasiyetnamenin sadece belli bir maddesini ilgilendiriyorsa (örneğin tanık aynı zamanda menfaat sağlayan kişi ise, sadece ona ilişkin kazandırma hükümleri), mahkeme sadece o kısmın iptaline hükmedip geri kalan kısmı geçerli bırakabilir.
Vasiyetnamenin İptali İçin Kimler Dava Açabilir?
Vasiyetnamenin iptali davası, belirli koşullar altında ve hak sahipleri tarafından açılabilen bir hukuki süreçtir. Türk Medeni Kanunu’na göre, vasiyetnamenin iptali davasını açabilecek kişiler genel olarak aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir.
- Yasal Mirasçılar
- Atanmış Mirasçılar
- Vasiyet Alacaklısı
Yasal mirasçılar, mirasbırakanın ölümünden sonra yasal olarak miras hakkına sahip olan kişilerdir. Bunlar, mirasbırakanın yakın akrabalarıdır ve genellikle aşağıdaki şekilde sıralanabilir:
Mirasbırakanın çocukları, yasal mirasçılar arasında yer alır ve vasiyetnamenin iptali için dava açabilirler. Mirasbırakanın hayatta kalan eşi, yasal mirasçı olarak vasiyetnamenin iptali davasını açabilir. Eğer mirasbırakanın çocukları yoksa, anne ve baba da mirasçı olarak vasiyetnamenin iptali davası açma hakkına sahiptir.
Vasiyetnamede yer alan atanmış mirasçılar, mirasbırakan tarafından belirlenen kişilerdir. Bu kişiler, vasiyetnamenin iptali davası açma hakkına sahip olabilirler, özellikle de vasiyetnamenin geçerliliği ile ilgili sorunlar olduğunda.
Mirasçılar Birlikte Dava Açmak Zorunda mı?
Kural olarak; ölüme bağlı tasarrufun iptali davasını, mirasçıların birlikte açma zorunluluğu bulunmamaktadır. Diğer bir ifade ile her bir mirasçı kendi yönünden ve tek başına vasiyetnamenin iptalini isteyebilir. Bu durumda iptal davasını açmayan mirasçılar yönünden, vasiyetname geçerliliğini korur.
Nitekim 07.12.1955 tarihli ve E: 1955/16 K: 1955/25 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda
“Medeni Kanunumuzun sistemine göre tasarruf ehliyeti bulunmayan bir muris tarafından tanzim olunan ölüme bağlı tasarruf kendiliğinden hükümsüz olmayıp ancak iptali kabil sayılacağından, bir iptal sebebinin mevcut olduğunu tespit eden bir mahkeme kararı ancak aleyhlerine sadır olan şahıslara karşı muhkem kaziyye teşkil edeceği”
ifadesiyle bu husus vurgulanmıştır.
Şu hale göre, bir ölüme bağlı tasarrufun iptali sebebi doğduğunda, ancak davaya taraf olanlar yönünden hukuki netice doğuracak; davada taraf olmayan mirasçılar yönünden vasiyetname geçerli olmaya devam edecektir.
Vasiyet Alacaklısı İptal Davası Açabilir Mi?
Vasiyetname ile belirli bir alacak hakkına sahip olan kişiler, mirasbırakanın vasiyetinde kendilerine tanınan hakların ihlal edildiğini düşünmeleri halinde iptal davası açabilirler. Örneğin, mirasbırakanın belirli bir malvarlığını kendilerine bırakacağına dair vasiyet bulunan bir kişi, bu vasiyetin iptali için dava açma hakkına sahiptir.
Kardeşler Vasiyetnamenin İptali Davası Açabilir Mi?
Mirasbırakanın çocukları yoksa ve ebeveynleri de hayatta değilse, kardeşler ve diğer yakın akrabalar (örneğin, amcalar, teyzeler) da iptal davası açabilir.
Vasiyetnamenin İptali Davası Kime Karşı Açılır?
Vasiyetnamenin iptali davası, belirli bir hukuki çerçeveye dayanarak açılır ve bu davanın hangi kişilere karşı açılacağı, davanın niteliğine ve içeriğine bağlıdır. Bu kişiler aşağıda açıklanmıştır:
Vasiyetnameye Dayalı Olarak Miras Edinme Hakkına Sahip Olan Kişiler: Vasiyetnamenin iptali davası, mirasbırakan tarafından vasiyetinde belirtilen mirasçılara karşı açılabilir. Bu kişiler, vasiyetnamede belirtilen malvarlığının kendilerine bırakılmasını talep eden atanmış mirasçılardır. Dolayısıyla, bu kişiler vasiyetnamenin geçersiz olduğunu iddia eden davacı tarafına karşı, davanın karşı tarafı (davalı) konumunda olurlar.
Mirasçılar: Mirasçılar, yasal olarak mirasbırakanın mirasına hak sahibi olan kişilerdir. Vasiyetnamenin iptali davasını açan yasal mirasçılar (örneğin, çocuklar, eş, ebeveynler) genellikle vasiyetnamenin geçersiz olduğunu iddia ettiklerinde, bu mirasçıların aleyhine açılan bir dava olarak değerlendirilir. Dolayısıyla, davacılar bu durumda vasiyetnamenin iptali için mirasçılara karşı dava açmış olurlar.
Vasiyet Alacaklıları: Vasiyetnamede belirli bir mal veya alacak hakkına sahip olduğu belirtilen kişiler, vasiyetnamenin iptali davasını, bu vasiyette kendilerine tanınan hakların ihlal edildiği iddiasıyla açabilir. Bu durumda, alacaklılar, iptal davasında karşı taraf olarak yer alabilir.
Vasiyetnamenin İptali Davası Görevli ve Yetkili Mahkeme
Vasiyetnamenin iptali davasında görevli mahkeme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 2/1 uyarınca Asliye hukuk mahkemeleridir. Çünkü vasiyetnamenin iptali davalarının konusu mal varlıklarıdır. Konusu malvarlığı olan davalar ilgili kanun uyarınca asliye hukuk mahkemelerinde görülür.
Vasiyetnamenin iptali davasında yetkili mahkeme, TMK m. 576 ile belirlenmiştir. Tenkis davasına görevli mahkeme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 2/1 uyarınca asliye hukuk mahkemeleridir. Çünkü tenkis davalarının konusu mal varlıklarıdır. Konusu malvarlığı olan davalar ilgili kanun uyarınca Asliye hukuk mahkemelerinde görülür.
Vasiyetnamenin İptali Davası Nasıl Açılır?
Vasiyetnamenin iptali davası açmak için Medeni Kanun’da öngörülen vasiyetnamenin geçerlilik koşullarına aykırılık hali bulunması gerekir. Vasiyetnamenin iptali davası, miras bırakanın son yerleşim yerinde bulunan Asliye Hukuk Mahkemesi’nde, vasiyetnamenin iptali sebeplerinden birisi öne sürülerek açılmaktadır.
Vasiyetnamenin iptal edilmesinde menfaati bulunan yasal mirasçılar veya vasiyet alacaklıları vasiyetnamenin iptali davası açabilirler. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu kapsamında vasiyetnamenin iptali davasında, ilgililer tarafından vasiyetnamenin tamamının ya da belirlenen bir kısmının iptali talep edilebilmektedir.
Vasiyetnamenin iptali davası için hazırlanan dilekçe, mahkemeye ibraz edilir. Dilekçe yazılırken iptal sebepleri ve delillere de yer vermek önem taşır. Ardından yargılama harç ve masrafları ödenir.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Vasiyetnamenin İptali Davası Dilekçe Örneği” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Vasiyetnamenin İptali Davası İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?
4721 sayılı Türk medeni kanunu hükümleri gereğince vasiyetnamenin açılması için gerekli belgeler; vefat eden miras bırakanın ölüm belgesi, vasiyetnamenin aslı ya da noter tarafından onaylı kopyası, ilgili mirasçıların kimlik belgeleri ve vasiyetnamenin iptali sebebinin varlığını ispatlayan belgelerdir. Bununla beraber Medeni Kanun hükümlerince vasiyetnamenin iptali davasında ispat yükü davacı tarafa aittir.
- Miras Bırakanın Ölüm Belgesi
- Vasiyetnamenin Aslı veya Noter Tarafından Onaylanmış Kopyası
- Mirasçıların Kimlik Belgeleri
- Vasiyetnamenin İptal İsteminin Dayandığını İspatlayan Belgeler
Vasiyetnamenin İptali Davasında Zamanaşımı Süresi
Türk Medeni Kanunu’nda, vasiyetnamenin iptali davası açılabilmesi için belirli bir hak düşürücü süre öngörülmüştür. Kanun, bu süreleri bir, on ve yirmi yıl olarak belirlemiştir. Bu düzenleme doğrultusunda, mirasçılar veya vasiyet alacaklıları, vasiyetnamenin geçersizliğini veya iptalini talep etmek için belirli bir süre içinde dava açmak zorundadırlar. Hak düşürücü süreler, vasiyetnamenin yapıldığı veya mirasbırakanın vefat ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Bir Yıllık Hak Düşürücü Süre
Davacı, miras hakkına sahip olduğunu ve miras bırakan tarafından vasiyetname yapıldığını öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde vasiyetnamenin iptali davasını açmalıdır. Bu süre, tüm bu hususların öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Önemle vurgulanmalıdır ki, mirasçı vasiyetnamenin varlığını biliyor olabilir ancak iptal sebebini bilmiyorsa bir yıllık süre başlamaz. İptal sebebini öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde dava açılması gerekmektedir. Yani, mirasçı vasiyetnamenin yapıldığını biliyorsa ancak iptal sebebini sonradan öğreniyorsa, iptal davası için bir yıllık süre, iptal sebebini öğrendiği tarihten itibaren başlar. Bu süre içinde davayı açması gerekmektedir.
On Yıllık Hak Düşürücü Süre
Vasiyetnamenin iptali davasının bir yıl içerisinde açılması gerekmektedir. Ancak her durumda, vasiyetnamenin açıldığı an itibariyle on yıl içinde dava açılmalıdır. Bu on yıllık süre, davanın açılması için azami olarak öngörülen süredir. Yani bir yıllık sürenin başlaması için gereken hususlar on yıl içinde gerçekleşmezse, dava daha sonra açılamaz. Örneğin, vasiyetname açıldıktan sonra on yıl geçtikten sonra mirasçı olduğunu öğrenen kişiler, anık hak düşürücü sürenin dolduğundan dolayı iptal talebinde bulunamazlar. Bu durumda, vasiyetnamenin geçerliliğini veya iptalini talep etme hakları zaman aşımına uğramış olur.
Yirmi Yıllık Hak Düşürücü Süre
Vasiyetnamenin iptali davasında on yıllık sürenin yanı sıra, kötüniyetli davalıya karşı geçerli olan yirmi yıllık süre de bulunmaktadır. Bu yirmi yıllık süre, kötü niyetle hareket eden vasiyet alacaklısına karşı iptal davasının en geç vasiyetnamenin açıldığı tarih itibariyle yirmi yıl içinde açılması gerektiğini ifade eder. Kötü niyet, vasiyet alacaklısının iptal sebeplerini bildiği durumu ifade etmektedir. Örneğin, bir kişi mirasbırakanı tehdit ederek vasiyetnamenin düzenlenmesini sağlamışsa, bu kişi kötü niyetli olarak kabul edilir. Bu süre, vasiyetnamenin geçerliliğini etkileyen kötü niyetli eylemlere karşı hukuki korumayı sağlamak amacıyla daha uzun tutulmuştur.
Bu hak düşürücü süreler, belirli bir zaman dilimi içinde dava açılmasını teşvik etmek ve hukuki güvence sağlamak amacıyla konulmuştur. Sürelerin geçmesi durumunda, ilgili kişilerin iptal davası açma hakkı zaman aşımına uğrar ve davayı açma imkanları kısıtlanır.
Vasiyetnamenin İptali Davası Ne Kadar Sürer?
Genel olarak, vasiyetnamenin iptali davaları ortalama 1-2 yıl içerisinde sonuçlanmaktadır. Ancak, tarafların kararlara itiraz etmesi, bilirkişi raporlarının gecikmesi veya mahkemenin iş yükü gibi faktörler sürecin daha uzun sürmesine neden olabilir. İtiraz süreci ve istinaf başvuruları dikkate alındığında, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay’a taşınması halinde bu süre daha da uzayabilir. Miras hukukuyla ilgili uyuşmazlıklar, genellikle taraflar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle uzun sürebildiğinden, davanın hızlandırılması için delillerin eksiksiz sunulması ve hukuki prosedürlerin dikkatle takip edilmesi oldukça önemlidir.
Vasiyetnamenin İptali Davasında Bilirkişi Raporunun Önemi
Miras bırakanın vasiyetname düzenlerken tasarruf ehliyetinin bulunmaması, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 557. maddesinde düzenlenen vasiyetnamenin iptali sebepleri arasındadır. Kanun uyarınca miras bırakanın vasiyet düzenlerken 15 yaşını doldurmuş olması ve ayırt etme gücüne sahip olması şartları aranmaktadır. Dolayısıyla özellikle 65 yaş üzeri olan miras bırakanlardan konuya ilişkin sağlık raporu alması talep edilmektedir. Yargıtay içtihatları da vasiyetnamenin düzenlendiği tarihlerde miras bırakanın ayırt etme gücü ve akıl sağlığından emin olabilmek için konuya ilişkin bilirkişi raporu alınmasının, vasiyetnamenin geçerliliği açısından önemli ve gerekli olduğunu öngörmektedir.
Vasiyetnamenin İptali ve Saklı Paylı Mirasçıların Hakları
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 560. maddesi hükümlerince tenkis davası, miras bırakan kişinin, yasal mirasçılarının saklı paylarını ihlâl etmesi halinde, bu saklı payların korunmasını ve miras bırakanın vasiyetnamede bulunan, saklı paylara dair beyanlarının yasal sınıra indirilmesini sağlayan yenilik doğurucu bir davadır. Miras bırakan vasiyetname düzenlerken kanunda öngörülen sıkı şekil şartlarına uymak ve yasal mirasçılarının saklı miras paylarını gözeterek malvarlığı paylaşımında bulunmak zorundadır. Aksi takdirde kanunda öngörülen sıkı şekil şartlarına ve vasiyetnamenin geçerlilik koşullarına uyulmaması halinde vasiyetnamenin iptali ya da saklı payların ihlal edilmesi halinde ise tenkis davası açma yoluna gitme hakları doğmaktadır.
Vasiyetnamenin İptali Davasında İspat Yükü Kime Aittir?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 558. maddesi hükümlerince vasiyetnamenin iptali davasında, ispat yükü davacı tarafa yüklenmiştir. Medeni Kanun uyarınca, davacı ilgili taraf, ölüme bağlı tasarruf olarak düzenlenen vasiyetnamenin iptali davasında, öne sürdüğü vasiyetnamenin iptalini gerektiren sebebin varlığını ve miras hakkının zedelendiğini ispat etmek zorundadır.
Vasiyetnamenin İptali ve Tenkis Davası
Türk Medeni Kanun’unun 557. maddesinde düzenlenen vasiyetnamenin geçersiz sayılacağı hallerin varlığında vasiyetnamenin iptali davası yoluna gidilmekteyken, Türk Medeni Kanunu’nun 565. maddesinde düzenlenen hallerde ise tenkis davası yoluna gidilmektedir. Vasiyetnamenin iptali davasının konusunu konuları vasiyetnamenin geçersiz sayıldı hallerdir, tenkis davasının konusu ise miras bırakanın vasiyetname düzenlerken saklı paylı mirasçılarının saklı paylarını ihlal etmesi durumunda söz konusu olmaktadır. Medeni Kanun uyarınca tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrenmesinden itibaren bir yıl içerisinde ve herhâlde vasiyetnamenin açılmasından itibaren on yıl içerisindedir. Tenkis iddiası, def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilmektedir.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Tenkis Davası” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Vasiyetnamenin İptali Kararının Sonuçları
Vasiyetnamenin iptaline hükmedilmesi halinde, iptal hükmünün içeriği dikkate alınır. Eğer vasiyetnamenin tamamının iptaline karar verilmişse, iptal davasına konu edilen vasiyetname hiç yapılmamış gibi paylaşım yapılır. Ancak yukarıda belirtmiş olduğumuz gibi, somut olaya göre vasiyetnamenin kısmen veya tamamen iptali mümkün olabilmektedir Vasiyetnamenin kısmen iptali halinde iptal hükmü, yalnızca iptal edilen kısım açısından hüküm ve sonuçlarını doğuracaktır, bu durumda iptal edilmeyen kısım geçerliliğini korur. Vasiyetnamenin tamamının iptal edildiği durumda önceki tarihli bir vasiyetnamenin mevcut olup olmadığı da dikkate alınmalıdır. Önceki tarihli bir vasiyetname mevcut değilse, tereke tartışmasız olarak kanun ile düzenlenmiş olan miras hukuku hükümlerine göre paylaştırılır.
Vasiyetnamenin Kısmen İptali
Vasiyetnamenin bir kısmı geçersiz olduğu mirasçılar ya da lehine miras bırakılanlar tarafınca düşünülebilir. Bu noktada vasiyetnamenin kısmen iptali, ile o kısmın geçersizliğinin tespit edilerek iptal edilmesi mahkemeden talep edilebilir. Bu halde iptal edilen kısımlar geçersiz hale gelirken, geçersiz olmayan kısımlar ise geçerli olmaya devam edecektir. Ancak bazı hallerde vasiyetnamenin kısmen iptali söz konusu olmayacaktır. Örneğin şekle bağlı olan resmi vasiyetnamede miras bırakanın ehliyetinin olmaması ya da tanık olmaması halinde vasiyetname kısmen değil tamamen geçersiz olacağından yekûn olarak iptal edilecektir.
Vasiyetnamenin İptali Sonrasında Miras Nasıl Paylaşılır?
Vasiyetnamenin iptali sonrasında miras paylaşımı, mahkeme kararı vasiyetnamenin iptali kararı resmileştikten sonra yapılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’na göre, vasiyetnamenin iptal edilmesinin üzerine, mahkeme tarafından yasal mirasçıların saklı payları gözetilerek mal paylaşımı yapılmaktadır. Miras bırakanın kanuni mirasçılarına, kanunen belirlenen yasal miras oranları doğrultusunda mal paylaşımı yapılmaktadır ve bu şekilde vasiyetnamenin iptali davası öncesinde ilgililerin zedelenen miras hakları korunarak mal paylaşımı kanuna uygun hale getirilmektedir.
Vasiyetnamenin İptali Davasında Şahitlerin Rolü
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu çerçevesinde, vasiyetnamenin iptali davası sürecinde yetkili olan Asliye Hukuk Mahkemesi; vasiyetnamenin geçerliliğini etkileyebilecek olan hususları değerlendirmektedir. Bu hususlar; davacı tarafından mahkemeye sunulan kanıtlar, davaya ilişkin tanıklardır ve dava sürecinin ilerlemesinde büyük önem taşımaktadır. Hâkim, vasiyetnamenin iptali davasında karar verirken tanık beyanları, mahkemeye sunulan ve konuyla ilişkin kanıt ve belgeler doğrultusunda bir karar verecek ve vasiyetnamenin sebep olduğu hukuka aykırılık halini giderecektir.
Bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek için “Vasiyetnamenin İptali Davası İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular” başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Sonuç
Vasiyetnamenin iptali için doğru zamanda ve doğru hukuki gerekçelerle dava açmak büyük önem taşır. Mirasçılar, vasiyetnamenin iptalinden doğrudan fayda sağlayacak kişiler olarak, süreler içinde başvuru yaptıklarında hak kaybı yaşamadan miras hakkına kavuşabilirler. Ayrıca iptal süreci, miras uyuşmazlıklarının önüne geçerek aile içi ihtilafların büyümesini engeller. Hak kaybına uğramamak için bizimle İLETİŞİM geçiniz.






